Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
10 Aüustos 2.Sevr`e dur deme günüdür!
08 Temmuz 2014 Salı 15:36:00 / Siyaset
10.AĞUSTOS 2014 GÜNÜ YAPILACAK CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ TÜRK MİLLETİ’NİN KENDİSİNE DAYATILMAK İSTENEN İKİNCİ SEVR’E YILDÖNÜMÜNDE DUR DEME GÜNÜDÜR!
Selim DENİZALP Üzülmez` in Hediyesi
Okunma : 121
Yorum : 555
09:09Rize`de Trafik Düzenleme Toplantısı Yapıldı12:13 `Yaralarının Sarılmasının Takipçisi Olacağız!`11:07Erdoğan, AK Parti Güneysu İlçe Başkanlığını Ziyaret Etti08:35 Biz Meral Hanım’dan vazgeçmedik12:30Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığına Rizeli İsim Atandı22:57Sosyal Medyada Başkan Adayı Gösterildi23:01 Afattaki Acıyı vatandaşımızın Gözlerinde Gördüm07:38Sayın Mesut Yılmaz’ın Hemşerilerine Sevgisi Bitmez15:06Milli Konularda Hükümetin Yanında Olurum09:20Ovit Tüneline Gerdanlık Takacağız00:52Avcı ve Kandemir`in TBMM`deki Görevi Belli Oldu03:48AK Parti Rize İl Başkanlığına Alim Atandı10:44Her Türlü Darbeyi Lanetliyoruz23:18 “Tarihe Tanıklık Ediyoruz”


 Bir kara leke olarak Türk Tarihine geçen Sevr Antlaşması I.Dünya Savaşı sonrasında İtilâf Devletleri’nin 10.Ağustos.1920 günü Fransa`nın Başkenti Paris yakınlarında Osmanlı Devleti adına Damat Ferit’e imzalattıkları antlaşmadır. Bu antlaşma ile Türk’e kendi ölüm fermanını hazırlattıklarını, Türk’ü Tarihten sildiklerini düşünen tüm iç ve dış mihraklar Büyük Önder Atatürk ve Silah Arkadaşları tarafından Türk Kurtuluş Savaşı`nın sonucunda perişan edilmişler ve bu utanç belgesi 24.Temmuz.1923`te Lozan Antlaşması ile parçalanarak tarihten silinmiştir.

İşte o günden bu yana Türk Milleti karşısında aldıkları çok ağır mağlubiyeti hiçbir zaman içlerine sindiremeyen Sevr Antlaşması’nın dış odakları yani emperyalist güçler yeni oluşumları ile, Damat Ferit, Ali Kemal, Mustafa Sabri, Molla Sait, İskilipli Atıf ve Şeyh Sait gibi dâhili işbirlikçi odakların torunları ise bir şekilde içeriden Sevr’in rövanşını alarak Türk Milleti’ne bu mağlubiyetin hesabını sorma hesapları içerisine girmişlerdir. İşte Kasım-2002 Seçimleri ile işbaşına gelen AKP Hükümeti ile tüm bunlara gün doğmuş ve kaleleri bir bir düşürülen Türk Milleti adım adım Y-Sevr Antlaşmasına sürüklenmiştir. İşte tarihin garip bir tesadüfü olarak 10.Ağustos.2014 günü, yani Sevr Antlaşması’nın 94. Yıldönümünde yapılacak Cumhurbaşkanlığı Seçimi için sandığa gidecek olan Türk Milleti oyları ile bu gidişata ve ihanete dur diyecektir. 21. Yüzyılda işgaller, bölme ve parçalama projeleri artık başka metotlarla icra edilmektedir.

10.Ağustos.2014 günü oy kullanacak seçmenler için Milli İradenin ve Türk Milleti’nin Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu Kurtuluş Savaşı’nı, Atatürk ve Silah Arkadaşlarının Türkiye Cumhuriyetini Kuruş Felsefesi’ni ve Lozan İradesini, karşısında ki AKP’nin Adayı Recep Tayyip Erdoğan ise Y-Sevr’in getireceği yıkım ve bölünmeyi temsil etmektedir. Tüm bunların gizli şifrelerini ise o utanç belgesi Sevr Antlaşmasının tarihte birer ibret belgesi gibi duran maddeleri açık etmektedir. Sevr Antlaşması önemli Maddeleri şöyledir;

