Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Bedel Ödemeye Hazır mıyız?..
05 Aralık 2011 Pazartesi 15:18:00 / Siyaset
Bedelli Askerlik tartışmalarına son noktayı Rize eski milletvekili Şevki Yılmaz koydu! İşte detaylar...
İlyas GÜR Hakemleri unutmuştuk!
Okunma : 61
Yorum : 555
11:35AK Parti yeni Rize yönetimi tam kadro toplandı12:42Butona basıldı, 132 yıllık hayal gerçek oldu10:06AKP Rize`de `Ayar` dedi18:48Özel sektör firmaları üreticiyi sömürüyor10:57Pazar Hamidiye, havaalanı için en uygun yer 10:10Deniz`ler Fındıklı`da Anıldı15:09Erdoğan`ın Rize Programı09:42Esnaf Odalarından Mayi`ye Tebrik08:54MHP Rize Kongresi İptal mi Olacak?15:10Galibiyet istiyoruz10:45Emek en yüce ve halkın alın teridir10:39Ekrem Orhun Sahası Yıkılıyor10:31CHP`den 1 mayıs kutlaması18:12Sokakta il başkanı aranmaz
Haftalık Yeni Akit yazılarıyla gündeme ışık tutan ilahiyatçı-siyasetçi-yazar Şevki Yılmaz, bedelli askerlik konusunu gündeme getirdi ve ``Bu toplum, maaşını ödediği halde kendine tank namlusu çeviren omzu kalabalık askerleri de bilir, Seyit Çavuşları da! Gerisi laf-ı güzaftır`` dedi...
 
Şevki Yılmaz, sözkonusu vatan savunması olduğunda kimse eğitimim var mı yok mu diye bakmaz, şehadete koşar dedi ve ekledi: ``Tarihimiz, bedelli askerliğin zafiyet getireceğini iddia edenlere sorar: 1. Dünya Savaşı’nda 9, 10 kadınla birlikte Kafkas Cephesi’nde savaşan Erzurumlu Yusuf Ağa’nın kızı KARAFATMA lakaplı (Fatma Seher) annemiz acemi eğitimini nerede tamamlamıştı acaba? Aydın’da, Yunanlılara karşı kahramanca dövüşmüş, büyük oğlu bu mücadelede şehid olan AYŞE HANIM vatan müdafaasına başladığında silahlı eğitim almış mıydı? Erzurumlu Nene Hatun hangi askeri eğitimden geçmişti? Yunanlılara karşı mücadele verilirken kendisinden bilgi alınmak istenmesine şiddetle direndiğinden düşman tarafından Kavakönü Köyü’nde işkence yapılarak öldürülen ve mübarek bedeni fırında yakılan NAZİFE KADIN, söz konusu vatan olduğunda kahraman bir milletin nasıl BEDEL ödeyeceği konusunda yeterli örnek değil midir?...``
 
İşte Yılmaz`ın oyunları bozacak, tartışmaları bitirecek ve bedelli askerlik tartışmalarına farklı bir boyut getirecek yazısı...
 
Her yerin Kerbela ve her günün Aşura (Muharrem ayının 10. günü) olduğu bir işgaller dünyasında yaşıyoruz. Yezidiler, Fravunlarla işbirliği yaparak yeni bir Kerbela faciasını planlıyorlar. 
Bu ihanet projesine karşı imam Huseyn’in Ehl-i İslam idealleri ve örnek mücadelesi etrafından birleşmek mecburiyetindeyiz. 1. Dünya Savaşı Cihan Devleti Osmanlıyı yıkmak için İttihad Terakki Yezidileri eliyle yapılmış bir plandı. Emperyalistler, içimizdeki bu odakların ihanetiyle Osmanlı Devletini boğdurttular.
 
 Çeşitli entrikalarla sardıkları Türkiye’mizi, ilk kuruluş yıllarından itibaren kendi içinde problemleriyle uğraşmaya mahkûm ettiler. Halkları birbirine düşman edici katliamları ve sürgünleri bilerek planladılar ve uyguladılar.
 
