Rizespor’un Son On Yıllık Transfer Politikası Tarihinin En Kötü Performansıdır

kategorisinde, 23 Ağustos 2020 Pazar 10:53 tarihinde yayınlandı 3205 defa okundu
Rizespor’un Son On Yıllık Transfer Politikası Tarihinin En Kötü Performansıdır
FUTBOLU BİLMEYEN İŞ ADAMLARI ELİNİ ÇEKMEDİKÇE RİZESPOR HER ZAMAN KÜME DÜŞMEYE ADAY OLACAKTIR. PARAYI KULLANMASINI BİLİRSENİZ RİZESPOR İLK BEŞE OYNAR

 

 

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) Eski Başkanı Av. Hüseyin Karaahmetoğlu kendisiyle söyleşi yapan Araştırmacı Yazar Fatih Sultan Kar’ a Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu Başkanlığı’ndan istifa ettirilmesi ve Rizespor’un gidişatı üzerine ilginç açıklamalarda bulundu.

Parayı Kullanmasını Bilirseniz Rizespor İlk Beşe Oynar

Rizespor’da 1988-2007 yılları arasında yöneticilik yapan Av. Hüseyin Karaahmetoğlu o süreçte çok sıkıntılar çektiklerini, hatırlatarak “Yöneticilik yaptığım süreçte öyle bugünkü gibi ciddi paralar yoktu. Çok ciddi parasal sıkıntılar çektik. Başkanlar hangi kapıyı zorlarlarsa zorlasınlar kaynak bulmaktan zorlanırlardı. Bizde aynı durumdaydık. Öyle ki gelirlerimiz maç bileti satışı, Çaykur’ dan işçiler için ödenen spor aidatları, zar zor girdiğimiz spor Toto’dan isim hakkı (öyle her hafta spor Toto’ya giremezdik) gibi gelirlerdi. Bizler gelir arttırmak için reklam tabelalarını kavga dövüş Gençlik il Müdürlüğü’nden ihale ile alırdık. Bu reklam alanlarını satardık. Maçlara kaçak girişleri önlemek için kapılarda nöbet tutardık. Takvim basıp satardık. Özel maçlar yapıp esnaflardan nerdeyse zorla davetiye bedeli isterdik. Takım otobüsünün mazot bedelini cebimizden toplardık. Çok zor günlerdi. Şimdiki gelirleri düşünüyorum da bu gelirlerle neler yapılmaz ki? Kullanmasını ve harcamasını bilirsen ve işi de bilirsen bu gelirlerle ilk beşe oynayacak takımlar oluşturursun. Ama nerde?” dedi.      

Biz Birbirimizi Yersek Atı Alan Üsküdar’ı Geçer Hemşerim Onlara Uydu Beni İstifa Ettirdiler

İstanbul’a taşındıktan sonra TFF PFDK yönetim kurulu üyeliği ve PFDK başkanlığı görevinde bulunan Av. Hüseyin Karaahmetoğlu kendisini istifa durumuyla karşı karşıya bırakan süreci şöyle anlattı: “15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü sonrasında TFF’d eki tüm kurullar istifa ettirildi. Güvenlik soruşturulması sonrasında tekrar PFDK başkanlığına atandım. PFDK başkanlığına atanmam sonrasında yapılan ilk yönetim kurulu toplantısında görev dağılımı oylamasında Rıdvan Dilmen in avukatının başkan Yardımcısı olarak seçilememesi neticesinde TFF’ de hemşerim olan kişi ile birlikte beni PFDK başkanlığından istifa ettirttiler. (istifa ettirirken kullandıkları ismi yazmaktan hicap duymaktayım. Çünkü kullandıkları ismin bu kararı verdiğine inanmamaktayım). Bu da yetmemiş gibi lekelemek için bir kulüp başkanına beni savcılığa şikâyet ettirip (tabi bu haberi basına da servis edip) benden iyi intikam aldılar. Bu süreçte hemşerilerimin beni yalnız bırakmaları beni son derece üzmüştür. Bu kıyımı seyredenlere de selam olsun. Biz birbirimizi bu insanlar yüzünden yersek atı alanlar Üsküdar’ı geçecektir” dedi..

Rizespor’un Son On Yıllık Transfer Politikası Tarihinin En Kötü Performansıdır

Rize sporun gelişmesi için ciddi bir alt yapı ekibi kurulması gerektiğini İstikbali olan genç oyuncuların bir veya iki takıma toplanarak iyi çalışma ile bu sporcuların Rizespor’a hazırlanması ve bunun için hiç bir masraftan kalınmaması gerekmediğini belirten Av. Hüseyin Karaahmetoğlu son yıllarda Rizespor’dan yıldız futbolcu yetişmemesinin başarısızlığı gösteren kriter olduğunu belirterek “Son zamanlarda iş adamlarının yönetimde ağırlıklı olmaları ve futbol piyasasının gerçeklerini bilmemeleri nedeni ile Rizespor her zaman küme düşme adayı olarak kalacaktır. Bu yönetim sistemi ile başka bir sonuç çıkmaz. Her sezon 15-20 arası futbolcu alan bir yönetim futbolun gerçeklerinden bihaberdir. Futbolun her inceliğini bileceksiniz. Rizespor’un son 10 yıldır transfer politikası liglerin en kötü performansıdır. Rizeli hemşerilerim her sene takım kümeye düştüğü stresini niye yaşasınlar. İskeleti olmayan bir futbol Takımından başka ne beklersin. Rizespor’un başarılı olabilmesi için alt yapı lafta değil icraatla güçlendirilmeli. Altyapı hocalarına ciddi ücretler verilmeli ve kendilerinden Başarı istenmelidir. Rize’yi bilmeyen hocalarla liglere başlayacağına Rize’nin öz evlatları ile başlayarak daha başarılı ortadadır. Çünkü gelen hocalar mevcut evlatlarımızdan çok da üstün değildir. Rizespor alt yapı hocalarını yetişmeleri için gerekirse yurt dışına kurslara göndermeli ve ülke genelinde hocalar kazandırmalıdır. .Günü kurtarmak değil geleceğe yatırım yapmak hedef olmalıdır. Rizespor’dan çok daha az geliri olan takımların başarılı olmalarını tesadüf değildir. Demek ki yıllardır yönetimler bir şeyi yanlış yapıyor. Mevcut gelirle bu takımın üst sıralarda olmadı gerekirdi. Elinde Mehmet Ali karaca, Hakan Tecimer, Hasan Vezir, Harun ilik, İsmail Demirci, Tuncay Köseoğlu, Taşkın Güngör, Osman Nuri Şahin ve ismini sayamadığımız birçok isim var. Bunlardan yararlanması lazımdır. Bilmeyince faturayı bu arkadaşlara yüklemek acımasızlıktır” dedi.