Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Çernobil Unutulmaz, Unutturulamaz!
26 Nisan 2016 Salı 02:02:00 / Yaşam
Kamuoyunda ‘Çernobil Faciası’ olarak bilinen, Ukrayna’nın Çernobil kentindeki Nükleer Enerji Reaktörünün patlamasıyla, 26 Nisan 1986’da, büyük bir nükleer facia yaşanmış; adına ‘radyasyon’ denen ‘ölüm bulutları’, tüm canlılar ve gelecek nesilleri, doğal yaşamı tehdit ederek, ölümcül sonuçlar doğurmuştu.
Selim DENİZALP Üzülmez` in Hediyesi
Okunma : 123
Yorum : 555
21:46Tepe, Anneannesini Ebediyete Uğurladı00:58İllere Göre Yabancı Nüfus Sayısı Açıklandı. İşte Rize’nin Yabancı Nüfus Sayısı00:54Yeni Emniyet Genel Müdürü Uzunkaya Aslen Rizeli17:06Rize İl Sağlık Müdürü Tepe’nin Acı Günü23:13 Türk Denizciliğinin Babası İyidere Sarayköylü Ziya Kalkavan10:27 Halk fakirleşirken, belli bir kesim de zenginliklerine zenginlik katıyor23:44Katırcı Ailesinin Acı Günü02:33Rize`de Trafik Kazası 2 Ölü, 2 Yaralı10:50Sanatçı Gökhan Birben Ölümden Döndü18:49Rize`de Trafik Kazası 2 Ölü, 3 Yaralı15:49Rize’de Şiddetli Yağış Hasara Yol Açtı15:50Rize`de 17 Yaşındaki Genç Kendini Vurdu18:12Rize`de Trafik Kazası23:47Rize, Nehir İçin Seferber Oldu


 

 

Yani 30 yıl önce bugün, `insan` denen doğal varlık, kendi kendine ölüm kusmuştu!

Dünyanın çeşitli bölgelerinde ve ülkemizde hazırlanan çeşitli bilimsel raporlara göre ‘Çernobil Faciası’nın bu etkileri hala canlı yaşamı olumsuz şekilde etkilemeye devam ediyor!

Çernobil Hala Öldürüyor!

Özellikle Doğu Karadeniz’in hemen her evinde Çernobil’in etkileriyle kanser ölümleri yaşanmaya, çocuklar sakat doğmaya devam ediyor. Ülkemiz insanları, neredeyse gribal hastalıklar gibi kanser hastalıklarıyla mücadeleye devam ederken, Çernobil’i unutabilir ve unutturabilirler mi?

Bu facianın yaşattığı felaket hala insanlarımızın genlerinde ve geleceğiyle oynamaya devam ediyor…

Aradan geçen 30 yılda, yurdumuz insanı ve özellikle de Karadeniz insanı Çernobil’i unutmadı, unutmayacak ve unutturmayacak!..

Bu faciaya karşın insanlarımızı ‘enayi-aptal’ yerine koyan, yaşamı umursamadan, gerçekleri saklayarak, bilim ve hukuku baskı altına almaya çalışan siyasetçiler, kamu yöneticileri ve hatta bilim insanlarını da unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız!         

Yaşanan facia sonrasındaki tüm uyarı ve tepkilere kulak asmayan, gerçek dışı rapor ve açıklamalara imza atarak, bizleri yanılttığını sananları da unutmadık!

İsimleri, söyledikleri, pozları, yalanları ve imzaladıkları sahte raporlar aklımızda ve arşivlerimizde çivi gibi çakılı duruyor…

Bugün de aynı durum yaşanıyor! Bugün de aynı anlayış, aynı kafa, aynı vurdumduymazlık, aymazlık ve pişkinlik devam etmektedir!

Bugün hala Çernobil’in bu etkilerini saklayarak, Çernobil’i aklamak için oluşturulan komisyonlarda, ülkemiz ve bölgemizdeki kanser vakalarındaki artış ve çeşitliliğin, özellikle de ‘psikolojik’ sonuçlara ve farklı etkenlere bağlanması, aynı aldatmacanın devam ettiğinin en açık göstergesidir!

Fukuşima’dan Ders Çıkmaz mı?

Daha 5 yıl öncenin Mart ayında, Fukuşima’da yaşanan benzer bir nükleer facianın etkileri hala insanların üzerinde dolaşırken; Dünyanın birçok ülkesi nükleer projelerden vazgeçerken; ülkemizdeki nükleer tesisleri dayatma konusunda yaşanan gelişmeler, bu vurdumduymazlık, aymazlık ve pişkinliğin en açık göstergesidir.

