Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Lozan, Hilafet ve Osmanlı Saltanatı (1)
04 Ağustos 2014 Pazartesi 20:47:00 / Yurttan Haberler
Seneler sonra o dönemin başbakanı Rauf Orbay Feridun Kandemir’e konu ile ilgili olarak şunları anlatır; “…İsmet Paşa, anlaşıldığına göre, Lozan’da, İngilizlerle bir nevi gizli arabuluculuk rolü oynayan İstanbul Hahambaşısı Hayim Naum Efendi’nin telkinleriyle hilafetin ne şekilde olursa olsun Türkeye’de devamına müsaade edilmeyip, en kısa zamanda mutlaka kaldırılacağı fikrini tamamiyle benimsemiş bulunuyordu…”
00:12Ülkem Adına Çok Önemliydi02:13Hollanda Seçimlerinde Türklerin Partisi DENK 3 Milletvekili Çıkardı20:08 SANKO’ dan yatırım seferberliği17:47Cumhurbaşkanı Erdoğan Açıkladı. Rize Büyükşehir Oluyor00:11Şehit Kürşat İnan`ın Babaevinde Üzüntü Hakim15:41 Abdullah Gül`den Türk- Rus İlişkilerinin Düzeltilmesi Çağrısı17:03Türkiye`deki 19 Şehre Gitmeyin23:59Reza Zarrab Etrafındakileri Yakacak16:45Rizeli Kaymakamın Kararlılığı Teröristleri İlçeye Sokturmuyor01:01 Rizeli Kaymakam Cevabı Yapıştırdı01:51 Çözüm Süreci Biran Önce Başlamalıdır02:16 Mutlu Putin ile Dalga Geçti00:06 Üç Rizeli Genç Barış Yürüyüşünde09:51 PKK’nın ‘çıkılmaz’ dediği tepelere çıktılar


 

Lozan’da günler sonuçsuz toplantı ve görüşmelerin yapıldığı bir kısır döngü içerisinde sürüp geçiyordu. Bu günlerde Türk Delegasyonu Başkanı İsmet Paşa boş durmuyor, Avrupa merkezli muhtelif gazetelere beyanat veriyordu. İsmet Paşa, toplantının içeriği ile ilgili olarak muhtelif görüşmeler yapmak, komisyon başkanları heyet üyeleri ile birebir kararlar almak ve gazetecilere beyanatlar vermekle uğraştığı günlerde Ankara TBMM’de de çok yoğun gündem maddeleri, en yoğun biçimde konuşulmaktaydı. Bunlardan biri de TBMM üyelerinin adına bağlılık yeminleri ederek milletvekili oldukları “Hilafet Makamı’nın kaldırılması konusudur. Saltanat zaten oy birliği ile kaldırılmış sıra Halifelik makamına gelmişti. Milletvekilleri içinde halifeliğin kaldırılması konusunun ateşli taraftarları olmakla beraber şiddetle karşısında duranlar da vardı.

Lozan 24 Temmuz 1923’te imzalanmış ve heyet derhal Türkiye’ye dönmüştü. İnönü tarafından imzalanan ve kabul edilen Lozan Barış Antlaşması metninin mevcut milletvekilleri ile meclisten onay alarak geçemeyeceği anlaşılınca erken ve hazırlıksız bir erken seçim yapılır ve meclisin tamamına yakını değiştirilir ve, Lozan’a evet diyecek olan milletvekilleri ile meclis doldurulur. İşte bu ikinci meclis vekillerinin bulunduğu mecliste 3 Mart 1924’de, yapılan hilafetin kaldırılması ve Osmanlı Hanedanı’nın yurtdışına sürülmesi ile ilgili kanun maddesi görüşülmüş ve meclisten geçmişti. O gün Halifeliğin kaldırılması ve hanedanın sürgüne gönderilmesi ile ilgili en sert ve radikal konuşmalardan biri de Lozan’daki baş temsilcimiz İsmet Paşa’ya aitti. İşte 3 Mart 1924 günü Halifenin ve Halifeliğin kaldırılması ile ilgili ateşli beyanatlar verecek olan İnönü, bu oylamadan sadece bir buçuk sene önce, 1922’nin sonlarında kendisi ile ropörtaj yapmak isteyen ‘Muslim Standart Gazetesi’nin Müdürü Seyyid Abdül Kayyum Malik ile bir görüşme yapmıştır. Bu görüşmede bütün dünyaya duyurulması isteği şu beyanat da bulunur;

“…Türk Milleti İslamiyetin kolu ve kılıcıdır. Türkiye Anayasası, Hilafetin yani hür ve müstakil bir İslam Devleti’nin menfaatlerini yürütmeye çalışacak ellere, bütün müdafa kudretini vereceğini söylüyor. Bu halde hilafeti desteksiz bırakamayız. Türkiye hilafeti tutuyor ve tutacaktır. Hilafet makamı yüce Türk Milleti’ne emanettir. Türk Milleti hür ve müstakildir. Bunun için hilafete her türlü taarruz da masundur. Hilaf makamı da bizde emindir güvence altındadır.

