Anıları Kitaplara Sığmadı

kategorisinde, 10 Temmuz 2020 Cuma 14:46 tarihinde yayınlandı 1370 defa okundu
Anıları Kitaplara Sığmadı
Cosmos Engin’in Trabzon İstanbul New York anılarını okuyanlar hayrete düşüyor Sporda öne çıkan şehirlerarasında ilk sıralarda ismi geçen Trabzon’da, ölmeden önce değeri bilinmesi gereken insanların sayısı bir hayli fazla

 

. Bu isimlerden birisi de Cosmos lakabıyla anılan,  1954 yılında doğan, Trabzonspor genç takımlarında oynayan, 17 yaşında Trabzonspor A takıma yükselen, 2. Lig’de şampiyon oldu arkasında 1. Lig’de Trabzonspor formasıyla Şampiyonluklar yaşayan, sonrasında Galatasaray, Beşiktaş, Diyarbakırspor, Amerika’ya giderek Totonto, Panatiniakos, Cancas Cty, Cosmos takımlarında oynayarak Türkiye’yi Amerika’da temsil eden Engin Çınar geliyor.   Engin Çınar ile futbola nasıl merak sardığını, Ziya Bey Tesisiler’İnden Trabzonspor’a oradan da Amerika’ya uzanan hayat hikayesini konuştuk. Trabzonspor’da yaşadıklarından Galatasaray’a transferi, Beşiktaş’tayken Süleyman Seba olan ilişkisinden dönemin kabadayılarından Dündar Kılıç, Oflu İsmail Hacısüleymanoğlu ile ilişkilerini, Diyarbakırspor’a nasıl transfer olduğunu ve neden ayrıldığını anlatan Cosmos Engin, Amerika macerasında tam muradına erecekken Türkiye’ye dönme aşamasına kadar olan süreci konuştuk. İşte Cosmos Engin’le gerçekleştirdiğimiz söyleşi…   Topun Duvara Vurduğu Sesi Unutamıyorum 

HABERETANIK: Futbolla tanışıklığınız nasıl oldu?   İdmanocağı’na ait 20’ye 40 bir sahada başlayan ardından Amerika’ya uzanan bir hayat hikâyesi. Kitabınızda da buna vurgu yaptınız. Futbolla olan başlangıç hikâyenizi alabilir miyim?  

ENGİN ÇINAR: 6 yaşında Babam Bayındırlık ’ta Fen İşleri memuruydu. 6 yaşına kadar Sürmene Çamburnu’nda yaşadık. Evimiz de İdmanocağı’nın hemen yan tarafında bir sahadaydı. 6 yaşında o mahalleye taşındık. Oraya taşındığımızda sahaya evimizin yakınlığı 200 metre olmasına rağmen duvara vuran topun sesleri dikkatimi çekiyordu. O sahayı gördüm. Orada idman yapan İdmanocaklıları gördüm. Benim 6 yaşına kadar topa vurmamıştım.   Şehre yeni geldiğimizden dolayı babam bize serbestçe dışarı çıkmamıza izin vermiyordu. Ekmek almaya sürekli gidebiliyordum. Ekmek almaya giderken o topun duvara vurduğunda çıkan sesleri takip ederek o sahada futbol oynayanları gördüm. Bana dediler ki bunlar futbolcu. Babamdan habersiz ki teneffüslerde bile antrenmanları izliyordum. Saha kenarına giden topları futbol oynayanlara atıyordum. Sonra yavaş yavaş topa onların vurduğu gibi vurmaya başladım. Hatta demir kilitle kapalıydı. Kapının üstünden atlayarak sahaya giriyordum. Özkan Sümer Faruk Özaklar Ahmet Suatlar vs. O takım 1968’de Beşiktaş’ı yenerek Türkiye Şampiyonu olan oyunculardı. Onları izlemek beni mutlu ediyordu.   Futbol Topu Benim Tek Arkadaşımdı

HABERETANIK: Futbola nasıl başladınız? 

