Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Sevmek çay gibidir, sevilmekse şeker!
08 Aralık 2012 Cumartesi 20:09:00 / Yaşam
Hürriyet yazarı Refika Birgül, Yılmaz Güney`in meşhur sözüyle tamamladığı makalesinde çayın dünü, bugünü ve yarınını yazdı:
11:49 Gıda Üretimi, Tarımda Dışa Bağımlığın önüne geçilmesi, israfın Önlenmesi İle Olur10:36 Çaykur Genel Müdürlüğü yetkilileri uyuyor mu?10:14Eski Muhtar Yılmaz Vural Hayatını Kaybetti09:15 Rizeli Kasabın Terörü Laneti01:1140 Metreden Aşağı Uçup Hayatını Kaybeden Rizeli Türkücü Ahmet Çakar İçin İcra Takibi Başlatıldı03:20 `Denetimsiz Teleferikler Can Almaya Devam Ediyor`13:25Atma Türkücü Ahmet Çakar Ebediyete Uğurlandı21:46Tepe, Anneannesini Ebediyete Uğurladı00:58İllere Göre Yabancı Nüfus Sayısı Açıklandı. İşte Rize’nin Yabancı Nüfus Sayısı00:54Yeni Emniyet Genel Müdürü Uzunkaya Aslen Rizeli17:06Rize İl Sağlık Müdürü Tepe’nin Acı Günü23:13 Türk Denizciliğinin Babası İyidere Sarayköylü Ziya Kalkavan10:27 Halk fakirleşirken, belli bir kesim de zenginliklerine zenginlik katıyor23:44Katırcı Ailesinin Acı Günü


 Çay dünyayı güzelleştirir


Ben bir çay müptelasıyım. Ama biliyorum; yalnız değilim. Kişi başına yıllık 2.8 kilogramla Türkiye’nin en çok çay tüketen ülke oluşu bunun kanıtı. Hadi onu tanıyalım
Tabir-i caizse alışkanlık yaratan içki ve sigarayla pek alakam yoktur hatta kahve hevesim dahi yoktur ama ciddi bir çay müptelası olduğumu söylemeliyim. Atölyede her odada kaynayan semaver ve tiryakiler var. Evde yatak odasında en az üç çeşit çay durur ve harmanlarını kendim yaparım.
Marco Polo ülkeleri anlatırken, Türklerin adı kahveyle anılıyor ama 150 yıldır hayatımızda olan çay da Türkler’in vazgeçilmezi. Türkiye’nin farklı yörelerinde farklı yeme içme alışkanlıkları vardır ancak semaverde ve demliklerde kaynayan çay bizim için olmazsa olmazlardan.
Devlet dairelerinde çaycı has elemandır. Oradan çay içmeden kalkmak olmaz.
Pastırma nasıl göçebe ruhumuzu temsil ediyorsa çay da yerleşik hayatımızın göstergesi kanımca.
Siyahı, beyazı, yeşili...
Çayı bu kadar içmemize karşın pek tanımıyoruz. Çay bitkisini, kurutma şekline göre dört ana çeşide ayırabiliriz.
Siyah çay: Siyah çay sırasıyla, toplama, soldurma, kıvırma, fermantasyon, kurutma işlemlerinin tamamından geçerek elde edilir. Fermantasyon sırasında siyah çayın sahip olduğu aroma ortaya çıkar.
Yeşil Çay: Yeşil çay hiç fermantasyon işlemi görmez; kıvırmadan sonra direkt kurutmaya gönderilir.
Ooolong Çayı: Fermantasyon işlemindeki çayın yarı mayalama yapılmasıyla elde edilir.
Beyaz Çay: Henüz tomurcuk halindeyken toplanır, soldurma ve kurutma işlemi yapılır sadece.
Sepetten çıkanlar
Uzun yıllardır hayal ettiğim şey gerçek olmakta; dünya çapında üretim ve yaratım yapabilecek insanların kültürel değerlerimizi yeniden ele alarak, onlara tekrar değer katmaları... İnce belli çay bardağı en sade haliyle benim için de tasarım harikasıdır. Sanki iki ayrı dünyadır. Alttaki yuvarlak boğuma kadar olan bölüm sanki çayı daha sıcak tutar, üstte açılarak gelen bölümse çayı biraz daha çabuk ılıtır ve hızlı içilebilecek seviyeye getirir. Elimizle bardağı kavrarken bardak da bizi kavrayıverir. Defne Koz’un Lipton için ürettiği yeni nesil ince belli bardaklar da tam böyle, ince belli anlayışına yenilikçi ve hoş bir dokunuş olmuş.
İlk Rize’de yetiştirildi
Çayın hikayesini belki 10-15 defa dönüp dönüp okumuşumdur. Her okuyuşumda içim bir hoş olur. Dünyayı güzelleştirebileceğime dair inancım artar. Arada başarısızlıklar yaşansa bile iyinin eninde sonunda hakkını bulacağını gösterir bana çay uğruna olanlar. Mübalağa etmiyorum, bu satırların izin verdiği kadarını özetlemek isterim.
