Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Milli Davamız, Vatan Toprağımız Kıbrıs’a Sahip Çıkalım
13 Ocak 2017 Cuma 01:04:00 / Siyaset
Erbakan Vakfı Rize Şuba Başkanı Mehmet Akif Zerdeci dün Cenevre’de garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin de katılacağı beşli bir Kıbrıs konferansı düzenlendiğini ifade ederek, “Bu toplantı millet olarak Kıbrıs davamız ve Kıbrıs`ın bir Müslüman toprağı olması konusunda son derece kritik bir dönüm noktasıdır” dedi.
13:14Rize CHP’de Aday İstifası18:46 MHP Fener Mahallesinde Partililerle Buluştu18:17Rize Milletvekili Adaylarıyla Buluşuyor18:12Mhp Milletvekili Adayları Ziyaretlerini Sürdürüyor13:57 İyi Parti Gençlik ve Kadın harekatıdır02:25HÜDA PAR’ın Rize Milletvekili Adayları00:59Arakan’da Yaşanan Katliamı Lanetliyoruz19:32AK Parti Güneysu’da Mehmet Akif Karslı Güven Tazeledi10:48Yeni Ekmek Fiyatı Vatandaşa Zulümdür23:01Ak Parti Rize`de Merkez İlçe Adayı da Başkanı da Değişiyor00:45CHP Rize İl Başkanı Rakıcı`dan, `Baskıcı ve Zorba Rejim` Vurgusu16:43Ovit Tüneli Dünyanın En Uzun Çift Tüp Üçüncü Tüneli01:07Erdoğan’dan Karavin Ailesine Taziye Ziyareti02:15Cumhurbaşkanı Erdoğan Rize`de Markete Girdi, Alışveriş Yaptı

 

Zerdeci açıklamasında, “Kıbrıs’ta soydaşlarımızı yok etmeye yönelik katliamlar sonucu Türk Silahlı Kuvvetleri’nin uluslararası anlaşmalardan doğan yetkiye dayanarak gerçekleştirmiş olduğu 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonucunda adada huzur ve sükûn temin edilmiştir. 1974`den günümüze kadar geçen sürede adada bir kişinin bile burnu kanamamıştır.Bugün ise ENOSİS’in önündeki tek engel Türkiye’nin garantörlüğündeki bağımsız KKTC’nin varlığı olduğundan, Kıbrıs adasında Rumların ENOSİS emeline ulaşabilmek için, KKTC´nin ortadan kaldırılması operasyonu hızla devam etmektedir. Eğer ki, Girit’te yaşanan süreçten, Girit`i nasıl kaybettiğimizden ders çıkarmazsak, Kıbrıs davasının da benzer bir sonla nihayetleneceği gayet aşikardır. Bunun gerçekleşebilmesi için Rumlar, Türkiye’nin garantörlük hakkına son verilmesini istemektedirler. Rumların ikinci taktiği ise, Türkiye garantörlüğünün sadece Türk tarafıyla ve belirli bir süreyle sınırlı olmasıdır. Bilindiği üzere 1963’te yaşanan kanlı olaylardan sonra, 1964 yılında adaya gelen BM Barış Gücü askerleri (UNEICYP) adada zulme uğrayan Türkler`i koruyacaklarına Rumların ada üzerindeki hâkimiyetlerini yayma faaliyetlerine yardımcı olmuş, böylece Kıbrıs’ın bir Türk-Rum meselesi olmaktan çok BM’nin bir meselesi olduğu noktasına gelinmek istenmiştir. Kıbrıs Rum Kesimi’nin AB’ye alınmasından sonra ise, konunun AB’nin sorunu olduğu dile getirilmeye başlanmıştır. Bütün bunlardan maksat ise, Kıbrıs Türkü’nün en büyük güvencesi olan Türkiye’nin garantörlük hakkının ortadan kaldırılarak, Türkiye`nin devre dışı bırakılmasıdır” dedi.