 ENGİN ÇINAR: Aradan 1 yıl geçmişti. Bir gün maç oynanıyordu. Bir kişi eksikti. Beni çağırdılar. 1 2 tane gol attım. O zaman kenarlarda Bibil diye bir ağaç vardı. Futbolcular da o ağaçların arasından gidiyorlardı. Orada Bakkal Yaşar diye bir ağabeyimiz vardı. Maçın sonunda bana sen büyük bir futbolcu olacaksın dedi. O hırsla beraber futbola başladım. Her zaman daha iyi oynayabilmemin yollarını aradım.   Ardından Ortahisar’a taşındık. Vilayetin karşısındaydı. Okul biterdi öğleden sonra evden o stada koşarak gitmem en fazla 1 dakika alırdı. Koşa koşa Ziyabey’in sahasına 1 dakikada koşardım. Babamın işten dönüşü 6’ydı. Ondan habersiz top oynayamaya çalışıyordum. Sabah annem ekmeğin üstüne pekmez sürüyordu onunla beraber akşam 6’lara kadar top oynuyordum. Futbol topu o dönem benim tek arkadaşımdı. Keza o dönem plastik top bile bulmak çok zordu. Denizlerden çivi toplayıp satıp onunla bize verilen paralarla kendimize top alıyordum.   Önce Kovuldum Sonra Seçildim HABERETANİK: Kitabınızda yazmış olduğun uz bir anekdot var. Milliyet Gazetesi’nde Trabzonspor’un seçmeleri olduğunu ve bunda sizin heyecanlandığınızı yazdınız. Seçmeler anından bahseder misiniz? 

ENGİN ÇINAR: Her mahallenin iyi oyuncuları vardı. Kavakmeydanı’nın Faroz’un Erdoğdu ve diğer mahallelerin iyi oyuncuları vardı. Trabzonspor genç takım kuruyor diye bir haber okudum. Bu seçmelere muhakkak katılamam lazımdı. Avni Aker’deydi. Orada toprak yığınında herkes toplandı. Trabzonspor Teknik Direktörü Altan Santepe 80-90 oyuncuyu izliyordu. 11’e 11 maç oynayacağız. Sorsalar mahallede oynadığım futbolla beni ilk 11’e yazarsın ama boyum kısaydı diye giremiyordum. Orada yüksek bir alana çıktım hoca da forvet kim dedi, direk el kaldırdım aldı beni oyuna. Yanından geçerken sen misin dedi kafamı okşadı.   11’e 11 oynuyoruz. Eski futbolcular da orada bizi izliyordu. Herkesin ailesi gelmiş çocuklarını Trabzonspor’da denettiriyorlar. Benim topla buluşmam lazım. En son topu aldım 1 golü attım. Ama arkadaşıma niye atmıyorsun diye bağırdım. Sonra Altan Santepe beni yanına çağırdı. Niye arkadaşına bağırıyorsun diye beni kovdu. Ağlayarak eve gittim. Salı günü seçmeler belli olacaktı. 2 günüm nasıl geçti halen daha bilmiyorum. Sonra İdmanocağı’nın sahasında isimler yazacaktı. İlk önce kalecileri yazdı 2 kaleci, ardından da benim adımı yazdı. Hemen benim nüfus kâğıdımı istediler. 67 yılında Trabzonspor’un lisanslı sporcusu oldu.   İlk Maçımda Golümü Attım HABERETANİK: İlk golünü atmışsınız. O an neler hissettiniz?  

ENGİN ÇINAR: Babam benim futbol oynadığımı bilmiyordu. Bütün futbolcu arkadaşlarımın babası kızardı. Anneme Trabzonspor’a alındığımız Giresun’a maça gideceğimi ama bunu babama söylememem gerektiğini söyledim. Annem de bana anneannene gideceğini söyleriz diye bana izin veriyor ve Giresunspor’ la maça çıkıyorum. Hem de deplasmanda bu benim hiç unutamadığım güzel anlarımdan birisiydi. Giresun’a 1 gün evvel gittik. O maçta güzel de oynadım ve attığım golde benim için çok anlamlıydı.  

HABERETANIK: 6 yaşında daha topa nasıl vurulacağını bile bilmeden 12 yaşlarında Trabzonspor’la birlikte Giresun deplasmanı. Bu anı güzel olsa gerek. İlk deplasman otobüs yolcuları. Sizinki nasıldı. 