1. Sınırlar (madde 27-36): Edirne ve Kırklareli dâhil olmak üzere Trakya`nın büyük bölümü Yunanistan`a, Ceyhan, Antep, Urfa, Mardin ve Cizre kent Merkezleri Suriye`ye bırakılacak, İstanbul Osmanlı Devleti`nin başkenti olarak kalacak;

AKP Hükümeti tarafından Türk Milleti’nin tüm varlıkları özelleştirme adı altında yabancılara, Yunanlılara, İsraillilere satılmıştır. Yabancıların eline geçen bankalar Türk Halkını kredi ve kredi kartları ile borç batağına sürükleyerek bağımlı hale getirmişlerdir. Bu şekilde arazilere ve gayrimenkullere el konmaktadır. Kanuni %2 yabancıya mülk satışının AKP Hükümeti fiilen ortadan kalkmasına sebep olmuştur Bugün itibariyle 3,9 Milyon Türk vatandaşı kredi kartı borçlarını ödeyemez hale gelmiştir. Bu şekilde gayrimenkullere el konmaktadır, Şanlıurfa’nın, Çukurova’nın birçok verimli tarım arazisi yabancıların eline geçmiştir. Başbakan Erdoğan mayın temizleme bahanesi ile Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin’in sınır bölgelerini İsrailli Şirketlere vermeye kalkışmıştır. Hatay art arda patlayan bombalarla destabilize edilmiş, karışıklığa verilerek Türk Nüfusun tasfiye edilmesi ve bağımsız Kürdistan’ın bir parçası olması projeleri yapılmıştır.

2. Boğazlar (madde 37-61): İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizi silahtan arındırılacak, savaş ve barış zamanında bütün devletlerin gemilerine açık olacak; Boğazlar`da deniz trafiği on ülkeden oluşan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek; komisyon gerekli gördüğü zaman Müttefik Devletlerin donanmalarını yardıma çağırabilecek;

Kanal İstanbul Projesi ve yabancılara mülk satışında mütekabiliyet esasının kaldırılması ile AKP Hükümeti Boğazların statüsünü ve kazanımları değiştirmeye çalışmaktadır. Destekledikleri ve silahlandırdıkları IŞID ve benzeri terör örgütleri ile AKP Hükümeti ve Başbakan Erdoğan İsrail ile birlikte fiilen yabancı güçlere sınırlarımızı ve vatan topraklarını teslim etmektedir.

3. Kürt Bölgesi (madde 62-64): İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon Fırat`ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak; bir yıl sonra Kürtler dilerse Milletler Cemiyeti`ne bağımsızlık için başvurabilecek

Çözüm süreci adı altında fiilen Güneydoğu Anadolu PKK terör örgütüne teslim edilmiştir. Türk Bayrağı Diyarbakır’da gönderden indirilmekte, bölücüler günlerce Bingöl-Diyarbakır Karayolunu trafiğe kapatmakta, T.C. ve “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazılı tabelalar indirilmektedir. Hainlerin sözde asayiş birimleri bölgede

kontrolü ele almışlardır. Lice’nin özerkliğini ilan ettiği, pilot bölge olarak seçilen yerlerde Kürtçe eğitime geçildiği, Hakkâri ve Şırnak’da Türkçe’nin kaldırıldığı, PKK’nın sözde şehitlikler kurduğu, paçavralarını her yere astığı, devletin buralara giremediği söylenmektedir. Başbakan İmralı canisine yol arkadaşı olmuştur, Barzani İsimli çete reisi bağımsız Kürdistan için Türkiye`deki seçim sonuçlarını, yani Erdoğan’ın kazanmasını beklediklerini açıkça dile getirmekten bir beis görmemektedir.

4. İzmir (madde 65-83): Yaklaşık olarak bugünkü İzmir ili ile sınırlı alanda Osmanlı İmparatorluğu egemenlik haklarının kullanımını beş yıl süre ile Yunanistan`a bırakacak; bu sürenin sonunda bölgenin Osmanlı veya Yunanistan`a katılması için plebisit yapılacak;

Türkiye’de faaliyet gösteren Yunan Kilisesi’ne ait bir banka kredi ve kredi kartlarına yönelik yoğun kampanyalar ile halkı borçlandırmakta, yoğun gayrimenkul operasyonlarına imza atarak, batırılan Türk Çiftçilerin tarlalarını icra yolu ile alarak, ele geçirdiği bu arazi ve konutlar aracılığı ile fiilen İzmir, İstanbul ve Karadeniz Bölgesinde bütünleşik tapular üzerinden kantoral bölge oluşumunun altyapısını oluşturmaktadır. Ege Erdoğan Hükümeti tarafından gözden çıkarılmıştır. Rodos, İstanköy ve Batı Trakya Türkleri sahipsiz bırakılmıştır.