Osmanlı’ya çay İpek Yolu üzerinden gelmiştir ama o dönemlerde hala kahve ön plandadır. 19’uncu yüzyılda Karadeniz’den Rusya ve Batum çevresine pek çok kişi çalışmaya gider ve kimi oralara dair pek çok şey öğrenip geri döner kimi de kalır. Memleketlerine geldiklerinden yanlarında çay fidanları ve semaveri getirirler. Rusya ve Karadeniz gibi yüksek enlemlerde yetişen çay 3-5 dakikada açılmaz, aromasını bırakmaz; bunun için demlenme ihtiyacı vardır. İşte semaver, çaydanlık bu manada bizim için çok önemlidir. Semaverler de böylelikle kahvehanelere göçmenler üzerinden girer. Getirilen fidanları değerlendirmek isterler ancak devlet bir türlü destek vermez hatta ekilenlerin ne olduğuna bakmadan vergi almak ister, halk yılar ve unutulur gider. 1888 yılında Türkiye’de çay yetiştirmek için ilk resmi girişim başlar. Bursa civarında ayı üzümü isimli bitkinin yapraklarından çay yaptıklarını iddia ederler, sonuç hazindir, ardından Akşehir’de bir otun peşinden çay diye gidilir ancak elde edilen çay değildir maalesef.
Çay aslında bir şekilde Karadeniz’e gelmiştir ancak kimse bunu gerçek anlamda görmez. Bedri Rahmi Rize’ye ilk çayı getirenin kim olduğunu özetleyen bir şiir yazar:
“Bir ilimiz vardır adı Rize/Durup dururken bir bardak ay sundu bize. / Rize’de çayı kim yetiştirdi Rize’de/ Missisipi’ye karışan çayları öğrettiler bize/ Rize’de çayı kim buldu Rize’de/ Kimdi o sesiz sedasız kumral kumral demlenen mübarek adam/Adını öğretmediler bize.”
“KURTULUŞUNUZ ÇAYDAN OLACAK!”
İşte Cumhuriyet Dönemi’nin gelmesiyle 1923 yılında Türkiye’nin dört bir yanında idealist insanlar işe koyulur. Zihni Derin Bey, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde çay yetiştiriliciğini araştırmak üzere görevlendirilir ve araştırma yapıp, olumlu sonuçla döner. Bu gelişmenin ardından bütün hayatını buna adayacaktır. Önce fen memuru İbrahim Bey’i Batum’a gönderip fide ve tohum aldırır. Fideler yetiştirilmek üzere halka dağıtılır fakat halkın çay ağacı bakımıyla ilgili yeterli bilgi sahibi olmaması ve imkanların darlığı gereken verimin elde edilememesine neden olur.
Bununla yetinmek istemeyen Zihni Bey’in de gayretleriyle 6 Şubat 1924’te Rize’de fındık, portakal, limon, mandalina ve çay yetiştirilmesiyle ilgili kanun çıkarılır. Ancak halkın mandalina gibi yiyeceklere daha çok meyletmesiyle Zihni Bey’in çay konusundaki çabaları ciddi bir sonuç vermez. Zihni Bey’in çalışmalarının farkında olan çay tüccarları, gazeteciler ve milletvekilleri vardır ve bu duruma köstek olmak isterler. Tüm bu engellemelerden ötürü Zihni Bey istifa edip, maarif liselerinde hocalık yapmaya karar verir.
1933 yılında Türkiye’de çay yetişir mi diye bir bilene başvurmak istenir. Dr.Tengwall isimli İsveçli bir bilimadamı görevlendirilir. Ancak Mustafa Duman’ın söylediğine göre işinin ehli olan bu bilimadamı raporunda Rize’de çay yetiştirilebildiğini bildiği halde konuyu geçiştirmiştir. 1937’de yeni bir bakan Zihni Derin’i göreve geri çağırır. Çay serüvenimiz konusunda hızlı ve verimli süreç başlar. Bunda Atatürk’ün ayrı İsmet İnönü’nün ayrı katkıları olmuştur. O dönemde Rize ziyaretinde İsmet İnönü halka seslenirken; “Sizin kurtuluşunuz bundan olacaktır” diye çayı göstermiştir. Atatürk, Zihni Bey ve bahçelerini ziyaret eder. Halka onu sevip sevmediklerini sorar ve kendine özgü denetimlerini yapar. Çay, yavaş yavaş yetiştirilmeye başlar.
Çayın sonraki yılları bir o kadar ilginç. Ancak mücadele aşkı içindeki insanların engellenmesi, ısrarcılığı, kendi kendine yetmenin haklı gururu kanımca halen her yudum çayda hissediliyor. Bugün pek çok diğer üründe yaşanan üretim sorunlarıyla çay da karşı karşıya. Bu da başlı başına bir yazı konusu. 100 yıllık ömrü olan çay fideleri büyük ölçüde ömürlerini tamamlamış durumdalar. Bu konuda kimler, neler yapıyor, ileriki günlerde yazacağım.