ENGİN ÇINAR: İlki biraz sıkıntılı olmuştu. Armenik Dağı’nı 1 saatte çıkardık. Otele geldik. Giresunspor Beşiktaş lig maçı var. Giresunspor lige ilk defa çıkıyor. Kamuran Soykıran Giresun’un hocası Giresunspor ’da da Trabzonlu oyuncular da vardı. Giresunspor ’un ilk maçı olduğu için sabah saha dolmuş. Giresun Beşiktaş maçının hemen öncesinde gittik.   Düz beyaz bordo mavili formayla çıktık. İyi oynuyorduk Giresunlular da bize hakaretler falan ediyordu otobanın tam bitimi kale arkasıydı maçı 10. dakikalarında ben liberonun arkasından sıyrıldım kaleci öne çıktı kalecinin sol köşesine 18’in yayına geldim o an saha sanki üzerime geliyordu. O anı unutamamıştım. O maçı 4-0 kazandık 2 gol atmıştım. Büyük abilerim yanıma geldi sen iyi futbolcu olacaksın dedi.   Babama Köye Gideceğiz Diye Yalan Söyledik 

HABERETANIK: Peki babanızın haberi olmadı mı?   

ENGİN ÇINAR: Tabi bu maç gazetelerde çıktı. Babam eve geldiğinde nasıl gördün mü aileyi anneannen, babaannen halan nasıl dedi. İyi dedim geçiştirmiştim. Ama sonraki gün babam gazeteyi ismimi gördü. Geldi bana sordu. İsim benzerliği falan dedim yine geçiştirdim. Ancak sonraki zamanlarda dışardaki, insanlar babama oğlun çok iyi futbolcu olacak diyordu. Araya hatırı sayılı kişiler girdi babamdan ricacı oldular. Öylece fazla kızmadı. Ama o da haklıydı. Bizim okumamızı istiyordu. Sonuçla baba yüreği. Allah rahmet eylesin.   Bizi O Dualar Şampiyon Yaptı  

TAKA: En unutamadığınız an nedir? 

ENGİN ÇINAR: Sakarya ile oynayacaktık. Sezon öncesi kamp için yola çıktık. Ahmet Suat PTT maçında yenilince yabancı oyuncuları gönderip yerelde karma bir takım yaptı. Akçaabat’tan Şenol Kadir, Yolspor’ da İhsan, Delibekir Necati gibi Şener Sarıyer’den bir de Ali Yavuz Kastamonu’dan ama bu isimler de Trabzonlu öyle bir kadroyla Erzurum’a kampa gittik. Kamp dönüşü 35 kişilik kadroyla dönerken bir Alman arabası uçurumdan aşağı yuvarlanıyor. Bizi bir çoban durduruyor.  Mercedes aşağı düştü yardım edin dedi.   Çok yamaç bir alanda Ali Kemal’ler, Rahmetli Dozer Cemiller, aklınıza efsane diye nitelendirebilecek kim varsa hepsi o otobüste hep birlikte o çok dik olan yamaca indik. 8 kişinin 3 kişi ölmüştü. 5’ini hep birlikte kurtarmıştık. Bize çok dua ettiler. Hatta o sene şampiyon olduğumuzda “bizi onlar dualar şampiyon etti” dedik. Hatta biri Bekir‘in yanında şehadet ederek ölmüştü. Biz kamp dönüşü ağlayarak döndük. 35 – 40 kişi 5 6 kişiyi zorlan çıkartabildik.   3’ü Bir Engin Etmez!  

HABERETANIK: Dozer Cemil dersem aklınıza ne gelir? 

ENGİN ÇINAR: Şampiyonluğun en büyük adayı Sakarya’ydı. Seyirciler bağırıyor. İlk 11’de Ali Yavuz Hüseyin Hüsamettin. Mavi Kırmızı Yeşil grubun gol kralıydı bu isimler. 1-0 mağlup durumda yenilgiyle girdik. Herkes sinirli. Kale de Şenol Güneş. Defans hattı Turgay, Necati, Kadir, Cemil, ortada Bekir Bülent Ali Yavuz ilerde 3 gol kralıyla oynuyoruz. Ama pozisyona giremiyoruz. Sonra soyunma odasında Dozer Cemil sinirden etrafa vuruyor. Ahmet Suat’ta ne oluyor diye çıkıştı. Sonra Cemil ne yapayım Hüsamettin Hüseyin Ali Yavuz’u oynatıyorum ne yapayım diyor. Cemil’de bu 3 gol kralı 1 Engin etmez dedi.  Sonraki gün Ahmet Suat Bandırma’yla maç oynuyoruz ilk 11 sahaya çıktım. 2. golü boş kaleye kafayla atıyorum. Ardından Denizli maçı berabere kalıyoruz.   Mahalliler Kızdı Diye Beni Kadro Dışı Bıraktılar 

HABERETANIK: Hayatınızda Genel Kaptan Utku Bozoğlu’nun size bir kritik dokunuşu var. O noktayı anlatır mısınız?