Kanımızın son damlasına kadar hilafeti tutup yaşatacağız. İşte Türk milletinin kararı budur. Hilafet bugün dahi Müslümanlar arasında bir anlaşma ve yardımlaşma kaynağıdır. Yeryüzündeki din kardeşlerimizin bu sözlerimi dikkatle okumasını istiyorum. Zor günlerimizde onların devamlı dua ve yardımlarını beklemekte olduğumuzu düşünerek bizi haklı görmelerini bekleriz…”

Zaman nelere kâdir değil mi?. Hilafet konusunda 1922 de böyle ateşli savunuculuk yaparak konuşan İsmet Paşa’ya ne oldu ki, hilafeti korumak için kullandığı ateşini 3 Mart 1924’de hilafeti kaldırmak için kullandı.? Bu denli fikir değişimi, hangi mantık yapısı ve hangi sebeplerle izah edilebilir acaba?

İsmet İnönü’nün Lozan’da gizli kapılar ardında Hahambaşı Hayim Naum’un da

katıldığı baş başa gerçekleştirilen toplantılarda birilerine acaba hilafetle ilgili sözler mi verdi? Nitekim seneler sonra o dönemin başbakanı Rauf Orbay Feridun Kandemir’e konu ile ilgili olarak şunları anlatır;

“…İsmet Paşa, anlaşıldığına göre, Lozan’da, İngilizlerle bir nevi gizli arabuluculuk rolü oynayan istanbul Hahambaşısı Hayim Naum Efendi’nin telkinleriyle hilafetin ne şekilde olursa olsun Türkeye’de devamına müsaade edilmeyip, en kısa zamanda mutlaka kaldırılacağı fikrini tamamiyle benimsemiş bulunuyordu…”

Kendisi ile yapılan tüm gazete ropörtajlarında kendisinin, ekibinin ve onları oraya gönderen TBMM üyelerinin her birinin ateşli birer hilafet hayranı ve fedaisi olduğunu söyleyen dolayısıyla bu şekilde İslam dünyasına çiçekler sunan İsmet İnönü Lozan’dan sanra ani bir değişikliğine maruz kalmış ve Türkiye’ye gelir gelmez kelimenin tam manası ile hilafet ve hanedan düşmanı kesilivermişti bu değişimi ve söylemlerdeki keskin çarkın sebebi zamanla anlaşıldı. Lozan’dan geldikten seneler sonra İsmet Paşa, hilafetin kaldırılması konusunda Abdi İpekçi’yle yaptığı mülakatta şunları söyler;

“…Büyük zaferden ve Lozan Barış Konferansı’na çağrılmamızdan sonra Mustafa Kemal Saltanatın kaldırılmasının ve eski arkadaşlarının bu konudaki düşüncelerini şöyle açıkladı; Rauf  Bey, meclisteki odama gelerek benimle mühim bazı hususata dair görüşmek istediğini ve akşam, Keçiören’de Refet Paşa’nın evine gidersem daha güzel konuşabileceğimizi söyledi. Rauf Bey’in teklifini kabul ettim. Fuat Paşa’nın da hazır bulunmasına rızamın olup olmadığını sordu. Onu da münasip gördüm. Refet Paşa’nın evinde dört kişi toplandık. Rauf Bey’den dinlediklerimin özeti şuydu; meclis, saltanat makamının ve belki hilafetin ortadan kaldırılmak nokta-i nazarının takip edildiği endişesi ile üzüntülüdür. Sizden ve sizin gelecekte alacağınız kararlardan şüphe etmektedir. Binaenaleyh, meclisi ve dolayısıyla efkar-ı umumiyeyi, milleti tatmin etmemiz gerektiğine inanmaktayım.  Rauf Bey’den saltanat ve hilafet hakkındaki kanaat ve düşüncesinin ne olduğunu sordum. Verdiği cevapta şöyle dedi; ben dedi, saltanat makamına ve hilafete vicdanen ve fikren bağlıyım. Çünkü benim babam padişahın ekmeği ile yetişmiş Osmanlının büyük adamlarından olmuştur. Benim de kanımda o nimetin zerreleri vardır. Ben nankör değilim ve olamam. Padişaha sadakat borcum vardır. Halifeye bağlılığım ise terbiyem icabıdır. Bunlardan başka genel görüşlerimde vardır. Biz de genel durumu takip etmek güçtür. Bunu ancak herkesin erişemeyeceği kadar yüksek görülmeye alışılmış bir makam temin edebilir. O da saltanat ve hilafet makamıdır. Bu makamı lav etmek, onun yerine başka bir mahiyette bir bağlılık makamı ikame etmeye çalışmak felaket ve hüsrana uğrayacaktır, asla caiz olamaz. Rauf Bey’den sonra karşımda oturan Refet Bey’e fikrini sordum cevabı şuydu; tamamen Rauf Bey’in fikir ve açıklamalarına katılıyorum. Filhakika, bizde padişahlık ve halifelikten başka bir idare şekli mevzubahis olamaz. 

