Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
‘AKP kurulurken Erbakan’ı tehdit ettiler’
09 Ocak 2015 Cuma 17:36:00 / Siyaset
Bekaroğlu: “Bazı isimler geldi ve Hoca’yı neredeyse tehdit ettiler; `şöyle yapmazsan şöyle` olur diye."
Selim DENİZALP Üzülmez` in Hediyesi
Okunma : 122
Yorum : 555
09:09Rize`de Trafik Düzenleme Toplantısı Yapıldı12:13 `Yaralarının Sarılmasının Takipçisi Olacağız!`11:07Erdoğan, AK Parti Güneysu İlçe Başkanlığını Ziyaret Etti08:35 Biz Meral Hanım’dan vazgeçmedik12:30Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığına Rizeli İsim Atandı22:57Sosyal Medyada Başkan Adayı Gösterildi23:01 Afattaki Acıyı vatandaşımızın Gözlerinde Gördüm07:38Sayın Mesut Yılmaz’ın Hemşerilerine Sevgisi Bitmez15:06Milli Konularda Hükümetin Yanında Olurum09:20Ovit Tüneline Gerdanlık Takacağız00:52Avcı ve Kandemir`in TBMM`deki Görevi Belli Oldu03:48AK Parti Rize İl Başkanlığına Alim Atandı10:44Her Türlü Darbeyi Lanetliyoruz23:18 “Tarihe Tanıklık Ediyoruz”


  Eski Refah Partili, CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, Tayyip Erdoğanve Abdullah Gül liderliğinde partiden kopan “yenilikçiler”in AKP’yi kurduğu dönemde Milli Görüş hareketinin lideri Necmettin Erbakan’ın tehdit edildiğini söyledi. Bekaroğlu, “Bazı isimler geldi ve Hoca’yı neredeyse tehdit ettiler; “şöyle yapmazsan şöyle” olur diye. Yine bazı etkili çevrelerden yenilikçiler konusunda kendisine telkinler yapıldığını biliyorum” dedi.

Birgün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Barış İnce’ye konuşan Bekaroğlu, “AKP kurucuları ‘içerideki vesayet güçlerini’ dışarıdaki güç odakları ile dengelemeye çalıştılar. Hatırlayın; yasaklı olduğu için milletvekili seçilemeyen ve gazetelerde ‘muhtar bile olamaz’ diye manşet atılan Tayyip Erdoğan, 2003 yılının başında, ABD Başkanı tarafında üst protokolle Beyaz Saray’da kabul edildi. Ne konuştular, hangi sözleri verdi (Bunları belki Zapsu biliyor, belki Ali Bayramoğlu, belki Doğu Ergil bilebilir) Erdoğan ve arkadaşları iktidar olmak istediler, bunun önündeki engeli de dünya güçleri ile anlaşarak, onların istediklerini yaparak, onlardan aldıkları destekle kaldırdılar” diye konuştu.

AKP’nin Amerika Birleşik Devletleri ile uyumlu bir politika izlediği herkesin malumu. Ancak ABD’li yetkililerle direkt görüşülüp bizzat onlar tarafından kurulduğuna dair anılar, anekdotlar saçıldı. Siz o dönem Fazilet (yenilikçi-gelenekçi) ayrılığının tanığısınız. Doğru olabilir mi anlatılanlar?

AKP’nin bizzat ABD tarafından kurulduğuna dair kimsenin elinde somut bir delil bulunduğunu sanmıyorum. Anılar ve anekdotlar, Erbakan Hoca’yı iktidardan indiren 28 Şubat müdahalesini ve RP-FP’nin kapatılmasının ABD tarafından desteklendiğine dairdir. Erbakan Hoca’nın birçok açıdan dünya sistemini (ve elbette ABD’yi) rahatsız ettiği malum. O dönem için de Refah Partisi’ne alternatif olabilecek bir parti yoktu; alternatifi kendi içinden çıkartıldı.

Nasıl yapıldı bu?

Önce Refah tabanı korkutuldu, sonra da içlerinden çıkan “ılımlılar” desteklendi. Bunun için fazla delil aramaya gerek yok; olup bitenlerle ilgili Batı basınında yazılanlara bakmak bile yeterli.

O dönemki ayrılıkta direkt bir dış müdahale hissettiniz mi?

Hissettiklerim bir yana Erbakan Hoca’nın yanındaydım ve bazı olaylara şahit oldum, şahit olmadığım bazı olayları da Hoca’dan dinledim.

Ne gibi olaylar?

Bazı isimler geldi ve Hoca’yı neredeyse tehdit ettiler; “şöyle yapmazsan şöyle” olur diye. Yine bazı etkili çevrelerden yenilikçiler konusunda kendisine telkinler yapıldığını biliyorum. Fazilet Partisi davasıAnayasa Mahkemesi’nde görülürken yenilikçi kanadın göklere çıkartıldığı; Batılı ülkelerin temsilcilerinin kapılarından ayrılmadığı bilinen bir şey. Hoca ve çevresindeki bizler; her şeyin sorumlusu, tehlikeli yaratıklar ilan edilirken Erdoğan ve Gül baş tacı ediliyordu.