Bu dayatmacı zihniyet; nükleer konusunda yanlış yaptıklarını, yanıldıklarını kaydederek dünyadan özür dileyen Japon Başbakanı’nın açıklamalarına karşın; nükleer santralleri ‘evdeki tüp gaz’ boyutuna indirgeyerek; Sinop’tan, Mersin’e ve Trakya’ya kadar doğal yaşam alanlarımıza nükleer santral yapmak için direnmekte ve savunmaktadır! Nükleer reklamlarıyla halkı ve kamuoyunu yalanlarına, aldatmacalarına inandırmaya çalışmaktadır.

Erivan’daki Nükleer Tehlike!

Bütün bu yaşananlar, dayatma ve tehlikelerin etkisi, vurdumduymaz tavrı ve saldırganlıkları devam ederken; ülkemiz ve bölgemizin hemen yanı başındaki, Çernobil’in bir benzeri olan Erivan’daki Metsamor Nükleer Santralini de aynı tehlikeli sonuç beklemektedir.

Yıllardır, patlamaya hazır fitili yakılmış-pimi çekilmiş bir bomba gibi hemen ülkemiz ve yaşam alanlarımızın etki sınırlarında bulunan Metsamor Nükleer Santralinde yaşanan sızıntılar, özellikle Doğu Bölgelerimizde etkisini göstermiş ve tehlike boyutunda ölçümler yapılmıştır.

           Yaşam Alanlarımıza Topyekûn Saldırı!

           Bütün yaşananlara karşın bu tehlike göz ardı edilerek, neredeyse hiçbir önlem alınmazken; yaşamın vazgeçilmezi sularımız, derelerimiz, vadilerimiz, doğa ve bütün bunların ayakta tuttuğu, var ettiği yaşam alanlarımız, siyasi iktidarların, yerli ve uluslararası şirketlerin topyekûn saldırılarıyla karşı karşıyadır…

           Başta Doğu Karadeniz olmak üzere, yurdumuzun bütün bölgelerindeki doğal yaşam alanlarına geri dönüşümsüz zararlar vererek, yaşamı tehdit etmekte olan Hidroelektrik Santraller (HES’ler), bizim için Çernobil, Fukuşima ve Metsamor’dan farklı değildir!

Enerji adı altında sürdürülen emperyalist çıkar ve paylaşım hesapları bu kez HES’ler üzerinden yaşamı tehdit etmekte; sularımız, vadilerimiz ve derelerimiz, kısacası tarihi, sosyal ve kültürel değerlerimizi barındırdığımız doğal yaşam alanlarımız rant ve çıkar hesapları ile yağmalanmaktadır.

           Vahşi kapitalizmin doymak bilmeyen kar hırsı için, damarlarımızdaki kan gibi topraklarımıza can veren sularımız, derelerimiz ve vadilerimiz HES projeleriyle katlediliyor…

           HES ve Nükleer santrallerin yanında termik santraller, maden aramaları, taşocakları ve sanayi atıklarıyla doğal yaşam alanlarımız zehirleniyor, ciğerlerimiz gibi koruduğumuz ormanlarımız, alın terimizle üreterek var ettiğimiz meralar ve tarım alanlarımız yağmalanıyor…

Yaşam alanlarımıza dayatılan HES’ler için yargı kararları, halk tepkisi, bilimsel rapor ve uyarılar dikkate alınmıyor, yok sayılıyor.

Yüksek Gerilim Tehlikesi!

           Projelendirme aşamasından, yapım çalışmalarına ve üretim aşamasına kadar verdiği geri dönüşümsüz zararların yanında, üretim aşamasındaki yüksek gerilimli enerji iletim hatları ile de canlı yaşamı olumsuz yönde etkileyen bu projelerin etkileri, Çernobil’in etkilerini aratmayacaktır!

           Yıllardır gündeme getirip, uyarılarımıza karşın, HES’lerdeki ‘yüksek gerilimli’ enerji nakil hatları, üretilen enerjinin ulusal ağa aktarılması için oluşturulacak şalt sahaları ve yüzlerce kilometreyi bulan, yaylalarımızı, tarım alanlarımızı, yaşam alanlarımızı ve hatta kentlerimizi sarmalayacak yüksek gerilim hatları görmezden gelinmektedir!