Önce 1926’da Şeyh Sait kıyamını bahane ederek Sünni Müslüman Kürt kardeşlerimizi, 1930’da kurdukları adına İstiklal Mahkemeleri dedikleri ihanet mahkemeleriyle on binlerce ilim ehlini idam ettirerek Sünni Müslüman Türkleri ve 1936 yılında da Dersim katliamıyla Müslüman Alevi kardeşlerimizi katledip Devletimize düşman ettiler.
 
 Ortak tarihimizin mayasını oluşturan bu üç önemli grubun ortak özellikleri ise İSTİKLAL SAVAŞI sırasında kahramanca ve fedakarca düşman işgaline karşı savaşanlar olmasıydı. Kim, neden bu halkları cezalandırıyordu?

İstiklal Savaşı Kahramanlarımızdan Şeyh Said ve Şeyh Rıza’nın uğrunda şehid oldukları İslam Nizamına, evlerinden ve yurtlarından göçe mecbur ettikleri torunlarını ise düşman ettiler. Dedelerinin uğruna can verdikleri değerlere düşman, ateist, komünist ve faşist nesiller yetiştirmeye muvaffak oldular.
 
Dede katiliyle, dede torununu aynı safa çekmeyi başardılar. Torunlar, dedelerine bu katliamı ve zulmü yaptırtan C.H.P zihniyetine kin duyacağına devletimize düşman olup, C.H.P’yle el ele oldular.

Ülkemiz, Osmanlı sonrası ilk yıllarını bu ihanetlerle geçirirken vadiyi boş bulan Siyonist tilkiler tezgâhladıkları 2. cihan harbiyle 1947 yılında Filistin topraklarında İsrail devletini kurmayı başardılar. Büyük İsrail hedefi için tam elli yıldır planlı bir şekilde çalışıyorlar. Büyük Ortadoğu Projesinin bir parçası olan Arap baharıyla kavga, kaos ve iktidar boşluğu oluşturmayı hedeflemişlerdi ama Beyaz boyalı evdeki hesap çarşıya uymadı. Yüz yıl evvelki planları altüst oldu. Halkı Müslüman ülkelerin başlarındaki solomanlar bir bir güçlerini ve iktidarlarını kaybettiler ve kaybetmeye devam edecekler inşallah.

Bu milli uyanışın bayraktarlığını genç Türkiyemiz yapınca, Siyonizmin bütün projeleri ve hedefleri altüst oldu. Yüz yıldır İslami değerlerden uzaklaştırılıp maddi ve manevi geri bırakılan masonların işgalindeki bir Türkiye’nin yeniden şaha kalkıp İslam’a yönelerek güçlenmeye başlayacağını hiç hesap edemediler.
 
Şimdi Allah’ın(cc)lütfuyla ve izniyle plan kurup, yapılan planları bozmaya çalışan bir ülke konumundayız elhamdülillah. Ama asıl final maçı daha başlamadı.

Dünya kızışıyor! Amerika ve Avrupa’da devam eden ve inşallah artarak devam edecek ekonomik deprem sebebiyle doğan rekabet, 3. cihan harbinin zeminini hazırlıyor.
 
 Her ülke kendini kurtarmanın ve boğulmamanın çaresini arıyor. Ne AB ve ne de ABD, ekonomideki tsunami dalgaları arasında devlet gemilerini korumaya çalışırken, sırtında bilhassa İsrail’in ve diğer ülkelerin yükünü taşımak istemiyor. Kanla beslenen emperyal vampirler kendilerine başka sömürü pazarları bulmak zorundalar. Silah sanayi pazarı onların en kolay tüketim pazarı olduğu için büyük maç (3. Cihan Harbi) kaçınılmaz gözüküyor.
 
Suriye problemi bahanesiyle Çin, Rus ve İran İttifakıyla Amerika Avrupa, İsrail ve Türkiye İttifakı arasında çıkarılmak istenen bu savaşta yalnızlığa terk edilen Siyonist İsrail rahat bir nefes almayı planlıyor. Türkiye ve İran bu oyuna gelmeyerek, cihan savaşı planını bozacak büyük sorumluluk düşmektedir. İnşallah yakında yıkılması mukadder İsrail’in ekmeğine yağ sürücü oyunu Ülkemiz ve İran beraber bozmalıdırlar.

