Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Ve Said-İ Nursi talebeleri de tarafını seçti
31 Aralık 2013 Salı 17:15:00 / Yurttan Haberler
Said-i Nursi’nin talebeleri kamuoyuna yaptıkları açıklamada, hükümetin yanında saf tuttu.
19:51 Baküde Nuru Paşanın büstü açıldı08:55 Doğru Atılımlarla Sorunlar Çözülür11:05Varlık Fonu Cumhurbaşkanına Bağlandı11:02Rizeli Komutan Hacıoğlu Tümgeneralliğe Terfi Etti21:50Cumhurbaşkanlığına Rizeli Genel Müdür Atandı08:43 Stratejik Denklem13:13Rizeli Danıştay Üyesi Er, Bakan Yardımcılığına Atandı00:12Ülkem Adına Çok Önemliydi02:13Hollanda Seçimlerinde Türklerin Partisi DENK 3 Milletvekili Çıkardı20:08 SANKO’ dan yatırım seferberliği17:47Cumhurbaşkanı Erdoğan Açıkladı. Rize Büyükşehir Oluyor00:11Şehit Kürşat İnan`ın Babaevinde Üzüntü Hakim15:41 Abdullah Gül`den Türk- Rus İlişkilerinin Düzeltilmesi Çağrısı17:03Türkiye`deki 19 Şehre Gitmeyin


 

 

Abdullah Yeğin, Hüsnü Bayramoğlu, Salih Özcan, Mehmet Fırıncı, Abdülkadir Badıllı tarafından yapılan açıklamada şöyle dendi: 

 

“Cemaat adına siyasî faaliyette bulunmak, siyasî partilerle pazarlıklar içine girmek, devlet içinde kadrolaşmak, iktidara ortak olmaya çalışmak gibi faaliyetlerin tamamı Risale-i Nur’un iman ve Kur’ân hizmetiyle tam bir tezat teşkil etmektedir.”

 

İşte o açıklama metninin tamamı:

“Risale-i Nur Külliyatının müellifi ve Risale-i Nur hizmetinin müessisi Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin hizmetinde bulunmuş ve bu Kur’ân ve iman hizmetinin esaslarını bizzat ondan ders almış talebeleri olarak, aşağıdaki hususları muhterem kamuoyuna duyurmak ihtiyacını hissetmiş bulunuyoruz:

1.Risale-i Nur’un hizmet esasları içinde Bediüzzaman Hazretlerinin en fazla üzerinde durduğu ve büyük bir hassasiyetle riayet etmeyi bize ve bütün Nur talebelerine ders verdiği husus, bu hizmetin sadece ve sadece iman hizmetinden ibaret olduğudur. Pek çok mektuplarda tekrar tekrar zikredilen bu husus, bir Emirdağ mektubunda da şu şekilde ifade edilmiştir:

“Risale-i Nur hiçbir şeye âlet olamadığını ve rızâ-yı İlâhiyeden başka hiçbir maksada vesile olamadığını ve doğrudan doğruya herşeyden evvel iman hakikatlerini ders vermek ve biçare zayıfların ve şüpheye düşenlerin imanlarını kurtarmak olduğunu elbette sizin gibi Nur’un has şakirtleri biliyorlar.”

Bu hakikat muvacehesinde kamuoyuna şunu arz etmek isteriz ki, insanlara hiçbir tarafgirlik gözetmeksizin ve hiçbir menfaat gütmeksizin Risale-i Nur’la iman hizmeti vermek ve muhtaç olanların imanlarını her türlü tehlike, vehim, vesvese ve şüphelerden korumaya çalışmak ve bu hizmetin mukabilinde ne maddî, ne de manevî hiçbir karşılık beklememek, Risale-i Nur mesleğinin olmazsa olmaz esasıdır. Bu esas feda edildiğinde, ortada Risale-i Nur hizmeti de kalmaz.

2.Risale-i Nur hizmetinin gaye ve mahiyeti münhasıran iman hizmetinden ibaret olduğundan, onun dışındaki faaliyetler tarafgirlik mânâsına gelebilecek her türlü davranıştan şiddetle kaçınmak gerekeceği izahtan vareste olmakla beraber, Üstadımız bu hususu müteaddit mektup ve müdafaalarında tekrar tekrar hatırlatmıştır. Bu mektuplardan birinde, “İman dersi için gelenlere tarafgirlik nazarıyla bakılmaz. Dost, düşman derste fark etmez. Halbuki siyaset tarafgirliği bu mânâyı zedeler, ihlâs kırılır. Onun içindir ki, Nurcular emsalsiz işkencelere ve sıkıntılara tahammül edip Nur`u – Risale-i Nur’u – hiç bir şeye âlet etmediler, siyaset topuzuna el atmadılar” denmektedir.