ENGİN ÇINAR: Trabzonspor Altay’la lig maçı oynadı. Utku Abi beyaz bir arabayla gidiyordu. Ben de kız arkadaşımlaydım. Lisenin çıkışında. O beni gördü kızdı. Ne işin var burada dedi. Ben de Suat Hoca beni kadroya almıyor diye çıkıştım. O da şu saçın başın hali nedir git tıraş ol seni kadroya alacak sonra hemen idmana gel dedi. Onun da sebebi ilk maç Fenerbahçe’ye yenildik. Takımın en çok koşan oyuncusu bendim ama ben kesik yemiştim. O maçın ardından Arafilboylular hocaya kızdı Dozer Cemil nasıl oynamaz, Farozlular ayağa kalktı Ali Kemal nasıl yedek kalır diye tepki yiyince cezayı bana kesmişti. Süresiz kadro dışı kalmıştım. Ahmet Suat çok akıllı ve politik bir antrenördü. İlk çıktığımız sezondu. Ben de Utku Abi’ye uydum saçlarımı kestim. İdmana gittim sonra baktım ki direkt 11’de oynamıştım. Trabzon’da Bolu maçında 2-1 yenilmiştik ve bu sefer kötü oynamıştım. Sonraki hafta yine Eskişehir maçında da galip gelememiştik. O zaman Ahmet Suat Hoca demişti ki Cemil’i oynatıyorum ben yoruldum Engin oynasın diyor, Engin’i oynatıyorum ben yoruldum Turgay oynasın, Turgay’ı oynatıyorum ben yoruldum Hüsamettin oynasın diye bize takılmıştı. Yani hocanın orada bize dediği şuydu formayı ben size veririm ama çıkartması sizin elinizde onu unutamıyorum.   Avni Aker’in En Güzel Golü  

HABERETANIK: 76-77’de Avrupa maçında Akranes karşısında oynadınız. 1’de gol attınız. Ancak rakip takım antrenörü maç sonu atmış olduğunuz golden sonra sizi överken Milli takım antrenörü rakip kaleciye suç bulmuştu.. O gün yaşamış olduğumuz bu tutumu bugün de görüyor musunuz? 

ENGİN ÇINAR: Benim o golüm bence Avni Aker’in en iyi golüydü. Halen daha hatırlıyorum Şenol’da Turgay’a, Turgay’dan sağdan hücuma çıktı uzun pas attı bana santra yuvarlağının oralarda topu göğüs kontrol yaptım 40 metreden direkt kaleye vurdum. Ağlar olmasa top denize giderdi öyle bir gol atmıştım. Metin Türer’de kaleci öndeydi yazıyor. E tabi önde olacak kendi sahamızda top. Adam çizgide mi bekleyecekti. Ama önemli değil Akranes’in antrenörü maç sonu bence herkese ders vermişti. Hoca böyle bir golle yedildiğimiz için üzgün değilim demişti.   Ahmet Suat’a Forma Atarsan Kadro Dışı Kalırsın  

HABERETANIK: Deplasmanda Liverpool maçı ve bu maç da sizin son maçınız. Bordo-Mavili formayı bırakma nedeniniz neydi?  

ENGİN ÇINAR: Trabzon’da muhteşem bir galibiyet almıştık. Ancak deplasmandaki maç bizim için çok kötüydü. Liverpool çok iyi oynuyordu. Ben de maç sonu tabiri caizse hocaya ya sen ya ben dedim. Ahmet Hoca’ya formayı attım. E Ahmet Hoca’ya forma atarsan kadro dışı kalırsın. İlk 11 oynamıştım. Maç bitti Trabzon’a döndüğümüzde artık formayı giyemezdim. Trabzonspor’da 5 yıl oynadım 4 yılı profesyonel 210 Bin lira aldım. Beni sonra Galatasaray’a 2 milyona beni Galatasaray’a sattı. Trabzonspor’un ilk dışarı sattığı oyuncu bendim Metin Oktay Hayranıyım 

TAKAHABERETANIK Trabzon’da renklerinden dolayı İdmanocaklıların büyük çoğunluğu Galatasaray’ı destekliyor. Sizde de mi bu neden vardı.