Zerdeci, “Bugün Kıbrıslı Rumlar, AB yetkilileri ve Yunanistan, bağımsız KKTC`yi ortadan kaldırmak, Türk varlığını Kıbrıs’tan tamamen çıkarmak için yoğun çaba harcamaktadır. Adada İngiltere’nin egemenliği altındaki Dikelya ve Agratur üsleri, İngiltere ile birlikte ABD tarafından da kullanılmaktadır. Fransa da 2006’dan itibaren Kıbrıs Rum kesimindeki askeri üsleri kullanmaktadır. Ayrıca, Kıbrıs Rum kesimi ile Yunanistan’ın yapmış olduğu anlaşmalar sonucu, Yunanistan da adayı askeri anlamda kullanabilmektedir. Bu şartlar altında Kıbrıs Türk tarafından adadaki Türk askerlerinin geri çekilmesini istemek ve bunun için AB tarafından dayatmalarda bulunmak, aynen Girit’te olduğu gibi “ENOSİS”İ gerçekleştirme amacına yönelik taviz koparmaya çalışmaktan başka bir şey değildir. Kıbrıs’ta ENOSİS önündeki tek engel 1974 Barış Harekâtı sonucu kurulan KKTC’nin varlığıdır. AB ve Rumlar tarafından bu engel ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. Bunun için en yüksek sesle ifade ediyoruz ki, dış güçlerin ve Rumların bu oyunlarına gelmeyelim, Girit’i masa başında kaybettik, Kıbrıs’ı da aynı şekilde masa başında kaybetmeyelim. Cenevre Konferansı’nda müzakere edilen şartların kabul edilmesi durumunda, Kıbrıs Türklerinin adadaki toprak miktarı yüzde 36,2’den yüzde 28,5’e indiriliyor. Bunun sonucu olarak doksan bin civarında Rum Türk tarafından aldıkları bu topraklara yerleşecek ve burada yaşayan Türkler göçe zorlanacaktır.

Ayrıca "Federal Kıbrıs Cumhuriyeti" olarak kurulması planlanan yeni devlette Türkler Rum-Türk nüfus oranı bakımından uluslararası hukuk kuralları uyarınca "azınlık" statüsünde olacaklardır. Bu durum açıkça göstermektedir ki AB ve Rum tarafının istediği; adayı bir Rum devlet başkanının yönetiminde, Rumların hâkim olduğu hükümetle bir Rum adası haline getirmek, pek çok hakları ve kazanımları elinden alınmış Türk "azınlığı" ise zaman içerisinde tamamen eritip asimile etmektir. Bu arada KKTC’nin en stratejik bölgesi sayılan Dipkarpaz’da, oluşturulmak istenen Federal Hükümet (aslında bu bir Rum Hükümeti olacaktır) yönetiminde bir Rum özel bölgesinin kurulması amaçlanmaktadır. Özellikle Dip Karpaz bölgesinin istenmesinin “burada Türkiye’ye karşı stratejik bir üs kurmak ve Türkiye`nin bu bölge açıklarında doğalgaz arama faaliyetlerinin önünü kesmek olduğu” ifade edilmektedir. KKTC’nin toprak bütünlüğü, bağımsızlığı, adadaki Türk askeri varlığı ve Türkiye’nin garantörlüğünün ortadan kaldırılmasına yönelik girişimler, adanın stratejik ve jeopolitik konumundan Türklerin faydalanmasının ve Türkler`in adada egemenlik hakkına sahip olmasının hiçbir uluslararası güç tarafından istenmemesinden kaynaklanmaktadır.Kıbrıs bizlere şehitlerimizin, 1974 Barış Harekatı`nın emrini veren Erbakan Hocamız`ın emanetidir. Maraş`ı, Dipkarpaz`ı veya herhangi bir KKTC toprağını Rumlara vermekle, Sivas`ı, Mardin`i, Urfa`yı, Adana`yı vermek arasında bir fark yoktur ve böyle bir adım asla kabul edilemez. Adadaki Türk askeri varlığının bir asker dahi eksiltilmesi asla kabul edilemez. TC Devleti`nin garantörlük hakkından asla feragat edilemez. Adada çözüm 1974 Kıbrıs Harekatı`yla zaten sağlanmıştır. Sonuç olarak Kıbrıs, her türlü şahsi ve siyasi hesapların üstünde olup, sorunun çözümü AB normları temelinde Rum yönetimi altında Rumlarla birleşmekle, Rum Devleti içerisinde bir azınlık haline gelmekle değil, adada Türklerin 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı’yla yeniden elde ettikleri haklarının, kazanımlarının aynen korunmasıyla mümkün olabilecektir” dedi.