           Oysaki bu tesisler ve yüksek gerilim hatlarının, Çernobil benzeri kanser vakalarının tetikleyicisi olduğu hazırlanan çeşitli bilimsel raporlarla defalarca ortaya konulmuştur!

Bu projelere imza atanları; geliştirerek türlü aymazlıklar ve sahte raporlarla, bilim dışı gerekçelerle insanlarımıza, yaşam alanlarımıza dayatanları da hiçbir zaman unutmayacağız!

Mücadeleye Devam…

Sözde enerji açığı bahaneleriyle geliştirilen bu tür rant projeleriyle ülkemizin tüm akarsuları, yeraltı ve yerüstü varlıkları sermayenin, vahşi kapitalizmin hizmetine sunuluyor.

           Siyasi iktidar, süreci hızlandırmak için bütün hukuksuzluklar ve yasa tanımazlıkların yanında yasaları değiştiriyor, yöre halkı ve şirketler arasında devam eden mücadelede şirketlerin yanında saf tutup, halka sırtını dönüyor. Köylülerimize biber gazı, cop ve tazyikli sularla saldırılıp, ‘bir avuç çapulcu’, ‘vatan sevmez’ ve ‘terörist’ yaftalamalarıyla suçlanıyor!

           Bu zor koşullar altında bile su, toprak ve yaşam mücadelesi veren yaşam savunucuları ve köylüler teslim olmuyor. Her gün daha da güçlü bir şekilde yan yana geliyor, örgütleniyor, mücadele ediyor.

           Ülkemizde yeni Çernobiller ve Fukuşimalar yaşanmaması; Erivan’daki, yanı başımızdaki tehlikeye bir kez daha dikkat çekerek derelerimizin, vadilerimizin, sularımızın emperyalist çıkar ve paylaşım hesaplarına alet edilmemesi, suyun ticarileştirilmemesi için yurt genelindeki bütün bileşenlerimizle birlikte mücadelemizi yılmadan, dayanışma ve bütünlük içerisinde sürdürmekte kararlıyız.

           Bu mücadelede aynı dili konuşarak, aynı söylemlerle paydaş mücadele verdiğimiz bütün oluşum ve topluluklarla omuz omuza olmaya devam edeceğiz!

           Yurtsuzlaştırılıyoruz!

           HES projeleriyle, termik santrallerle, güvenlik amaçlı sınır barajlarıyla, nükleer santrallerle, maden aramaları ve taşocaklarıyla; elektrik, mera, kıyı ve orman kanunlarıyla, yeşilimizi katledecek aslında ‘Yeşil Yok’ olan ama adına ‘Yeşil Yol’ denilen çeşitli projelerle insanca yaşam hakkımız elimizden alınarak, hayatlarımız sermaye sahiplerinin insafına teslim ediliyor. Atalarımızın, dedelerimizin yüzyıllardır koruyup kolladığı, bizlere gelecek nesillere aktarmak üzere emanet ettiği yaşam alanlarımızdan göçe zorlanarak yurtsuzlaştırılıyoruz…

           Gıdalarımızın genleriyle oynadıkları gibi doğal yaşam alanlarımız, vadilerimiz, yaylalarımız, derelerimiz ve yaşamlarımızın; yasaların, hukuk ve demokrasinin de genleriyle oynayarak vahşi kapitalizmin tüketime endeksli rant hesaplarına zemin hazırlıyorlar!

           Ve biz, bütün bunların karşısında bilime dayalı, akılcı ve insancıl yaşam hakkımız olarak, doğal yaşam alanlarımıza verilmek istenen geri dönüşümsüz zararları önlemek için HES projeleri başta olmak üzere bütün bu projelere karşı demokratik ve hukuksal mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

            Çernobil’in etkilerini halktan saklayan, aynı Çernobil’de olduğu gibi dayatmacı bir zihniyetle HES’leri üzerimize salan siyasileri, kamu görevlilerini, bürokrat ve sözde bilim adamlarını kınıyor ve protesto ediyoruz.

            Çernobil’in etkileri ve Fukuşima’da yaşanan facialar sonucunda yaşamlarını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, hastalıkla mücadele edenlere de acil şifalar dilerken; Metsamor Nükleer Santraline bir kez daha dikkat çekiyor; Mersin’de, Akkuyu ve Sinop’ta nükleer tesislere karşı mücadele eden köylüler ve dostlarımızla birlikte dayanışma içerisinde olacağımızı bir kez daha kamuoyuna deklere ediyoruz!