Mustafa Kemal Paşa’nın Keçiören’de Refet Paşa’nın evinde eski dostlarıyla yaptığı ve İsmet İnönü’nün şahitliği ile öğrendiğimiz bu konuşmadan çok kısa bir süre önce bu sefer Rauf Orbay’ın evinde aynı konuda fakat bu sefer çok farklı bir konuşma yaptığını ve ardından bu konuşmayı mektuba çevirdiğini dönemin Başbakanı Rauf Orbay’ın hatıralarından öğreniyoruz. Erzurumda, Muhafaza-i Mukaddesat Grubu Başkanı Kadı Raif Efendi’ye verilmek üzere Kâzım Karabekir Paşa’ya yazmış olduğu mektupta Hilafet ve Halifelik konusunda şöyle diyor Mustafa Kemal Paşa;

“…Devletin başında bir sultan ve bir halife bulunacaktır…”

 Erzurum’a, Kâzım Karabekir Paşa gibi çok özel bir kurye ile gönderilen mektupta Mustafa Kemal Paşa, bölge eşrafının büyüklerinden birine gönderdiği mektupta bu cümleyi kullandı. Ancak bir süre Saltanat ve hilafet asla kaldırılmayacaktır bilakis kıyamete kadar Türk Milleti’nin emaneti olarak içimizde yaşayacaktır diyen Mustafa Kemal Paşa’nın emir ve sert ikazları neticesinde önce saltanat, ve hemen onun ardından halifelik kaldırılmıştır.

Bir de hadisenin evrak ve belgelere yansımamış hatıralarda kalmış çok özel bir boyutu vardır. İngiliz heyetinin başkanı Lord Curzon, birgün Lozan’da İsmet Paşa’nın müşaviri sıfatına haiz bulunan (İstanbul Hahambaşısı) Hayim Naum Efendi’yi yanına çağırarak daha evvel kendisine verilen taahhütlere uygun olarak Türkiye’de hilafetin kaldırılmadığı takdirde barışın gerçekleşemeyeceğini söylemiştir. Esasen bu mesele ile öteden beri meşgul bulunan Hayim Naum Efendi, İsmet Paşa ile Lord Curzon arasında bu mesele etrafındaki haberleri getirip götürmek suretiyle ciddi bir gayret sarfetmişti.

Türk heyetin başkanı İsmet İnönü, tek başına “hilafeti kaldırma” sözü verecek mevkide değildi. Hatta o günlerde Ankara TBMM’de hilafet lehine bir hava doğmuştu. Bizzat Mustafa Kemal Paşa hilafeti methediyordu. Mesela, Lord Curzon’un tam Lozan’ı terk ettiği gün, Mustafa Kemal Paşa Türk milletinin hilafetin ve halifeliğin yılmaz bekçisi ve hilafeti korumak uğrunda gerekirse canlarını vereceklerini ifade ettiği meşhur ‘Balıkesir Hutbesi’ni okumuştu. Bu yüzden İnönü, İngiliz yetkililerden aldığı talimat doğrultusunda kendisine gelen Haham Hayim Naum’a bu konuda beklediği olumlu bir cevap veremedi.

İsmet Paşa ile bu işi bitiremeyen Hahambaşı hemen atlayıp Türkiye’ye dönüyor. O esnada İzmir İktisat Kongresi’nde bulunan Mustafa Kemal Paşa ile görüşüyor.  Burada bir iddiaya göre Hayim Naum’a bir de yazılı “taahhüt” veriliyor. 

     DİPNOT

Hüseyin Avni Çavdaroğlu, Lozan., s. 70 

 Feridun  Kandemir, Hatıraları ve Söyleyemedikleriyle Rauf Bey, s. 9

 Abdi İpekçi, İnönü ., s. 49-50,  Atatürk, Nutuk, s.683-684 

  Ali İhsan Sabis, Harp Hatıralarım, Cild 5, s. 358

Feridun Kandemir, Hatıraları ve Söylemedikleri ile Rauf Orbay, s.96-97.