İman hizmetinde bulunanların hariç cereyanlardan niçin uzak durmaları gerektiği, Bediüzzaman Hazretlerinin şu ifadelerinde de çok net bir şekilde açıklanmıştır:

“Risale-i Nur şakirdlerinin, mümkün olduğu kadar, siyasete ve idare işine ve hükûmetin icraatına karışmamak bir düstur-u esasîleridir. Çünki hâlisane hizmet-i Kur`aniye, onlara her şeye bedel kâfi geliyor. Hem şimdi hükmeden öyle kuvvetli cereyanlar içinde siyasete girenlerden hiçbir kimse, istiklaliyetini ve ihlâsını muhafaza edemez. Herhalde bir cereyan onun hareketini kendi hesabına alacak, dünyevî maksadına âlet edecek, o hizmetin kudsiyetini bozacak... Hem dünya için dinini bırakan veya âlet edenlerin nazarlarında, Kur`anın hiçbir şeye âlet olmayan kudsî hakikatleri bir propaganda-i siyasette âlet olmuş tevehhüm edilecek. Hem milletin her tabakası, muvafıkı ve muhalifi, memuru ve âmisinin o hakikatlarda hisseleri var ve onlara muhtaçtırlar. Risale-i Nur şakirdleri, tam bîtarafane kalmak için siyaseti ve maddî mübarezeyi tam bırakmak ve hiç karışmamak lâzım gelmiş.”

CEMAAT ADINA SİYASİ FAALİYETTE BULUNMAK…

Siyaset yoluyla vatana, millete, İslâmiyete hizmet de elbette ki ihmal edilecek bir mesele değildir. Ancak herkese eşit şekilde hizmet sunması gereken bir iman cereyanının mahiyeti, siyaset yoluyla hizmetten bütün bütün farklıdır. Onun içindir ki, cemaat adına siyasî faaliyette bulunmak, siyasî partilerle pazarlıklar içine girmek, devlet içinde kadrolaşmak, iktidara ortak olmaya çalışmak gibi faaliyetlerin tamamı Risale-i Nur’un iman ve Kur’ân hizmetiyle tam bir tezat teşkil etmektedir. Risale-i Nur talebeleri böyle faaliyetlerde bulunmayı Üstadlarından miras aldıkları kudsî hizmetin kudsiyetini bozmak olarak görürler ve bundan şiddetle kaçınırlar. Aynı şekilde, milletin reyiyle iş başına gelen meşrû iktidarı muhafaza etmek ve memlekette asayişi ihlâl etme istidadı taşıyan hareketlerden şiddetle kaçınmak da Risale-i Nur talebelerinin Üstadlarından ders aldığı en mühim esaslar ve düsturlardır; ancak onlar bunu hiçbir zaman bir menfaate âlet etmezler, bir tarafgirlik haline getirmezler. Nitekim Umum Nur talebelerine Üstad Bediüzzaman`ın vefatından önce vermiş olduğu en son derste:

“Aziz kardeşlerim, bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. Rıza-yı İlâhîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, vazife-i İlâhiyeye karışmamaktır. Bizler âsâyişi muhafazayı netice veren müsbet İmân hizmeti içinde herbir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz” denilerek, asıl yapmaları gereken şey ifade edilmiştir.

3.İman hizmetinin mahiyeti kadar metodları da menfi siyasetin icabı telâkki edilen âdet ve uygulamalardan uzaktır. İmanın esası olan doğruluk, iman hizmetinin de en mühim esasıdır; yalan, iftira, iki yüzlülük, hile gibi fiil ve metodlar hiçbir zaman iman hizmetine yanaşamaz. Üstadımız Bediüzzaman Hazretleri, yol, sıdk ve doğruluk üzere olmaktır, der:

Sual: Herşeyden evvel bize lâzım olan nedir?

Cevap: Doğruluk.

Sual: Daha?

Cevap: Yalan söylememek.

Sual: Sonra?

Cevap: Sıdk, ihlâs, sadâkat, sebat, tesanüd.

Sual: Yalnız...

Cevap: Evet...

Sual: Neden?