ENGİN ÇINAR: Evet kesinlikle doğrudur. Ayrıca ben Metin Oktay’ın hayranıydım. Galatarasay’a gittiğim zaman 250 Bin Lira peşin 750 Bin liraya anlaşmıştım. Fatih Terim, Çilli Mehmet 100 Bin peşin 400 Bin’e anlaşmışlardı. Galatasaray’da 5 oyuncu bir araya gelerek toplantı yapmışlar. Biz milli oyuncularız Engin daha milli olmamışken bizden nasıl fazla alır diye yönetime mesaj yollamışlar. 15 gün beni kimse almasın diye Galatasaray yönetimi beni farklı tesislerde saklamıştı. Ancak sonraki süreçte futbolcular yüzünden problemler oluyor 8. hafta Beşiktaş’a kiralandım.   Ben Nereden Bileyim Süleyman Seba’nın Mit Mensubu Olduğunu 

HABERETANIK: Ve Beşiktaş… Oraya geliş ve gidiş anılarınızı anlatır mısınız? 

 ENGİN ÇINAR: Ayrılış sebebi çok farklı. Şınav çekiyoruz. Rahmetli Süleyman Seba “niye lan 8 sınav çekiyorsun” dedi ben de sanane ulan diye cevap veriyorum. Ben ne bileyim Seba’nın MİT Mensubu olduğunu. Haberimiz yok. Galatasaray’da 1 hazırlık maçı ardından Beşiktaş’ta da Bolu maçına çıkıyorum. 1 asist yaptım. Bir sonraki hafta Trabzon’a geleceğiz. Antrenör bana kaptan olarak çıkacağımı söylemişti. 22 yaşındayım Trabzonspor’da şampiyonluk yaşadım. Transfer oldum ve Beşiktaş gibi bir takımın kaptanı olarak Trabzon’da maça çıkacağım. Benim için büyük gururdu. Liverpool maçının ardında yaşananları sonraki süreçte 15 maç kadro dışı kalmalar hesapta Ahmet Suat Hoca’dan intikam alacaktım. Hayal kuruyordum.   Geldik Trabzon’a, ilk 11’de bile yokum. Süleyman Seba’ya sanane ulan dedim ya cezamı kesmiş. Süleyman Saba Futbol Sorumlusuydu. Ben de hani bana söz vermiştiniz diyerek sinirlendim. Kızıyorum bağırıyorum, sonra Süleyman Seba yanıma geldi “sen Trabzon’un çocuğusun sen buraları bilirsin git bize limon al” dedi. Ben de orada kızdım gitsin babanın uşağı alsın dedim. Paranız yandı bu saatten sonra burada oynanamam dedim. Ama MİT başkanı olduğunu bilmiyordum. Maçın sonunda 3-0 yenilmiştik. Maç bitti otobüse binilecek gelmiyorum dedim. Gitmedim de.   15 gün sonra bulunduğum yere telefon açtılar. Arayan Dündar Kılıç’tı. Büyük kabadayı. Saat: 4’te Ce Moteller’de olacaksın dedi kapattı. İstersen b u saatten sonra posta koy gitme… Hemen ilk uçağa bilet aldım. Beşiktaş kötü gidiyor. Bana da dünyanın parasını vermişler Süleyman Seba’ya baskı yapıyorlar yüzü 5 karış. Neyse kadroya girmek zorunda kaldım. Sonuçta aradaki isim Dündar Kılıç’tı. Beşiktaş’la Fenerbahçe maçını oynadım. Fenerbahçe Donanma Kupası’nda golsüz eşitlikle tamamladık. Ancak Süleyman Seba ile yıldızım barışmamıştı. Bu da benim İstanbul hayatımı tamamen bitirmişti.   Yeğenimin Servisini Verin  

HABERETANIK: Daha sonra Diyarbakırspor’la anlaşmıştınız. O nasıl oldu.  