Ülkemiz olarak da; Dünya; ekonomik buhranlarla ve manevi çöküşle uğraşırken bizler el ele vererek iç barışı beraberce sağlamalıyız. Maddi kalkınmanın yanında manevi kalkınmamızı mutlaka gerçekleştirmeliyiz.
 
Teröre harcanmakta olan milyarlarımızı artık Milli Eğitim için ve bir an evvel kendi Milli Savunma Sanayimizi güçlendirmek için harcamalıyız. Ülkemizin güçlü olmasını engelleyen bürokraside ve bilhassa Ordumuzdaki hantal yapıyı süratle değiştirmeliyiz.
 
Dört askere bir subayın düştüğü, bir milyonluk hantal ordu yerine, teknoloji donanımlı, seçkin yapılarla donatılmış, modern ordu projesini uygulamaya koymalıyız. Bedelli askerlik, bu modern ordunun oluşumu için geç kalınmış isabetli bir adımdır.

Asrı Saadet’te, İslam Devlet Başkanı Hz.Ömer (r.a)’den itibaren ve bilhassa Cihan Devleti Osmanlı’da “Alimin kaleminin mürekkebi Şehidin kanından üstündür” Hadis-i Şerif’i gereği Alimler, Çanakkale Savaşı gibi zaruretler olmadıkça askere alınmazdı.
 
 Çünkü alimler, ülkenin yıldızları gecelerin aydınlatıcı kandilleriydi. Gençleri, Din ve vatan için şehadete onlar hazırlıyorlardı. Devletin her alanda güçlenmesini ilim adamları sağlayacağından, savaşa alınmıyorlardı.

Tüccarlarla, Din ve Vatan uğruna savaşan askerleri denk tutan dinimizin ruhsatıyla işadamlarımız da zaruret olmadıkça askere alınmazlardı. Tüccarlar da, Asakiri Mansureyi Muhammediyye (Hz. Muhammed (s.a)Efendimizin yardımcı Kuvvetleri)ismiyle anılan ordumuzun iaşe ve silahlarını temin ediyorlardı. Âlimler ilmiyle, tüccarlar mallarıyla askerlerimiz de canlarıyla bedel ödeyerek bu vatanı bize emanet ettiler.
 
Biz, Dinimiz İslam ve Vatanımız için maddi bedel ödediğimiz gibi gerektiğinde can bedeli de ödemeye her zaman hazır, asker bir milletiz. Onun için savaş dışında hantal ve kalabalık Ordu beslemenin ülkeye hiçbir faydası yoktur.
 
Tarihimiz, bedelli askerliğin zafiyet getireceğini iddia edenlere sorar: 1. Dünya Savaşı’nda 9, 10 kadınla birlikte Kafkas Cephesi’nde savaşan Erzurumlu Yusuf Ağa’nın kızı KARAFATMA lakaplı (Fatma Seher) annemiz acemi eğitimini nerede tamamlamıştı acaba? Aydın’da, Yunanlılara karşı kahramanca dövüşmüş, büyük oğlu bu mücadelede şehid olan AYŞE HANIM vatan müdafaasına başladığında silahlı eğitim almış mıydı? Erzurumlu Nene Hatun hangi askeri eğitimden geçmişti? Yunanlılara karşı mücadele verilirken kendisinden bilgi alınmak istenmesine şiddetle direndiğinden düşman tarafından Kavakönü Köyü’nde işkence yapılarak öldürülen ve mübarek bedeni fırında yakılan NAZİFE KADIN, söz konusu vatan olduğunda kahraman bir milletin nasıl BEDEL ödeyeceği konusunda yeterli örnek değil midir?
 
 Bedelli askerlikle para ödeyenler de, imkânı olmayıp askere gidenler de bizim evlatlarımızdır. Hepsinin mayası sağlamdır! Vazife düştüğünde seve seve şahadete koşmaya namzettirler!
 