5. Ermenistan (madde 88-93): Osmanlı Ermenistan Cumhuriyeti`ni tanıyacak; Türk-Ermeni sınırını hakem sıfatıyla ABD Başkanı belirleyecek (Başkan Wilson 22 Kasım 1920`de verdiği kararla Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis illerini Ermenistan`a verdi.)

Başbakan Erdoğan Ermenilerden özür dileyerek sözde soykırımı ve Ermeni Tezlerini tanımış, Ermeni Soykırımcıların projelerine yol vermiştir. Zaten Doğu Anadolu’nun bazı illerinin ve Güneydoğu Anadolu’nun AKP Hükümetince teslim edildiği PKK’da gizli bir Ermeni projesinden başka bir şey değildir.

Sevr Antlaşmasını imzalayan Damat Ferit 31.Mart.1919’da Kuvay-i Milliye Hareketini kırmak için Heyet-i Nashiya’yı kurmuştur, Başbakan Erdoğan ise Ermeni maşası PKK’ya karşı Türk Halkının direncini kırmak için Akil Adamlar heyetini oluşturmuştur.

6. Arap ülkeleri ve Adalar (madde 94-122): Osmanlı savaşta veya daha önce kaybettiği Arap ülkeleri, Kıbrıs ve Ege Adaları üzerinde hiçbir hak iddia etmeyecek;

Başbakan Erdoğan’ın Yunanlılarla gizli antlaşmalar yaparak Türkiye’nin başta kıta sahanlığı, 12 mil karasuları olmak üzere Ege’de tüm haklarından vazgeçtiği basında yer almıştır, sözde çözüm ve yıkım projesine paralel olarak yürütülen benzeri gizli kapaklı görüşmeler ile Kıbrıs elden çıkarılmak üzeredir. Sorunsuz komşu kalmamıştır, IŞID gibi kafa kesen, acımasızca insan öldüren örgütleri eğiten ve silahlandıran AKP Hükümetinin ellerine, yakasına Suriye’de ki Irak’ta ki binlerce Müslüman’ın kanı bulaşmıştır. Rabiacılara göz yaşı döken Erdoğan’ın Türkmenler için kılı kıpırdamamakta, vicdanı sızlamamaktadır. Irak Türkmenelini uzlaştığı bağımsız Kürdistan hayalini gerçekleştirmek üzere olan Barzani’ye teslim etmiştir.

İlk Sevr Antlaşmasının Mimarlarından Damat Ferit “padişahın ve benim yegane ümidimiz Allah’tan sonra İngiltere’dir”, İskilipli Atıf İslam’ın kilidinin anahtarını İngiltere’nin güvenilir ellerine teslim etmekle İslam Âlemi için hiçbir tehlike yoktur” derken, numune hain Mustafa Sabri “Türklükten istifa edip Atatürk karşısında Ermeni ve Rum’dan yardım isterken Y-Sevr’in yaratıcısı Başbakan Erdoğan Irak’ta Müslüman öldüren, katliam yapan, camileri tahrip eden kirleten Amerikan Askerleri için dua etmekte, Ermeni maşası İmralı canisine övgüler düzmekte, onunla “yeni Türkiye’yi” inşa etmekte, Türk Milliyetçiliğine ayaklar altına almakta, Ermeni ve Rum kiliselerini, vakıflarını ihya etmektedir. Bir Başbakan Yardımcısı ise Bağımsız Kürdistan nutukları atmaktadır.

