ABD TÜRKİYE'DEKİ SİYASAL DÜZENİ NASIL ŞEKİLLENDİRDİ?

25 Ocak 2020 Cumartesi 17:16 tarihinde yayınlandı 210 defa okundu
Adnan ONAY Tüm Yazıları

Türkiye sağcılığı oldum olası ABD ile sıcak ilişki içindedir. Sol ise ağırlıklı olarak, ABD’ye karşı görüntüsü altında ABD’nin kontrolündeki Avrupa ile sıcak ilişki içinde olmuştur. Sol, hem ideolojik desteğin hem de maddi desteğin çoğunu Avrupa’dan sağladı..

İslamcı/Şeriatçı diye nitelendirilen kesim ise ABD ve uzantılarının kontrolü altında olan Suud ve uzantıları tarafından yönlendirilmek istendi..

ABD, 1980’li yıllara kadar Türkiye’deki siyasal düzeni bu tablo üzerinden şekillendirdi.

1980 sonrasında PKK terörü gündeme sokulmuş, FETÖ’nün sistemin tümüne sirayet etmesi hızlandırılmış, FETÖ kısa bir süre içinde ABD’nin koordinatör gücü konumuna getirilmiştir..

Her aşaması uzun uzadıya yazılabilecek bu süreç, Türkiye’nin bugüne gelişinin ana hatlarıdır. Bugün açığa çıkan birçok konu bu genel çerçevede değerlendirilmelidir.

Eğitimin içine düştüğü buhrandan sık sık bahsedilir ancak nedense, 1978 yılında “hızlandırılmış eğitim” adı altında 76 bin kişinin 45 günlük eğitimle 'Öğretmen' yapılmasına hiç değinilmez!

Bu sayısı o günlerdeki toplam öğretmen sayısının % 40’ına tekabül ediyordu.

Şimdilerde, eğitimdeki kalitesizliğe en çok vurgu yapanlardan bazılarının o dönem 45 günde öğretmen olanlardan olması hiç şaşırtmıyor..

O gün, bu gün hala merak ediyorum; 45 günde eğitimci olmayı hak edecek neler öğrendiler?

Veciz sözleri akılda kalan Demirel, o günlerde bu vahim yanlışı eleştirmek için “45 günde kabak bile yetişmez” demişti..

Maalesef, eğitime vurulan en büyük darbelerden biri Ecevit’in çeşitli hesaplar güttüğü bu uygulaması olmuştur.