Haftanın sözü
Sevmek çay gibidir, sevilmekse şeker, bizim gibi garibanlar çayı şekersiz içer. (Yılmaz Güney)
Bu haber 1390 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
Ekonomi
15 Ekim’i Göremeyen ÇAYKUR Mevsimlik İşçisi 25 Ekim’i Görecek
Öz Gıda İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Tevfik Hançeroğlu, mevsimlik işçilerin 180 gün çalışması yönünde yaptıkları çalışmalar neticesinde bin 500 adamaya aldıklarını ve işçilerin bir hafta daha çalışma sürelerini uzattıklarını söyledi.
Yorum : 0
Magazin
ÇAYKUR Genel Müdürü Ekrem Yüce, Göreve Başladı
Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (ÇAYKUR) atanan Ekrem Yüce, görevine başladı.
Yorum : 0
Ekonomi
Karadağ: Mevsimlik İşçilerimizin Bu Kadar Uzun Bir Süre Çalıştığı Dönem Yok
Öz Gıda İş Sendikası Doğu Karadeniz Rize Şube Başkanı Sultan Murat Karadağ, ÇAYKUR’a verilen 50 bin gün adam ayı sayısının dolması nedeniyle iş akidleri askıya alınacak mevsimlik işçilerin alınan 1500 gün adam ayıyla 1 hafta daha çalışabilecekleri söyledi
Yorum : 0
Rizespor
Sizlere Çok Güveniyorum
Teknik Direktörü Okan Buruk Çaykur Rizespor’ un başına geldikten sonra 2 galibiyet 2 beraberlik almasıyla yeşil mavili camianın sevgisini kazandı.
Yorum : 0
Rizespor
Türk Futboluna Yeni Bakış Açısı Getireceğim
Çaykur Rizespor Başkanlığını Hasan Kemal Yardımcıdan devralan Hasan Kartal, kendisinin eski başkanlar gibi normal bir başkanlık yapmayacağını ifade ederek, bundan sonra yapılacak idari ve mali hamlelerle Çaykur Rizespor’un geleceği aydınlık içinde olacak dedi.
Yorum : 0
Rizespor
Çaykur Rizespor`un başarılı eldiveni en iyi yerli kaleci
Çaykur Rizespor`un başarılı eldiveni gösterdiği performansla milli takıma seçilirken Süper Ligin`de en iyi yerli kalecisi oldu.
Yorum : 0
Gıda Üretimi, Tarımda Dışa Bağımlığın önüne geçilmesi, israfın Önlenmesi İle Olur 15 Ekim 2018 Pazartesi 11:49:00
Rize Böyle Turist Hiç Görmedi 15 Ekim 2018 Pazartesi 01:43:00
Zor Süreci En Az Kayıpla Geçmek İstiyoruz 14 Ekim 2018 Pazar 23:33:00
Bambaşka Rize Geliyor 14 Ekim 2018 Pazar 23:31:00
Çaykur Rizespor Zayıf rakibini 3-1 ile Geçti 14 Ekim 2018 Pazar 17:50:00
GÜNÜN YAZARLARİ
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Yeni yasama yılına İYİ Parti damgası  Kaynak Yeniçağ: Yeni yasama yılına İYİ Parti damgası
TBMM çalışmalarında İYİ Parti Grubu dikkat çeken performans sergiliyor
Avrupa’da büyük buluşma
Almanya’nın Leverkusen kentindeki Ostermann Arena’da gerçekleştirilen “Saadet 5. Avrupa Buluşması”na katılan Karamollaoğlu, Avrupa’daki Milli Görüşçülere seslendi.
İşsizlik rakamları açıklandı
Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 88 bin kişi artarak 3 milyon 531 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0,1 puanlık artış ile %10,8`e yükseldi.
Saadet Partisi`nden Papaz Brunson tepkisi: Yine mi kandırıldınız?
Papaz Andrew Brunson`un serbest bırakılmasını değerlendiren Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Birol Aydın, "Yine mi kandırıldınız? Yine mi kandırılıyorsunuz? Yine mi kandırıyorsunuz?" ded
FOTO GALERİ
İzlenme 3545
İzlenme 8207
İzlenme 5868
İzlenme 6620
VİDEO GALERİ
İzlenme 5492
İzlenme 5711
UZMAN GÖRÜŞÜ
Rizehaber.Org sadece internet üzerinden yayin yapmaktadir. Tüm Haklari Sakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım : Rizedeyiz.Com © 2008 | Yazılım : Rizedeyiz Bilgi İşlem - Rize Toplu Mesaj - Ajans53 Sigorta - Rize Kız Öğrenci Yurdu