Cevap: Küfrün mahiyeti yalandır. İmanın mahiyeti sıdktır. Şu burhan kâfi değil midir ki, hayatımızın bekası, imanın ve sıdkın ve tesanüdün devamıyladır?

Bir müdafaasında da “Sair dünyevî ve siyasî ve entrikalı cemiyet ve komitelerle münasebetimiz yoktur ve tenezzül etmeyiz”demek suretiyle, Risale-i Nur hizmeti ile diğer faaliyetler arasındaki bu temel metod farkını ayrıca teyid ve tasrih etmiştir.

 

SAİD-İ NURSİ’NİN HATIRASI

4.Siyasî tarafgirliğin en dehşetli neticesini, Bediüzzaman Hazretleri bir hatırasında şöyle anlatır:

“İslâmiyetin hayat-ı içtimaiyeye dair bir kanun-u esasîsi dahi, bu hadis-i şerifin, “[Mü’minin mü’mine bağlılığı, parçaları birbirini sımsıkı tutan bir bina gibidir]” hakikatidir. Yani, hariçteki düşmanların tecavüzlerine karşı, dahildeki adâveti unutmak ve tam tesanüd etmektir. Hattâ en bedevî tâifeler dahi bu kanun-u esasînin menfaatini anlamışlar ki, hariçte bir düşman çıktığı vakit, o taife birbirinin babasını, kardeşini öldürdükleri halde, o dahildeki düşmanlığı unutup, hariçteki düşman def oluncaya kadar tesanüd ettikleri halde; binler teessüflerle deriz ki, benlikten, hodfuruşluktan, gururdan ve gaddar siyasetten gelen dahildeki tarafgirane fikriyle, kendi tarafına şeytan yardım etse rahmet okutacak, muhalifine melek yardım etse lânet edecek gibi hâdisâtlar görünüyor. Hattâ, bir sâlih âlim, fikr-i siyasîsine muhalif bir büyük sâlih âlimi tekfir derecesinde gıybet ettiği; ve İslâmiyet aleyhinde bir zındığı, onun fikrine uygun ve taraftar olduğu için hararetle senâ ettiğini gördüm. Ve şeytandan kaçar gibi, otuz beş seneden beri siyaseti terk ettim.”

İşte bu sebepten, tıpkı Bediüzzaman Said Nursî gibi, onun talebeleri de siyasî tarafgirliklerden uzak durmakta ve bu iman ve Kur’ân hizmetine hiçbir siyasî tarafgirlik gölgesi düşmemesi için azamî itina göstermektedirler.

5.Biz Risale-i Nur talebeleri, hizmetimizin prensiplerini kaynağı Kur’an ve Hadisten ibaret olan Risale-i Nur’dan ve onun müellifi olan Bediüzzaman Said Nursî’den alırız. Mevkii, maddî veya manevî makamı, şöhreti, ünvanı ne olursa olsun, hiç kimsenin indî tevilleri Risale-i Nur talebeleri için bir ölçü teşkil etmez. Risale-i Nur memleketimizin ve dünyanın en buhranlı dönemlerinden geçerek bugünkü muzaffer konumuna ulaşmışsa, Bediüzzaman Hazretlerinin büyük bir hassasiyetle muhafazasına çalıştığı“hizmet düsturları” sayesinde bu mümkün olabilmiştir. Yoksa, zamanın ve zeminin şartlarına göre hizmet tarzında birtakım değişiklik ve ayarlamalar yapılsaydı, şimdi Risale-i Nur hizmeti diye bir şey kalmazdı.

6.Son zamanlarda cereyan eden ve hepimizi üzen bazı gelişmeler, siyasî mahiyet taşıyan ve Nur’un safî hizmet telâkkisinden çok uzak düşen bazı hareketlerin Risale-i Nur ile karıştırılmasını ve bu menfî hareketler sebebiyle bu iman hizmetinin töhmet altında kalmasını netice verdiğinden, biz Risale-i Nur talebelerinin böyle hareket ve faaliyetlerle hiçbir surette alâkamızın bulunmadığını ve bu tür sakat anlayışların asla Risale-i Nur’dan kaynaklanmadığını açıklamak zorunda kalmış bulunuyoruz.

Aziz milletimize saygı ile duyurulur.