 

Bu haber 496 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
Sağlık
Akademik Kadroyu Aldı Doktor Eşiyle İstifa Edip Gitti
Rize’de yılın doktoru ödülünü alan ve eşiyle beraber akademisyen kadroya geçen Tıbbi Onkoloji Dr. Öğretim Üyesi Serkan Akın ile eşi Dr. Öğretim Üyesi Şafak Akın, istifa ederek Rize’deki görevlerinden ayrıldı.
Yorum : 0
Siyaset
Rize CHP’de Aday İstifası
24 Haziran da yapılacak genel seçimlerde CHP Rize İl teşkilatının istediği adayı Genel merkez kabul etmeyince il başkanı Mesut Rakıcı Genel merkeze istifasını sundu
Yorum : 0
Siyaset
MHP Fener Mahallesinde Partililerle Buluştu
24 Haziranda yapılacak seçimler için çalışmalarını sürdüren MHP Rize milletvekili adayları Fener ve Boğaz Mahalle sakinleri ile iftar yemeğinde bir araya geldiler
Yorum : 0
Siyaset
Rize Milletvekili Adaylarıyla Buluşuyor
AK Parti Rize İl Başkan Vekil Ali Haydar Er, AK Parti Rize 27. Dönem milletvekili aday tanıtım programının 26 Mayıs`ta yapılacağını açıkladı.
Yorum : 0
Magazin
Gürcü Çay İşçileri Çay Toplamayı Eğlenceye Dönüştürdü
Doğu Karadeniz Bölgesi`nde çay hasat sezonunda çalışmak üzere Gürcistan`dan bölgeye gelen Gürcü çay işçileri çay toplamayı kendileri için adeta bir eğlenceye dönüştürdü.
Yorum : 0
Siyaset
Mhp Milletvekili Adayları Ziyaretlerini Sürdürüyor
Milleyetçi hareket Partisi (MHP) Milletvekili adayları seçim çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Milletvekili adayları il teşkilatı ile birlikte Çayeli`nde seçim çalışmalarını sürdürdü.
Yorum : 0
Çaykur Rizespor’a Karaman’ dan İkinci İcra Şoku 24 Mayıs 2018 Perşembe 18:09:00
İyi Parti Gençlik ve Kadın harekatıdır 24 Mayıs 2018 Perşembe 13:57:00
Rize dört koldan Yeşil-mavililer transfer çalışmalarını hem yurt içi hem de yurt dışında sürdürüyor 24 Mayıs 2018 Perşembe 01:26:00
Doğu Karadeniz Belediyeler Birliği Rize`de İftarda Buluştu 24 Mayıs 2018 Perşembe 01:23:00
Rize’nin Seçmen ve Sandık Sayıları Belli Oldu 23 Mayıs 2018 Çarşamba 18:40:00
GÜNÜN YAZARLARİ
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
 Istanbul`a Ocaklı Başkan
Ülkü Ocaklarından yetişen Okan Ertorun MHP İstanbul il başkanlığına aday oldu
Hollanda Seçimlerinde Türklerin Partisi DENK 3 Milletvekili Çıkardı
Hollanda`da yapılan seçimlerde, İşçi Partisi`nden ihraç edilen Türklerin kurduğu DENK partisi, 3 milletvekilliği elde ederek seçimin asıl kazananı oldu. Türkleri ihraç edilen parti ise sandıkta büyük hüsran yaşadı.
Yeni Ford Kuga İle Harekete Geç
Yeni Ford Kuga, gelişmiş teknolojik özellikleri, etkileyici sürüş dinamikleri ve küçük hacimli 1.5 lt dizel motora eşlik eden manuel ve otomatik şanzıman seçenekleri ile Türkiye’de satışa sunuluyor.
 -1982 Anayasasına verilen “evet” ile bu günkü “evet” arasında siyah ile beyaz arasındaki fark gibi fark var
-Geçtiğimiz günlerde MÜSİAD Rize şube Başkanlığına seçilen Recep Taylan ilk röportajını gazetemize verdi. Taylan, Rize için ve Rize’nin sorunları için kolektif bir çalışma ile bütün kurumlarla ortaklaşa bir çalışma yapacağını ifade etti.
FOTO GALERİ
İzlenme 3433
İzlenme 8081
İzlenme 5758
İzlenme 6514
VİDEO GALERİ
İzlenme 5388
İzlenme 5614
UZMAN GÖRÜŞÜ
Rizehaber.Org sadece internet üzerinden yayin yapmaktadir. Tüm Haklari Sakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım : Rizedeyiz.Com © 2008 | Yazılım : Rizedeyiz Bilgi İşlem - Rize Toplu Mesaj - Ajans53 Sigorta - Rize Kız Öğrenci Yurdu