Bu haber 1063 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
Rizespor
Düelloyu Rizespor Kazandı 4-3
Çaykur Rizespor, Milli aradan sonra da hız kesmedi ve İzmir deplasmanında Altınordu`yu gole doyurdu.
Yorum : 0
Rize Haber
Senoz Vadisi`nde Hes`e `Çed Gerekli Değildir` Kararı Verildi
RİZE`nin Çayeli İlçesi Senoz Vadisi`nde yapımı planlanan Sesli Hidroelektrik Santral (HES) projesi için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü `Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) gerekli değildir` kararı verdi.
Yorum : 0
Spor
Pazarspor Darıca`yı Ağırlıyor
Bu sezon güçlü bir kadro kuran ve şampiyonluk parolasıyla başladığı lige ilk hafta deplasman galibiyetiyle merhaba diyen Pazarspor, sahasındaki ilk maçta Darıca Gençlerbirliği ile karşılaşacak.
Yorum : 0
Rizespor
RİZESPOR`DA YENİ YÖNETİM NETLEŞMEYE BAŞLADI
Başkan Kemal Yardımcı, 17 Eylül’ de yapılacak olağan üstü kongrelerde yeni yönetimde yer alacak isimleri netleştirmeye başladı. Yardımcı, “Yönetimde görev alacak herkesin önceliği Rizespor olacak” dedi
Yorum : 0
Rize Haber
Rize`de İş Makinesi Uçuruma Yuvarlandı 2 Yaralı
Rize’nin Güneysu ilçesinde doğalgaz borusu döşemesi için çalışma yapan araç uçuruma yuvarlandı. Kazada 2 kişi yaralandı.
Yorum : 0
Ekonomi
2 Kilo Ağırlığında Turp Şaşırttı
Rize`nin Çamlıhemşin ilçesinde bir vatandaş, bahçesinde 2 kilo ağırlığında turp yetiştirdi.
Yorum : 0
Çaykur Rizespor Muhammet`i Pazarspor`a Kiraladı 09 Eylül 2017 Cumartesi 19:50:00
Ramos Sakatlandı Miloseviç`i Aldık 09 Eylül 2017 Cumartesi 19:48:00
Yeşil Yol Projesiyle Karadeniz Yaylaları Ayder`den Katbekat Rezil Olur 08 Eylül 2017 Cuma 23:38:00
Çaykur Rizespor, Beşiktaş`tan Milosevic`i kiraladı! 08 Eylül 2017 Cuma 23:31:00
Ziraat Türkiye Kupası Kuraları Çekildi. İşte Rizespor ve Pazarpor`un Rakipleri 08 Eylül 2017 Cuma 23:29:00
GÜNÜN YAZARLARİ
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
 Istanbul`a Ocaklı Başkan
Ülkü Ocaklarından yetişen Okan Ertorun MHP İstanbul il başkanlığına aday oldu
Hollanda Seçimlerinde Türklerin Partisi DENK 3 Milletvekili Çıkardı
Hollanda`da yapılan seçimlerde, İşçi Partisi`nden ihraç edilen Türklerin kurduğu DENK partisi, 3 milletvekilliği elde ederek seçimin asıl kazananı oldu. Türkleri ihraç edilen parti ise sandıkta büyük hüsran yaşadı.
Yeni Ford Kuga İle Harekete Geç
Yeni Ford Kuga, gelişmiş teknolojik özellikleri, etkileyici sürüş dinamikleri ve küçük hacimli 1.5 lt dizel motora eşlik eden manuel ve otomatik şanzıman seçenekleri ile Türkiye’de satışa sunuluyor.
 -1982 Anayasasına verilen “evet” ile bu günkü “evet” arasında siyah ile beyaz arasındaki fark gibi fark var
-Geçtiğimiz günlerde MÜSİAD Rize şube Başkanlığına seçilen Recep Taylan ilk röportajını gazetemize verdi. Taylan, Rize için ve Rize’nin sorunları için kolektif bir çalışma ile bütün kurumlarla ortaklaşa bir çalışma yapacağını ifade etti.
FOTO GALERİ
İzlenme 3208
İzlenme 7885
İzlenme 5566
İzlenme 6323
VİDEO GALERİ
İzlenme 5155
İzlenme 5405
UZMAN GÖRÜŞÜ
Rizehaber.Org sadece internet üzerinden yayin yapmaktadir. Tüm Haklari Sakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım : Rizedeyiz.Com © 2008 | Yazılım : Rizedeyiz Bilgi İşlem - Rize Toplu Mesaj - Ajans53 Sigorta - Rize Kız Öğrenci Yurdu