ABD-RUSYA'NIN HESAPLAR VE İDLİB'TE ATEŞKES ANLAŞMASI

06 Mart 2020 Cuma 15:20 tarihinde yayınlandı 2389 defa okundu
Adnan ONAY Tüm Yazıları

Rusya ile İdlip konusunda anlaşma, uzlaşma olabilecek mi? Günlerdir merak edilen bu konu hakkında birkaç şey söylemek istiyorum;

Gerek AB(D), gerekse Rusya Erdoğan iktidarını Atatürk Türkiye’sinin dokularıyla uzlaşabilen ancak 'İslâmcı' özelliğini önceleyen bir iktidar olarak görüyor.

Her iki emperyal blok da, sünni özelliklere sahip Erdoğan iktidarının o nedenle 'Laik Sünnilik'ten, 'Radikal Sünniliğe' kadar geniş bir alanda etkili olabileceğini düşünüyor ve bu durumu her tür 'Sünni Yayılmacılık' için toparlayıcı bir anahtar olarak görüyor.. 

Erdoğan’ın etkisinin sadece bununla sınırlı kalmayıp, sol tandanslı anti-emperyalist ülkelerle de kolay iletişime geçebilmesi her iki blok ülkeye göre tehlikenin boyutunu daha da büyütmekte.

İran üzerinden Şii yayılmacılığına yol vererek, İslâm coğrafyasını mezhep kavgalarına düşüren ABD’nin, bir kısım şia/İran karşıtı devletleri kendine mahkûm edip haraca bağlaması, dilediği ülkede, dilediği iktidarları işbaşına getirme hedefleri düşünüldüğünde coğrafyada etkin olmaya çalışan Türkiye’nin, ABD tarafından zayıflatılmak istendiği, bunun için çeşitli yollara başvurduğu, bundan sonra da aynı doğrultuda çalışmalar yürüteceği bir gerçek. Bunun için muhtemeldir ki, ABD’nin başvuracağı ilk yöntem Türkiye’yi bir kaosun içine sokup, kendine sıkıca bağlamak olacaktır..

Rusya’ya gelince; 

İzlediği politikalar bedeniyle AB(D)’yi çeşitli önlemlere sevk eden Erdoğan’ın hedefleri Rusya’yı da tedirgin etmektedir. Zira, Rusya ile ABD arasındaki sert mücadelenin ara bulucusu siyonist İsrail’dir ve Erdoğan iktidarını asıl tehlike gören devlet İsrail’dir.

Her iki emperyal gücü kontrol eden İsrail, kendi çıkarlarına uygun şekilde Suriye’nin ABD ve Rusya arasında parsellenmesinin gerçekleşmesini istemekte, Türkiye’nin burada kendine yakın sünni bir devlet kurulmasını gelecek açısından tehlikeli görmektedir..

Türkiye’nin İdlip’te etkinliği ele geçirmesinin yol açacağı durumun İsrail ve her iki emperyal güç açısından tehlikeli olarak değerlendirilmesi düşünüldüğünde Rusya’nın İdlip konusunda geri adım atması pek mümkün görünmüyor..

Eğer bir şekliyle Esed yönetimi işbaşından uzaklaşmazsa, Rusya ve onunla birlikte hareket eden İran’ın İdlip konusunda ellerinden geleni yapmaya çalışacakları ve Türkiye’nin buraya hakim olmasını engellemek isteyecekleri ortada..

Türkiye’nin kararlılığı da dikkate alındığında AB(D)’nin tedrici bir yöntemle Türkiye’yi frenlemek isteyebileceği, onun için güvenli bölge için adım atmak, parasal yardım gibi yollara başvuracağı, böylece İdlip’in Türkiye’den uzak tutulmaya çalışılacağı düşünülebilir.

Ne olup biteceğini kestirmek için öncelikle Erdoğan-Putin buluşmasının sonuçlarının ne olacağını görmek gerek.. (Bakınız; Sonsuz Ark'ın Notu: İdlib Ateşkes Anlaşması)

Gün ola harman ola..

***

Suriye’de sorun olan 3 grup var. 

1-Silahlı radikal Selefi unsurlar..
2-İran milisleri ve silahlı şii uzantılar..
3-PKK uzantısı PYD/YPG gibi terör örgütleri..

ABD, radikal Selefi örgütleri destekliyor, Rusya ve İran’a karşı kullanıyor, gerekirse tehlike göstererek onların yok edilmesi için sahadaki güçleri devreye sokuyor; İsrail’in tehlike gördüğü İranlı milisler ve uzantılarına darbe vurmayı hedefliyor.

ABD ve İsrail, PKK/PYD/YPG’yi İran ve uzantıları ile Radikal Selefi gruplarla mücadele için desteklediği iddiasıyla büyük Kürdistan hedefli sınırımıza yerleştirme hesabında.

Rusya, PKK kozunu onlara bırakmak istemiyor ve elinde tutmak istiyor. İran ve uzantılarıyla yakın ilişkide, onlarla bir sorunu yok. Radikal Selefi unsurlara karşı mücadele içinde.

Türkiye sahadaki bu tablo nedeniyle Ruslar ve zaman zaman da bunları kullanan ABD tarafından radikal silahlı Selefi’lere yakın durmakla suçlanıyor, onlarla mücadele etmesi isteniyor.

Esed’i göndermek isterken onunla iç içe olan İran’ı hala korumakta olduğu ve ABD tarafından İran’a yapılacak muhtemel bir saldırıya destek vermeyecek olmakla suçlanıyor.

Türkiye Suriye’de böylesi bir tabloyla karşı karşıya. Aynı anda ÖSO hariç buradaki bütün güçlerle karşı karşıya.. Bir yanda Esed rejim askerleri, bir yanda YPG/PKK, bir yanda onlara destek veren ABD, bir yanda radikal Selefi unsurlar,bir yanda da Rusya ile mücadele ediyoruz.

Bu tablo karşısında Türkiye kendi politikasını uygulamak, Esed’i işbaşından uzaklaştırıp, PKK ve radikal Selefi unsurları etkisizleştirmek, İran’ın yayılmacı politikalarını engellemeye çalışıyor.

Bunlar hedeflenirken, ayrıca Türkiye Kıbrıs, Akdeniz, Libya gibi bölgelerde de çıkarlarını koruma mücadelesi veriyor. Ayrıca  iç politikada hainlerle mücadele içinde.

Bütün bunlarla baş etmek oldukça zor. Ancak, bütün bu zorluklara rağmen mücadelemizi başarıyla sürdürüyoruz.

Allah yar ve yardımcımız olsun..