Bekaroğlu Katar borçlanmasını sordu

kategorisinde, 22 Mayıs 2020 Cuma 16:45 tarihinde yayınlandı 183 defa okundu
Bekaroğlu Katar borçlanmasını sordu
Merkez Bankası’nın açıkladığı verilere göre kısa vadeli dış borç stokunun 168,9 milyar USD olduğunu hatırlatan CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, Katar Merkez Bankası ile yapılan swap anlaşmasını gündeme getirerek, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın cevaplaması istemiyle TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi verdi.

 

 

121,6 milyar USD özel sektör ve 47,3 milyar USD kamuya ait olmak üzere Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stokunun 168,9 milyar ABD dolarına ulaştığını kaydeden Bekaroğlu, Türkiye ekonomisinin bu borcu çevirecek kapasitede olduğunu ama yapısal sorunlar yanında iç ve dış konjonktürel olumsuzluklar nedeniyle borçlanma maliyetinin giderek arttığına işaret etti.

Son günlerde ülke gündemini işgal eden swap anlaşmalarının yüksek maliyetli bir borçlanma yöntemi olduğu iddialarını hatırlatan Bekaroğlu, Katar Merkez Bankası ile 17 Ağustos 2018’de yapılan swap anlaşmasının tutarının 5 milyar USD’den 15 milyar USD’ye yükseltilmesine dikkat çekti. Bekaroğlu, TCMB’nin, “İkili para takası (swap) anlaşmasının temel hedefi yerel para birimleri üzerinden gerçekleştirilen ticareti kolaylaştırmak ve iki ülkenin finansal istikrarına destek sağlamaktır.” şeklindeki açıklama ile duyurduğu swap anlaşmasına ilişkin Bakan Albayrak’tan şu sorularına cevap istedi:

  1. Söz konusu swap işleminin vadesi ne kadardır?
  2. Bu işlem sırasında uygulanan faiz oranları nedir?
  3. Dış borç ödemelerinde ABD Doları ihtiyacı olmasına rağmen TL-Riyal swap işleminin yapılmasının nedeni nedir?
  4. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin döviz gelirlerinin korona virüsü salgını nedeniyle düştüğü, bu nedenle dış borç ödemelerini yapabilmek için dış finansman ihtiyacını arttığı dikkate alındığında Katar Riyali cinsinden olsa da bir swap anlaşması yapılması önemlidir. Ancak bu borçlanmanın mevcut ihtiyacı karşılamak açısından yeterli bulunmadığı hususundaki iddialar karşısında ne düşünüyorsunuz?
  5. Katar Riyalinin konvertibilitesinin düşük olduğu ve Türkiye’nin Riyal verip Dolar almasının zor olduğu, bu nedenle bu swap işleminin getirisinin görece az olacağı yönündeki iddialar karşısında ne düşünüyorsunuz?
  6. Türkiye ile Katar arasındaki dış ticaret hacminin sadece 1,6 milyar dolar civarında bulunmasına karşın TCMB açıklamasında, para takası anlaşmasının temel hedeflerinden birinin yerel para birimleri üzerinden yapılan ticareti kolaylaştırmak olarak ifade edilmesini ne ölçüde inandırıcı buluyorsunuz?
  7. Katar’a swap ile verilen TL’nin bu ülke tarafından dolara çevrilmesinin TL üzerinde baskı yaratması olasılığı var mıdır?
  8. Uluslararası Para Fonundan ve ABD Merkez Bankasından dolaylı yöntemlerle kaynak arayışında olduğunuz yönündeki iddialar doğru mudur?
  9. Dış borçlanma faizlerinin yükselişinde olumsuz bir faktör olarak algılanan ülke risk priminin 20 Mayıs 202 itibarıyla 569,94 seviyesine ulaşmasını sadece korona virüs salgınında oluşan ekonomik şartlara mı bağlıyorsunuz?
  10. Merkez Bankasından 2020 yılı içinde önceden kullanılan kâr payı avansı ödemesi ve birikmiş ihtiyat akçesi toplamı olan 40,5 milyar TL’lik tutara rağmen, 2020 yılı Merkezi Yönetim Bütçesinin Nisan 2020 sonu itibarıyla 72,8 milyar TL açık verdiği, faiz harcamalarının 55,296 milyar TL’ye ulaştığı bir dönemde kısa vadeli borçları daha yüksek faizlerle alına borçlarla çevirme stratejisinin ne kadar doğru olduğunu düşünüyorsunuz? Böylesi bir borç stratejisinin sürdürülebilirliği mümkün müdür?
  11. Borç öteleme seçeneği gündeminizde bulunmakta mıdır?
  12. Daha iki gün önce TL’ye koronavirüs nedeniyle getirilen likidite kısıtlamaları nedeniyle artık elverişli koşullarda takas edilemeyeceğinden bahisle Türk Lirası işlemlerini geçici olarak durdurduğunu açıklayan Avrupa merkezli takas şirketleri Euroclear Bank ve Clearstream Banking’in, 20.05.2020 tarihli ve 9031 sayılı Kurul kararı ile; BDDK’nın bankaların yurt dışı ile swap işlemlerinin özkaynaklarının yüzde 0,5’iyle sınırlandırılması uygulamasından bilahare muaf tutulmasının nedeni nedir? Dış kaynaklı spekülatif ataklar karşısında milli ve yerli adım atılması konsepti kapsamında BDDK’nın bu tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?