7. Azınlık Hakları (madde 140-151): Osmanlı din ve dil ayrımı gözetmeksizin tüm vatandaşlarına eşit haklar verecek, tehcir edilen gayrimüslimlerin malları iade edilecek, azınlıklar her seviyede okul ve dini kurumlar kurmakta serbest olacak, Osmanlı`nın bu konulardaki uygulamaları gerekirse Müttefik Devletler tarafından denetlenecek;

AKP Hükümeti azınlık haklarını tanımış, azınlık vakıflarına ancak sömürge ülkelerinde görülecek haklar tanımış, Heybeliada Papaz okulunu açmak için yarışa girişmiş, Hocalar’da kadın çoluk çocuk binlerce Azeri Türkünü katleden, camileri yakan, tahrip eden Ermeniler için Van Gölü Akdamar Adasında ki Kiliseyi devlet imkanları ile restore ederek ibadete açmış, Batı Trakya Türklerine müftülerini bile seçtirmeyen, başta Atina olmak üzere hiçbir şehrinde cami açılmasına izin vermeyen, adalarda ki ecdat yadigarı

camilerimizde ibadete izin vermeyen, onları viran ve perişan halde bırakan Yunanlılara da Trabzon Sümela Manastırını hizmete vermiş, tamamıyla onların hamisi AB ve ABD Kurumlarına teslim olmuştur. 8. Askeri Konular (madde 152-207): Osmanlı İmparatorluğu`nun askeri kuvveti, jandarma dahil 50.700 kişiyle sınırlı olacak ve ağır silahları bulunmayacaktı.[1][4] Türk donanması tasfiye edilecek, Marmara Bölgesi`nde askeri tesis bulunduramayacak, askerlik gönüllü ve paralı olacak, azınlıklar orduya katılabilecek, ordu ve jandarma Müttefik Kontrol Komisyonu tarafından denetlenecek;

AKP İktidarının hemen başında Türk Askerinin başına Irakta çuval geçirilmiş, Balyoz, Ergenekon gibi kendi tabirleri ile kumpas planları sayesinde Türk Ordusunun komuta kademesi tasfiye edilmiş, kahramanlar, vatanseverler yıllarca hapislerde çürütülmüştür. Şimdi ise Başbakan Erdoğan Türk Jandarma Teşkilatını da kapatarak Sevrcilerin başka bir hayalini gerçekleştirmek üzeredir.

9. Savaş Suçları (madde 226-230): Savaş döneminde katliam ve tehcir suçları işlemekle suçlananlar yargılanacak;

TBMM’de çıkarılan kanunlarla terör örgütü ile iş tutanlara dokunulmazlık getirilirken Başta MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan Paşa olmak üzere PKK ile yıllarca mücadele eden kahramanlar hapislerde çürütülmüş, eli kanlı teröristlerce mücadele eden nice asker ve komutan suçlanmış, tutuklanmış, ve yargılanmıştır.

10. Borçlar ve Savaş Tazminatı (madde 231-260): Osmanlı İmparatorluğu`nun mali durumundan ötürü savaş tazminatı istenmeyecek, Türkiye`nin Almanya ve müttefiklerine olan borçları silinecek; ancak Türk maliyesi müttefikler arası mali komisyonun denetimine alınacak;

Türk Halkı kredi ve kredi kartları borçlarını ödeyemez hale getirilmiş, yabancı bankalar ülke ekonomisini ve borsaları kontrol altına almış, Türk Milleti AKP’nin himmet politikasına ve yardım paketlerine, yabancıların “kur insafına” muhtaç hale getirilmiştir.

11. Kapitülasyonlar (madde 260-268): Osmanlı`nın 1914`te tek taraflı olarak fesh ettiği kapitülasyonlar müttefik devletler vatandaşları lehine yeniden kurulacak;

Özelleştirme politikaları, bankaların ve belli başlı büyük Türk Şirketleri’nin yabancılara satışları ile kapitülasyonlar AKP

Hükümetince fiilen tekrar uygulamaya konulmuştur, döviz kurları ve borsa endeksleri yapancı spekülatörlerin ve Başbakan Erdoğan’a ihtiyaç duyulduğunda hiza veren rantiyecilerin insafına erk edilmiştir.

12. Ticaret ve Özel Hukuk (madde 269-414): Türk hukuku ve idari düzeni hemen her alanda Müttefikler tarafından belirlenen kurallara uygun hale getirilecek; sivil deniz ve demiryolu trafiği Müttefik devletler arasında yapılan işbölümü çerçevesinde yönetilecek; iş ve işçi hakları düzenlenecek hükümlerini içeren bir antlaşmadır.