Bu haber 709 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
Rize Haber
Çayeli Belediye Başkanı Dr. Atilla Esmen’den Kurban Bayramı Mesajı
Çayeli Belediye Başkanı Dr. Atilla Esmen, Kurban Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınlayarak “Tüm Çayelili hemşerilerimizin ve İslam aleminin Kurban Bayramı mübarek olsun." dedi.
Yorum : 0
Rizespor
Gol Attığım İçin Çok Mutluyum
Akhisar karşısında süper ligde ilk golunu kaydeden Muriç, gollerinin devam edeceğini söyledi
Yorum : 0
Rizespor
Puan Almak Sevindirici
Deplasmanda süper ligde ilk puanını kazanan Çaykur Rizespor’ da Teknik Direktör İbrahim Üzülmez, alınan bir puanın memnun edici olduğunu söyledi
Yorum : 0
Rize Haber
Anzer’den Propolis Atağı
Dünyaca ünlü Anzer Balı`nın üretildiği Anzer Yaylası`nda arıcıların üretimine başladığı Anzer Propolisi`nin kilogramı 3 bin liradan satılıyor
Yorum : 0
Rize Haber
İnşaat Mühendisi Kabil: Tüm köprüler incelenmeli
DOĞU Karadeniz Bölgesi`nde aşırı yağışlar sonrası yaşanan afetlerle ilgili değerlendirme yapan İnşaat Mühendisi Ahmet Kabil, felaketleri doğuran en önemli hususun akarsu taşkın sınırları içinde yapılan müdahaleler olduğunu belirterek “Bölgede tüm köprüler teknik incelemeden geçirilmelidir” dedi.
Yorum : 0
Rizespor
Çaykur Rize Akhisar`da da Çok Bonkör
Çaykur Rizespor, 1-0 öne geçtiği Akhisar deplasmanında rakibin 10 kişi kalmasına rağmen galibiyeti koruyamadı ve sahadan 1-1 beraberlikle ayrıldı.
Yorum : 0
Ardeşen Belediyesi`nden ABD ve İsrail Mallarına Boykot 18 Ağustos 2018 Cumartesi 20:29:00
Ligde İlk Puanımızı almak istiyoruz 18 Ağustos 2018 Cumartesi 14:04:00
Rize Genç MÜSİAD “Bu Yaz Camideyiz” Projesi İle Geleceğin Erdemli Nesillerini Yetiştiriyor 18 Ağustos 2018 Cumartesi 14:02:00
ROMED’DEN Yıl Sonu Sergisi 18 Ağustos 2018 Cumartesi 11:11:00
Uros ve Riberio Bitiyor 18 Ağustos 2018 Cumartesi 11:09:00
GÜNÜN YAZARLARİ
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
 Stratejik Denklem
Stratejik Denklem Dünya, birinci ve ikinci dünya savaşı öncesindeki gibi yeni ekonomik ve askeri dengeler ve denklemler oluşumuna doğru hızla yol almaktadır. BRICS Zirvesi bu bakımdan oldukça onemlidir.
Strateji Derneği Başkanı  Şener MENGENE `den Basına Kutlama
STRATEJİ DERNEĞİ GENEL BAŞKANI , “ZAMAN MEFHUMU OLMAKSIZIN ÇALIŞAN BASIN MENSUPLARIMIZIN BASIN BAYRAMINI KUTLUYORUM”
 Çaykur` un Atölyeden 46 Fabrikaya Uzanan Üretim Yolculuğu
ÇAYKUR, ilk çay fabrikası olan Merkez Çay Fabrikası`nın kurulduğu 1947`den bugüne geçen süreçte fabrika sayısını 46`ya çıkardı
 `Liman sahasında futbol sahası kente ihanettir`
Rize Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi ve Riport Yönetim Kurulu Başkanı Asım Çillioğlu, Rize Limanı`nın genişleme sahasında yapılması planlanan futbol sahasının kente ihanet olduğunu söyledi.
FOTO GALERİ
İzlenme 3498
İzlenme 8144
İzlenme 5814
İzlenme 6565
VİDEO GALERİ
İzlenme 5450
İzlenme 5668
UZMAN GÖRÜŞÜ
Rizehaber.Org sadece internet üzerinden yayin yapmaktadir. Tüm Haklari Sakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım : Rizedeyiz.Com © 2008 | Yazılım : Rizedeyiz Bilgi İşlem - Rize Toplu Mesaj - Ajans53 Sigorta - Rize Kız Öğrenci Yurdu