ABD ile yapılan görüşmeleri Cüneyt Zapsu’nun yürüttüğü söyleniyor. Sizin böyle bir bilginiz var mı?

Sadece Zapsu değil; birçok insan ABD yetkilileri ile AKP kurucuları arasında “kolaylaştırıcı” görevini gördü; iş çevrelerinden, akademisyen ve gazeteci taifesinden birçok insan.

AKP’yi kuran kadrolar sizin de eskiden tanıdığınız isimler. Bu isimler CIA ve benzeri güçlerin etkisine bu kadar kolay girebilecek yapıda tipler miydi?

CIA’in etkisini bilmem. Bence şöyle oldu; AKP kurucuları “içerideki vesayet güçlerini” dışarıdaki güç odakları ile dengelemeye çalıştılar. Hatırlayın; yasaklı olduğu için milletvekili seçilemeyen ve gazetelerde “muhtar bile olamaz” diye manşet atılan Tayyip Erdoğan, 2003 yılının başında, ABD Başkanı tarafında üst protokolle Beyaz Saray’da kabul edildi. Ne konuştular, hangi sözleri verdi (Bunları belki Zapsu biliyor, belki Ali Bayramoğlu, belki Doğu Ergil bilebilir) Erdoğan ve arkadaşları iktidar olmak istediler, bunun önündeki engeli de dünya güçleri ile anlaşarak, onların istediklerini yaparak, onlardan aldıkları destekle kaldırdılar.

Bu tarz görüşme-ilişki biçimleri nasıl mümkün olabiliyor?

CIA’yı, MOSSAD’ı bilmem. Ama kanallar vardır…

Birileri haber mi gönderiyor bu kanallara bu konuda bir fikriniz var mı?

Türkiye’den bazı isimler, işadamları, siyasetçiler, akademisyenler, gazeteciler, bunlar sık sık ABD’ye gidip gelirler, Türkiye’de ABD temsilciliklerinden çıkmazlar, kabullerde başköşededirler. Aynı şekilde ABD’deki araştırma kuruluşlarından insanlar gelir, açık kapalı toplantılarda bunlar konuşulur, keza ABD’nin misyon şefleri de bu işleri yapar. Bana sordunuz diye söylüyorum yoksa Ankara’da herkes bunları bilir.

Siyasetin Sonu adlı kitabınızda FP’nin malum kongresini anlatırken MÜSİAD üyelerinin yenilikçileri coşkuyla alkışladığını yani İslamcı sermayenin tavrını belli ettiğini yazdınız. Küresel güçlerle/ABD ile uyumlu bir iktidar alternatifini mi seçtiler?

Evet; MÜSİAD, Anadolu sermayesi diye bilinen, iş dünyasında o dönem yeni yeni palazlanan çevreler Erbakan’a rahatsızdı. Bunlar hem Erbakan’ın Batı ve yerleşik iktidarla kavgalı olması hem de uyguladığı ekonomik politikalardan rahatsızdı. AKP’nin kurulmasında bu yeni zenginlerin önemli bir etkisi oldu. Türkiye ve Türkiye gibi ülkelerde hâlâ zenginlikler devlet eliyle dağıtılır, devlet hala birikim/paylaşım aracıdır. Dönemin merkez sermayesi, Anadolu sermayesini dışlıyordu, onların devlet eliyle dağıtılandan pay almasını önlüyordu. 28 Şubat biraz da bu kavganın bir yansımasıydı. Bakın şimdi bu çevreler, birçok aracı kullanarak ama en çok kent rantları üzerinden önemli sermaye birikimleri yaptılar.

Eski Milli Görüş kökenli arkadaşlarınızın bu görüşmelerle ilgili fikri nedir? Onlar inanıyor mu böyle bir şeyin olabileceğine? Kamalak da doğruladığına göre kendilerinin de bir bilgisi olmalı.

Sayın Kamalak bazı şeyleri elbette biliyordur. Aslında o dönem; Hoca’nın yanında kalan Milli Görüşçüler; bölünmeyi hep ABD ve İsrail oyunu olarak gördü. Sadece Milli Görüşçüler değil; şimdi TRT ve diğer AKP medyasında önemli yerlere sahip olan bazı insanlar bunları yazdı. Mesela; Nasuhi Güngör’ün, sanırım adı “Yenilikçi Hareket” olan bir kitabı var, bu kitapta AKP’nin nasıl ABD projesi olduğunu anlatır.

Erdoğan şu an küresel güçlerden farklı bir politika mı izliyor da bu görüşmeler ortalığa saçıldı?