Kanunlar ve Yönetmelikler yabancıların istek ve arzularına göre çıkarılmaktadır, Türk Tarımı bitirilmiştir, çiftçi borç ve faize batırılmıştır, İsrailli Oferlere göre işlemler yapılmaktadır, yabancı ajanlar istedikleri gibi para transferleri yapmakta, 700 bin dolarlık saat takan bakanlar bunların önlerine yatmaktadır, banka müdürleri haramlarını yabancılardan ayakkabı kutuları içerisinde almakta, evde sıfırlanan, kamyonlarla taşınan milyarlarca dolar yabancı istihbarat örgütlerince en ince ayrıntılarına kadar bilinmektedir. Türk Halkı ekmeğe, süte, yani temel gıdalara KDV öderken başta Reza Zarap olmak üzere yabancı kaçakçıların uzmanlık alanı olan altın ve pırlanta KDV’den muaf tutulmuştur.

Tüm bunlar Başbakan Erdoğan ve Şürekası’nın “Yeni Türkiye” hezeyanının yeni Sevr Antlaşmasından başka bir şey olmadığını en ufak bir tereddüde yer bırakmadan ortaya koymaktadır.

Türk Halkını kandırmak için Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına aldığını unutup dombra şarkıları çalan, direklerden indirilen Türk Bayraklarına sözde kitleleri ile sahip çıkan ve şanlı Ay Yıldızımızı tekrar göndere çeker görünen İmralı canisinin yol arkadaşı AKP İktidarının Y-Sevr Projesinin gerçekleşmesi için atacağı son adım 10.Ağustos.2014 günü yapılacak seçimlerdir. Başbakan Erdoğan ve hükümeti 12 yıldır Cumhuriyetin kazanımlarını habis bir ur gibi kemirmekte Lozan Antlaşmasının sağladığı güvenceleri bir bir yıkmaktadır. Y-Sevr Antlaşmasını yürürlüğe koymaları için atmaları gereken sadece bir adım kalmıştır, o da Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini kazanmaktır. O makamı da bu şekilde ele geçirdikten sonra ülkeyi önce Başkanlık Sistemine ve eyaletlere bölünmeye götürecekler, sonra da bağımsız Kürdistan ile Ermenilerin

150 yıllık rüyasının gerçekleşmesini bizlere elimiz kolumuz bağlı bir halde izlettireceklerdir.

Türk Askerinin başına çuval geçirilmesine ve Türk Bayrağı’nın gönderden indirilmesine sebep olan, Türk Ordusuna kumpas kurularak Komutanlarının, Kahramanların, Gazilerin yıllarca hapislerde çürümesine, Başkonsolosluğunun yani vatan toprağının işgal edilmesine seyirci kalan, konsolosluk görevlilerinin teröristlerce rehin alınmasına, yolların kapatılmasına ses çıkarmayan, 40 bin vatan evladının katili İmralı canisine yol arkadaşı olan, bebek katili ve onun Kandilde ki eli kanlı teröristleri ile parçalanma için yol haritaları çıkaran, Türk Milletini 36’ya bölen, Türk Milliyetçiliğini ayaklar altına alan bir şahsın seçim çalışmalarına Samsun’dan ve Erzurum’dan başlaması Türk Milleti’nin aklı ile alay etmekten başka bir şey değildir. Kendisine yakışanı seçim çalışmalarına Erivan’dan, Erbil’den, Atina’dan, Tel Aviv’den Washington’dan ve Brüksel’den başlamasıdır. Türk Milleti, 10.Ağustos.2014 günü Yeni Türkiye, 2023 vizyonu, 2071 hedefi kandırmacaları ile 94.yıldönümünde karanlık Sevr Antlaşmasını yeniden hayata geçirmek isteyen zihniyete dur diyecek, yeni Damat Feritleri, Sait Mollaları, Mustafa Sabrileri, Şeyh Saitleri, Taşnak Sütyuncü katil ve soykırımcı Krisdapor Mikaelyan, Simon Zavaryan ve Stepan Zoryan hayranlarını sandığa gömecek, onların tüm fitne ve bölme planlarını paramparça edecek, Milli İrade’nin Aydınlık Yüzü, Türk Milleti’nin Adayı Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nu Büyük Önder Atatürk’ün Makamında ki nöbet için seçecektir.