ENGİN ÇINARB enim bonservisim halen daha Galatasaray’daydı. Diyarbakırspor lige çıkmış. Büyük paralar harcayarak takım oluşturuyorlar. Tabi daha yaşımız 22. kadro dışı kalmışım. Param da var. İstanbul’dayım. Gece hayatına bulaştım. Dündar Ağa beni yanına çağırmıştı. Engin sen benden çok geziyorsun sana İstanbul yaramadı seni Diyarbakırspor’a yollayayım dedi. Diyarbakırspor’da seni alırız ancak bonservisini sen ayarla demişti. Sana 1 Milyon vereceğiz. Sen bonservisini ayarla demişti.   Ben de Mehmet Cevahir vardı Allah rahmet eylesin ona gitmiştim. Abi bonservisimi almam lazım yardımcı olur musunuz dedim. Sen merak etme ben Oflu İsmail’le konuşurum halledilir dedi. Önce Dündar abiye gittim onunla beraber Oflu İsmail’le görüştüler. Oflu İsmail’de ben servisten mervisten anlamam bir adamını çağırdı yeğenimin servisini önümdeki çorba soğumadan alın gelin dedi. Galatasaray’daki yetkililer de Ali Saniyen’in atlında yetkililer duruyor. Direkt içeri girdik. Coşkun diye bir yönetici vardı. Dündar ve İsmail Ağa’nın selamlarını getirdim. Benim bonservisimi almam gerekiyor. Ben Diyarbakırspor’a transfer olacağım dedim. Yönetim kurulunu var, hem sen bize lazım dese de İsmail Ağa’nın adamı, “Ağa kızar, bizim hemen gitmemiz lazım servisi verin gidelim” dedi. O şekilde bonservisimi almış ve Diyarbakırspor’a gelmiştim.   Her Şey Güzeldi Ama Çok Sıcaktı   Diyarbakır serüvenin nasıl geçti.   Orada 15 maç oynadım. Uşakspor’a kupada 2 golüm var. Ligde golüm yoktu. Diyarbakır çok sıcak yatamıyordum. Alışık değilim. Akrepler vs tiksiniyor uyuyamıyordum. O da performansıma yansımıştı. Keza İstanbul’da ki yaşantımdan sonra diyarbakırspor2u benimsesem de oradaki şartlar bir türlü uyum sağlayamamıştım. Ben 1 milyona anlaştım 400 Bin liram kaldı. Devre bitti. Orada dirseğim de kırılmıştı. 400 Bin liram kalsın dedim. Sonra Dündar Kılıç’ı aradım ağam ben burada kalamıyorum. Amerika’ya gidebilir miyim dedim. O da bana ne istesen onu yap dedi.   Trabzonspor’u Elemiştik

HABERETANIK: Diyarbakırspor’da unutmadığınız an neydi? 