ABDULLAH YEĞİN, HÜSNÜ BAYRAMOĞLU,  SALİH ÖZCAN, MEHMET FIRINCI, ABDÜLKADİR BADILLI”

Odatv.com

Bu haber 1068 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
Yaşam
Eski Muhtar Yılmaz Vural Hayatını Kaybetti
Rize Merkez Piriçelebi Mahallesi Eski Muhtarı Yılmaz Vural, hayatını kaybetti.
Yorum : 0
Rizespor
Ziraat Türkiye Kupası`nda 3. tur maçlarının programı açıklandıira
Ziraat Türkiye Kupası Programı Açıklandı. Rizewspor` un ve Pazarspor`un maç tarihleri belli oldu
Yorum : 0
Rizespor
Bosna Hersek Maçından Alnımızın Akıyla Çıkacağız
Başkan Yardımcı Bosna Hersek maçından Rizeliler olarak alınlarının akıyla çıkacağını ifade etti
Yorum : 0
Rizespor
Hatalarımızı Tekrarlamayacağız
İbrahim Üzülmez’ in takımın başından uzaklaştırılmasından sonra Çaykur Rizespor’ un emanet edildiği Mehmet Ali Karaca dünkü idman öncesi gazetecilere konuştu.
Yorum : 0
Ekonomi
Çaykur Kotayı Doldurdu
Bazı bölgelerde çay alımlarını dolduran Çaykur, o bölgelerde çay alım yerlerini kapattı.650 bin ton olarak belirlenen 2018 yılı kotasını aşan Çaykur, bu güne kadar 700 bin tona yakın yaş çay alarak kotanın üzerine çıkarken, birçok yerde çay alım yerlerini kapattığını ilan etti.
Yorum : 0
Eğitim
Demokrasi Şölenimiz Başlıyor
Eğitim-Bir-Sen Rize 2 No’lu Şube Başkanı Mustafa Türüt, KYK Rize İl Müdürlüğü temsilcilik ve delege seçimleriyle Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi delege seçimlerinin 10 Ekim 2018`de yapılacağını, delege adaylığı başvurularının ise devam ettiğini söyledi.
Yorum : 0
Biberoğlu Ailesinin En Mutlu Günü 18 Eylül 2018 Salı 23:00:00
Alkan MHP Rize İl Başkanı Oldu 18 Eylül 2018 Salı 22:52:00
Bilimsel ve Laik Eğitim Vurgusu… 18 Eylül 2018 Salı 12:45:00
Rize’de ’Pepeçura’ Zamanı 18 Eylül 2018 Salı 12:40:00
CHP`den Eğitime 12 Soruna 12 Çözüm Önerisi! 18 Eylül 2018 Salı 12:36:00
GÜNÜN YAZARLARİ
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
 Baküde Nuru Paşanın büstü açıldı
15 Eylül Bakünün taşnak bolşevik işkalinden kurtarılmasının 100. yıldönümü gününde Azerbaycanda ilk defa olarak Borçalı Cemiyetinin ofisinde cemiyetin teşebbüsüyle Bakü`nün fatehi Nuru Paşa Killigilin büstü açılmıştır.
 Stratejik Denklem
Stratejik Denklem Dünya, birinci ve ikinci dünya savaşı öncesindeki gibi yeni ekonomik ve askeri dengeler ve denklemler oluşumuna doğru hızla yol almaktadır. BRICS Zirvesi bu bakımdan oldukça onemlidir.
Strateji Derneği Başkanı  Şener MENGENE `den Basına Kutlama
STRATEJİ DERNEĞİ GENEL BAŞKANI , “ZAMAN MEFHUMU OLMAKSIZIN ÇALIŞAN BASIN MENSUPLARIMIZIN BASIN BAYRAMINI KUTLUYORUM”
 Çaykur` un Atölyeden 46 Fabrikaya Uzanan Üretim Yolculuğu
ÇAYKUR, ilk çay fabrikası olan Merkez Çay Fabrikası`nın kurulduğu 1947`den bugüne geçen süreçte fabrika sayısını 46`ya çıkardı
FOTO GALERİ
İzlenme 3519
İzlenme 8181
İzlenme 5842
İzlenme 6598
VİDEO GALERİ
İzlenme 5466
İzlenme 5685
UZMAN GÖRÜŞÜ
Rizehaber.Org sadece internet üzerinden yayin yapmaktadir. Tüm Haklari Sakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım : Rizedeyiz.Com © 2008 | Yazılım : Rizedeyiz Bilgi İşlem - Rize Toplu Mesaj - Ajans53 Sigorta - Rize Kız Öğrenci Yurdu