Bu toplum, maaşını ödediği halde kendine tank namlusu çeviren omzu kalabalık askerleri de bilir, Seyit Çavuşları da! Gerisi laf-ı güzafır. Vatan ve millet sevgisi nutuklarla ve palavrayla olmaz. Şu soruya samimi kavli ve fi’li cevapla olur: “Hep beraber dinimiz ve vatanımız için bedel ödemeye hazır mıyız?”
Bu haber 356 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
Kültür Sanat
SGK`dan Özel Şar Hastanesi`ne plaket
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Rize`de sigorta primlerini düzenli olarak ödeyen ilk 10 kurum arasındaki Özel Şar Hastanesi`ni plaketle ödüllendirdi.
Yorum : 0
Rizespor
Golü erken atan maçı da kazanır!
Akhisar`a evinde yenilip şampiyonluğu kaçıran ve Süper Lig umudunu Play Off`a bağlayan Rizespor, Adana`ya konuk oluyor.
Yorum : 0
Eğitim
RTE Üniversitesi Logosu Kaymakamdan
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi logo yarışmasında 1. eserin sahibi kaymakam. İşte dereceye giren eser sahiplerinin isimleri:
Yorum : 0
Eğitim
RTE Üniversitesi Logosunu Seçti
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi logo yarışması sonuçlandı. İşte Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi`nin yeni logosu:
Yorum : 0
Rize Haber
Rize`nin Uygun Yatırım Alanları
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Rize Şubesi tarafından yürütülen Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) doğrudan faaliyet programı kapsamında desteklenen ‘Rize`nin uygun yatırım alanlarının tespiti ve fizibiliteleri projesi` tamamlandı.
Yorum : 0
Magazin
ÇAYKURSPOR`DAN GÜMÜŞHANE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜNE ZİYARET
Çaykurspor Kulübü U 19 kafilesi takım, yönetici ve Antrenörü Rize ve Ordu`da elde etmiş oldukları başarının ardından, bu seferde Türkiye Şampiyonası 2. Kademe statüsü maç karşılaşmaları için Sivas`a giderken, bir ay önce Rize Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürlüğünden, Gümüşhane İl Milli Eğitim Müdürlüğüne atanan Hızır AKTAŞ`ı Gümüşhane`de ziyaret ettiler.
Yorum : 0
Gol kralının buruk sevinci 16 Mayıs 2012 Çarşamba 11:08:00
12 MAÇTAN 24 PUAN ALDI AMA….. 16 Mayıs 2012 Çarşamba 11:06:00
Bulak terapi uyguluyor 16 Mayıs 2012 Çarşamba 11:02:00
Süt vakası bu kez Rize`de 15 Mayıs 2012 Salı 17:25:00
Telekom`dan Rize`ye 12 Milyon TL yatırım yapıldı 15 Mayıs 2012 Salı 15:20:00
GÜNÜN YAZARLARİ
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Eğitim-Bir-Sen`den Faks Eylemi
Eğitim-Bir-Sen Rize Şube Başkanı Seyfettin Afacanlar, öğretmen ve öğretim elemanları olarak ek ödeme mağduriyetlerinin telafi edilmesini beklediklerini söyledi.
Kutan: Demokratikleşme adımı atılıyor
Eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Recai Kutan, 28 Şubat`` soruşturmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu
Erbakan`ın şaşkına çevirdiği sendikacı
"Yüzde 35 zam" talebiyle dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan`ı köşeye sıkıştırmak niyetiyle Başbakan`ın karşısına dikilen sendikacı aldığı cevapla nasıl şok oldu?
`Aslında düştüğü gün bulundu!`
Muhsin Yazıcıoğlu`nun ölümüne ilişkin şok açıklama
FOTO GALERİ
İzlenme 2448
İzlenme 1284
İzlenme 1762
İzlenme 8516
VİDEO GALERİ
İzlenme 1134
İzlenme 1213
UZMAN GÖRÜŞÜ
Rizehaber.Org sadece internet üzerinden yayin yapmaktadir. Tüm Haklari Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Destek: rizedeyiz@hotmail.com | Görsel Tasarım : Rizedeyiz.Com © 2008 | Yazılım : Rizedeyiz Bilgi İşlem