Bazı konularda; mesela Suriye ve Mısır’da ters düştüler gibi görünüyor. Ama esasen tam olarak böyle değil. AKP, dünya ekonomik sistemini rahatsız edecek farklı bir ekonomik politika uygulamıyor. Ayrıntılarda sıkıntılar olabilir. Böyle olunca da karşılıklı şantajlar, gözdağı vermeler oluyor, hepsi o kadar. Bu yeni durum, yani dünya sistemi ile sorunlar var görüntüsü, iç politika argümanı olarak AKP’nin işine geliyor. Sonra ortalığa bir şeyin saçıldığı yok; Cemaat-Hükümet kavgası dolayısıyla, Cemaat çevreleri daha önce yazılıp çizilen, bilinen şeyleri yeniden gündeme getiriyorlar, hepsi bu.

Bu haber 1102 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
Eğitim
Rize Genç MÜSİAD “Bu Yaz Camideyiz” Projesi İle Geleceğin Erdemli Nesillerini Yetiştiriyor
Rize Genç MÜSİAD’ın yaz tatili süresince Şeyh Camii’nde düzenlemiş olduğu "Bu Yaz Camideyiz" Projesi kapsamında Kuran eğitimi alan çocuklara çeşitli hediyeler verilerek sona erdi.
Yorum : 0
Kültür Sanat
ROMED’DEN Yıl Sonu Sergisi
Rize Otizmle Mücadele ve Eğitim Derneği ile Rize Halk Eğitim Merkezi ve Rize Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünce organize edilen proje kapsamında otistik çocuklara yönelik 2018 yıl sonu sergisi Rize Sahil Parkında düzenlendi.
Yorum : 0
Rizespor
Uros ve Riberio Bitiyor
Transfer çalmalarını sürdüren Çaykur Rizespor’ da Uros ve Riberio’ nun bu hafta içinde imza attırılması bekleniyor
Yorum : 0
Rizespor
Kazanmak İçin Sahaya Çıkacağız
Çaykur Rizespor Teknik Direktörü İbrahim Üzülmez, Akhisar Maçını kazanmak için sahaya çıkacaklarını ifade etti
Yorum : 0
Rize Haber
Rize’de Son 1 Ayda Yaşanan 4 Selin Bilançosu Netleşiyor
Rize merkez ve ilçelerinde son 1 ayda etkili olan sağanak yağışların neden olduğu taşkın ve heyelanlarda zarar gören 16 ev için yakın kararı verilirken, 95 ev ise tahliye edildi.
Yorum : 0
Spor
Kendirli Belediyespor Olağanüstü Kongresi Yapıldı
2017-2018 Futbol sezonunda Bölgesel Amatör Ligde mücadele eden ve ligi 8.Olarak tamamlayan Kendirli Belediyespor olağanüstü kongresi yapıldı.
Yorum : 0
Galibiyetten Başka Düşüncemiz Yok 17 Ağustos 2018 Cuma 09:11:00
Rize`de Trafik Düzenleme Toplantısı Yapıldı 17 Ağustos 2018 Cuma 09:09:00
Galibiyet Yemini Ettiler 17 Ağustos 2018 Cuma 09:07:00
Çaykur Rizespor’ da Birlik ve Dayanışma Yemeği 17 Ağustos 2018 Cuma 09:02:00
Rize’ de Yerel Seçim Kıran Kırana Geçecek 16 Ağustos 2018 Perşembe 14:34:00
GÜNÜN YAZARLARİ
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
 Stratejik Denklem
Stratejik Denklem Dünya, birinci ve ikinci dünya savaşı öncesindeki gibi yeni ekonomik ve askeri dengeler ve denklemler oluşumuna doğru hızla yol almaktadır. BRICS Zirvesi bu bakımdan oldukça onemlidir.
Strateji Derneği Başkanı  Şener MENGENE `den Basına Kutlama
STRATEJİ DERNEĞİ GENEL BAŞKANI , “ZAMAN MEFHUMU OLMAKSIZIN ÇALIŞAN BASIN MENSUPLARIMIZIN BASIN BAYRAMINI KUTLUYORUM”
 Çaykur` un Atölyeden 46 Fabrikaya Uzanan Üretim Yolculuğu
ÇAYKUR, ilk çay fabrikası olan Merkez Çay Fabrikası`nın kurulduğu 1947`den bugüne geçen süreçte fabrika sayısını 46`ya çıkardı
 `Liman sahasında futbol sahası kente ihanettir`
Rize Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi ve Riport Yönetim Kurulu Başkanı Asım Çillioğlu, Rize Limanı`nın genişleme sahasında yapılması planlanan futbol sahasının kente ihanet olduğunu söyledi.
FOTO GALERİ
İzlenme 3496
İzlenme 8141
İzlenme 5811
İzlenme 6564
VİDEO GALERİ
İzlenme 5449
İzlenme 5667
UZMAN GÖRÜŞÜ
Rizehaber.Org sadece internet üzerinden yayin yapmaktadir. Tüm Haklari Sakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım : Rizedeyiz.Com © 2008 | Yazılım : Rizedeyiz Bilgi İşlem - Rize Toplu Mesaj - Ajans53 Sigorta - Rize Kız Öğrenci Yurdu