Bu haber 894 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
Rize Haber
Rize’de Son 1 Ayda Yaşanan 4 Selin Bilançosu Netleşiyor
Rize merkez ve ilçelerinde son 1 ayda etkili olan sağanak yağışların neden olduğu taşkın ve heyelanlarda zarar gören 16 ev için yakın kararı verilirken, 95 ev ise tahliye edildi.
Yorum : 0
Spor
Kendirli Belediyespor Olağanüstü Kongresi Yapıldı
2017-2018 Futbol sezonunda Bölgesel Amatör Ligde mücadele eden ve ligi 8.Olarak tamamlayan Kendirli Belediyespor olağanüstü kongresi yapıldı.
Yorum : 0
Rizespor
Galibiyetten Başka Düşüncemiz Yok
Çaykur Rizespor Futbol Şube Sorumlusu Yılmaz Zehiroğlu Akhisar’ a galibiyet için gideceklerini ifade ederek, “Alacağımız üç puanla taraftarımıza kendimizi affettireceğiz” dedi
Yorum : 0
Siyaset
Rize`de Trafik Düzenleme Toplantısı Yapıldı
Rize şehir trafiğinin düzenlenmesi ve trafik yoğunluğunun çözümü noktasında tespitler yapılması çerçevesinde Rize Belediyesinde toplantı düzenlendi.
Yorum : 0
Rizespor
Galibiyet Yemini Ettiler
Akhisar maçı hazırlıklarını tamamlayan Çaykur Rizespor, bu gün uçakla İzmir’e gidecek.
Yorum : 0
Rizespor
Çaykur Rizespor’ da Birlik ve Dayanışma Yemeği
Akhisar maçı öncesi Çaykur Rizespor A takımı, aileleri ile birlikte İyidere ilçesinde bulunan Babillon otel de bir tanışma ve dayanışma gecesi düzenlendi.
Yorum : 0
Rize’ de Yerel Seçim Kıran Kırana Geçecek 16 Ağustos 2018 Perşembe 14:34:00
Rize Belediye Başkanı Prof. Dr. Reşat Kasap, malvarlığını açıkladı. 16 Ağustos 2018 Perşembe 13:55:00
Petran Çiçek Açti 16 Ağustos 2018 Perşembe 13:45:00
Rizeli Horoncudan Farkındalık Yarattı 16 Ağustos 2018 Perşembe 11:15:00
Çaykur Rizespor Alt Yapısı 13 Kategoride Çalışıyor 16 Ağustos 2018 Perşembe 10:58:00
GÜNÜN YAZARLARİ
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
 Stratejik Denklem
Stratejik Denklem Dünya, birinci ve ikinci dünya savaşı öncesindeki gibi yeni ekonomik ve askeri dengeler ve denklemler oluşumuna doğru hızla yol almaktadır. BRICS Zirvesi bu bakımdan oldukça onemlidir.
Strateji Derneği Başkanı  Şener MENGENE `den Basına Kutlama
STRATEJİ DERNEĞİ GENEL BAŞKANI , “ZAMAN MEFHUMU OLMAKSIZIN ÇALIŞAN BASIN MENSUPLARIMIZIN BASIN BAYRAMINI KUTLUYORUM”
 Çaykur` un Atölyeden 46 Fabrikaya Uzanan Üretim Yolculuğu
ÇAYKUR, ilk çay fabrikası olan Merkez Çay Fabrikası`nın kurulduğu 1947`den bugüne geçen süreçte fabrika sayısını 46`ya çıkardı
 `Liman sahasında futbol sahası kente ihanettir`
Rize Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi ve Riport Yönetim Kurulu Başkanı Asım Çillioğlu, Rize Limanı`nın genişleme sahasında yapılması planlanan futbol sahasının kente ihanet olduğunu söyledi.
FOTO GALERİ
İzlenme 3496
İzlenme 8141
İzlenme 5811
İzlenme 6564
VİDEO GALERİ
İzlenme 5449
İzlenme 5666
UZMAN GÖRÜŞÜ
Rizehaber.Org sadece internet üzerinden yayin yapmaktadir. Tüm Haklari Sakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım : Rizedeyiz.Com © 2008 | Yazılım : Rizedeyiz Bilgi İşlem - Rize Toplu Mesaj - Ajans53 Sigorta - Rize Kız Öğrenci Yurdu