ENGİN ÇINAR: Trabzonspor’u kupada elemiştik o anı unutamıyorum. Trabzonspor Diyarbakır’a gelmişti. Ben de Özkan Sümer’e hocam hoş geldiniz. Çim saha da mı antrenman yapacaksınız yoksa toprak sahada mı diye sordum. Çok düşünceli bir soruydu. O da bana Engin, çift kaleyi Perşembe günü sizinle yapmayı düşünüyorum demişti. Ben de Özkan Hoca burada Fenerbahçe Beşiktaş Galatasaray puan kaybetti nasıl saha istediniz söyleyin ben de size yardımcı olmaya çalışayım diye üsteledim. Ama dinlememişti Turu da geçtik.   Hayallerim İçin Her Şeyden Vazgeçtim Sonraki süreciniz Amerika…   Ali Şen’le İrtibata Geçtim Fenerbahçe Başkanı Ali Şen’le irtibata geçmiştim. Onlar mektup yazmıştı Toronto’da Montreal serüvenim oldu Önce 1. Lig Toronto’da Ottowa San Antonius da antrenmanlara çıkıyordum. Büyük takımlar için kendimi göstermeye çalışıyordum. Toronto İtalya Panhelecin – Panatiniakos maçı olduğunu duydum. Bizim de orada İtalyanlarla arası iyi olan bir arkadaşım vardı. Ona söyledim Yunanlılara karşı oynayabilir miyim dedim. Ben de Liverpool’da oynadığımı göstermek için fotoğrafları da gösterdim. İtalyan takımın başkanı kadrom çok iyi, ama bu maçtan sonra olur dedi.   Ben Ermeni Değil Türküm Ben de 80 bin kişinin önünde oynamak istediğimi söyledim. Ancak tekrardan bana takımının lider olduğunu Yunanlıların en iyi iki oyuncusunun da sakat olduğunu söyledi ve kabul etmedi. Ben de odadan çıktım. Yunan takımında oynamak istedim. Uzun uğraşlar sonunda Yunan takımının genel kaptanına ulaşmayı başardım. Konuştuktan 2-3 saat sonra hemen antrenmana çıktım. Maça 5 – 6 gün var. Amacım Amerika’ya vize alamıyorum vize alabilmek için çabalıyordum. Maç saati geldi Yunan takımının genel kaptanı yanıma geldi. Sahaya çıkacağız, senin Türk olduğunu silip seni Ermeni vatandaşı olarak okutacağız dedi. Çok kritik bir bölgede oynuyorsun gol kaçırırsan bu Türk bilerek oynamadı diyerek olayların farklı noktaya çekilebileceğini söyledi. Ben kabul etmedim. Ben Türküm ermeni değilim dedim onlarda bu düşüncelerinden vazgeçmişlerdi.   30 Metreden İtalyanları Avladı Maç başladı. Kıran kırana oynanıyor. Suni çimde oynuyoruz. Libero oyuncusu topu sektirdi top önüme düştü. Sağ ayağımla çektim sol ayağımla vurdum 30 metreden harika bil gol attım. Çok büyük sevinç yaşamıştım. Ama bi baktım kafama pet şişleler yağıyordu. İçimden kızıyorum ulan harbiden bu Yunanlılar bizi sevmiyor diye içimden geçiriyorken bir baktım ki İtalyanların önünde sevinmiştim. Maç sevinçten dolayı 10 dakika sonra başarmıştık. Devre arasına üstün girdik. Soyunma odasına Kanada’nın Yunanistan Başkonsolosu geldi uçağa yetişeceğim teşekkür ediyorum dedi.   Cansas Cty Transfer Teklifi Yaptı Pazartesi günü beni kulübe çağırdılar. Cansas Cty resmi teklif yaptı 6 maç sonra Cansas Cty’ de geçecektim. Orada da şanssızlık yaşıyoruz. TFF Genel Sekreteri Ayhan Şarman diye birisi var. Yurtdışı transferlerinde onun haberi olmadan olmuyor. Cansas Cty yazı yazıyor TFF’ ye.. FİFA’ya bağlı uluslararası olduğu için lisans gerekiyor. Lisansımın nerede olduğunu söylüyor. Ancak TFF’ den yazı geliyor Ayhan Şarman Antalya’da tatilde olduğunu söyledi iş yavaşladı. Sabah Gazetesi yazarlarından Hüsnü Çil’le iletişime geçiyorum. Ona da Abi faks makinası var mı orada Engin Çınar’ın Cansas Cty’ de oynamasında sakınca yoktur yaz yolla dedim. İki gün sonra Cansas Cty yetkilileri işi çok hızlandırdım diye bana teşekkür ediyor. Maçta oynayabilirsin dediler. 20 bin kişinin önündeydim artık. 5-3 yenildik. Maç bitti geldim. Antrenmanda bana başkan seni çağırıyorlar dediler. TFF’den cevap geldi. Engin Çınar en son Galatasaray’da oynadı. Lisansı oradadır diye. Başkan bana kızıyor. Lisanssız oyuncu oynatmaktan çok büyük sıkıntı çekeriz diyor. Hemen bu eyaleti terk et dediler bana. Bileti nereye almak isterse oraya bilet alacağız dedi.   Dualarım Kabul Oldu   New York’a gitmek istedim. Çünkü Cosmos takımı da oradaydı. New York’a geçmiştim. Havaalanına geldim. Dande United’le görüştüm. Amerika’da Ata Spor’u diye bir Türk takımı var. Onun başkanıyla beraber görüşmeye gittim. Bana araba verdiler, güzel bir ev verdiler aylık maaş verdiler. 5 ay sonra Ahmet Ertegün’le görüştüreceğim dedi. Başladım antrenman yapmaya. Kadir Gecesi. Zeki diye bir arkadaşım vardı. Onunla birlikle kilisenin yanında bir dairede teravih namazım kıldım. Arkasında da tespih namazı kıldım. En sonunda dua edecekken hoca bize dönerek, gurbette yaşıyorsunuz oruç tuttunuz, kadir gececinde teravih namazını kıldığınız, tespih namazını kıldınız en samimi duygularınızla dua ederesiniz gerçekleştir dedi. Allah bütün dualarınızı kabul eder. Ben o gün Cosmos’da oynamayı dilemiştim.   25 Cent Hayatımı Değiştirecekti Bir sonraki gün yine Zeki diye arkadaşımla Türk bir mekanda çorba içip döner yiyeceğimiz bir yere gittik. Gazete okurken döner yerken garson geldi sen Trabzonsporlu Engin değil misin dedi. Dedim evet. Ben dedi Doğan Karacabeyoğlu. Ben Eskişehirliyim. Eskişehir-Trabzonspor maçını izlemiştim. O zaman senin futbolunu beğenmiştim. Ne yapıyorsun burada dedi. Ata spordayım dedim. Bana ne işin var bu takımda Cosmos’da oynasana dedi. 5-6 ay sonraya randevu alabildik nasıl oynayayım dedim. Bana 25 Cent’in var mı dedi. Ankesörlü telefon vardı. Attı numara çevirdi ama ne yapacağını bilmiyorum. Bizim 5-6 ay sonra randevu aldığımız kişiye 25 Cent’ vererek direkt ulaşabildi. Ahmet Ertegün’le konuşuyor. Senin takımın çok yaşlı Trabzonsporlu Engin’i al bu sana çok yardımcı olur yarın sana gönderiyorum dedi kapattı. Meğer o garsonun babasıyla Ahmet Ertegün Beyrut’ta sefer elçi olarak çalışmışlar.  

HABERETANIK: Neden imza atmıyorsun?

ENGİN ÇINAR: Bir sonraki gün şirkete gittim. Ahmet Ertegün’le görüşmeye başladım. Ahmet Ertegün bana ne istediğimi sordu. Ben de Cosmos’ta oynamak istediğimi söyledim. Beni antrenmanlara çıkartın yeter dedim. Antrenörler konuştu. Antrenör kadronun 23 kişilik olduğunu daha da düşürmek istediğini söyle de Ahmet Ertegün’de düşünmeyin Engin’i alın dedi. Sonra antrenmanlara çağırdı. Carlos Alberto’lar vs gibi isimler var. Çıktım çift kaleye antrenmanına derken 10 gün boyunca idmanlara çıktım ama halen daha imza atmamıştım. Kulübün başkanı bana ve takımın sorumlusuna kızdı neden imza attırmıyorsunuz diye. Sonrasında ilk maçıma çıktı ilk golümü de o zaman atmıştım. Ama her şey güzel giderken askerlik şubesi bana tecil vermemişti Sonraki süreçte mecburen Türkiye’ye dönmek zorunda kaldım.   Yaktın Beni Split  

HABERETANIK: Tam olarak ona gelecektim. Kaderiniz yine Trabzonspor tarafından örülmüş gibi. Sizin Amerika maceranıza da Trabzonspor son vermiş. Bu süreci anlatır mısınız? 

 ENGİN ÇINAR: Trabzonspor şampiyon oluyor.  Avrupa Kupası’nda rakip Hajduk Split. Yugoslav takımı. Trabzonsporlu Hüsnü, Serdar, Güngör gibi isimlere pasaport çıkartamıyorlar. Yaşları 20’yi geçti, askerlik yapılmamış ve üniversite okumayan kişilere pasaport verilmiyor. Onlar da benim için 2 sene de Amerika’da cirit atıyorlar demişler derken beni araştırdılar. Hakkımda sahte evrak düzenlemekten az kalsın ülkeye giriş esnasında hapis tehlikesiyle karşı karşıya geldi.   Yapılan araştırmalar sonucu hemen Türkiye’ye dönmem gerektiği denildi. Hemen Türk konsolosluğuna gittim. Ne yapacağımı söylediler. Yapacak bir şeyin olmadığını da eklediler. Sonrasında bilet aldım Atatürk Havalimanı’na geldim. Uçak piste indiğinde ise Engin Çınar polis danışmanına cümlesine duymak beni üzdü. 1 sene sonra mahkemeye çıktım ancak aklandım. Ancak her ne olursa olsun yaşantımdan pişman değilim. 6 yaşında ilk kez topa vurduğum evde sadece ekmek almaya çıkabilen bir çocukken Trabzonspor, Galatasaray, Beşiktaş, Diyarbakırspor ve Amerika’daki kulüpler olmak üzeri birçok kulüpte forma giydim. Bunun heyecanı bu yaşanmışları düşündükçe keyfim yerine geliyor” dedi.