Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Ağaç Sevgisinden Kalkışma Provasına..
03 Haziran 2013 Pazartesi 21:15:08
İstanbul Taksim’de yapılması planlanan ya da yıkılması düşünülen park meselesi bir anda ülkenin en büyük sorunu haline geldi. Hükümet, meseleyi sorun olarak değerlendirip makul davranmayınca... Başbakanımız, iradesine karşı çıkan hiçbir itirazı dikkate almayınca... Ve ‘Arkamdaki polis bana yeter’ sanınca sıradan tepkiler ideolojik kalkışma zemini aradı. Farklı mahfillerce uzun süredir yürütülen bir ayaklanma projesi bir anda kendine zemin buldu.



Meselenin park meselesi ya da AVM meselesi olmadığını herkes kabul ediyor. İlk başlangıçta gezi parkına sahip çıkmak olarak başlayan ancak daha sonra direnişe dönüşen eylemler, hükümetin kendi söylemleriyle ve yanlış müdahalesiyle tipik bir kalkışma provasına dönüştü.
Kimine göre gezi parkı yok edilirken ve kimine göre gezi parkı genişletilirken kimse birbirini dinlemedi. Aslında dinlemek niyetinde de değillerdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, olayın park genişlemesi olduğunu söyleyerek ‘Bunu anlatamadık’ diyor. Niye anlatamadılar?..Olaylara artık rant perspektifinden bakınca bu proje küçücük bir rantı temsil ediyor da ondan. Dolayısıyla çok önemsemediler. Direnenleri küçümsediler. Çünkü onlar şimdi Kanal İstanbul’un, 3. Boğaz Köprüsü’nün yeni rantlarıyla meşguller. Taksim’de güce direnen 300 kişiyi sabah vakti derdest ettiler.
Nasıl anlatamadılar?..Sayın Başbakan, ‘Biz karar verdik. Nasıl istersek öyle yaparız. Bu iş bitmiştir’ deyip tepkileri görmezden geldi. Yanlışı düzeltmeyi ve itiraz karşısında kendinde hata aramayı zayıflık addetti. Nasıl anlatamadılar? Sabahın alacakaranlığında bilmem kaç bin polisle Taksim’e baskın düzenlemek bir yöntem değil midir? Ortada bir sorun görmezseniz yönetemezsiniz. Sorun, olayı sorun olarak görüp görmemekte.
***
İstanbul Taksim’deki park krizi ve (Bize göre kıyıda köşede hazır bekleyenlerin durumdan vazife çıkarıp harekete geçmesi organizasyonudur) İstanbul’da yaşananlar yurdun pek çok kentinde ve Trabzon’da da 3-4 bin civarında insan tarafından demokratik bir biçimde protesto edilmişse... Protestocular, sorunu park meselesinin çok ötesine taşıyıp İstanbul’daki mağdurlarla kendilerini özdeşleştirmişse... İstanbul’daki muhaliflerin meselesini Anadolu’nun 30 küsur kentinde insanlar kendi meselesi görüp harekete geçmişse... Hükümetin oturup olup biteni düşünmesi gerekir. Güç zehirlenmesinin sonuçlarını artık görmesi gerekir. ‘Provokatörler işbaşında’ demek kafayı kuma gömmektir. Zira o provokatörlere zemin sağlayıp sağlamamak hükümetin elindedir.
Şimdi park meselesinin ötesine geçen eylemlerdeki döviz ve sloganlara bakıyoruz. “Ağaçlar bahane, direniş şahane”, “Tayyip sonun ‘Mübarek’ olsun”, “Her yer Taksim her yer direniş”, “Taksim’e selam direnişe devam.” Trabzon’un Uzunsokak’ından İstanbul’un Taksim’ine direniş selamı gönderenler ne AVM peşindeler, ne park, ne de ağaç. Geniş kitleler, özellikle üniversitelerde haftalardır hükümete karşı ve ard arda gelen hatalarını da kullanarak bir ayaklanmaya yönlendirildi. Tepkiyi her zeminde direnişe çevirmek, direnişten bir Tahrir olgusu gerçekleştirmek istendi. Zaten kimse niyetini gizlemedi.
Direnişi MHP Lideri Devlet Bahçeli sarstı. BDP’li vekillerin öncülük ettiği... Ulusalcılar’ın vatan haini olmakla suçladıkları BDP’lilerle AK Parti Hükümeti’ni devirmek söz konusu olunca bir anda kolkola girmelerini Bahçeli kabullenmedi. Yaptığı açıklamayla kötü niyetin  önüne geçti.
AK Parti Hükümeti ve özellikle Sayın Başbakan, mutlak çoğunluğa güvenerek itaatkar bir toplum oluşturmak arzusundan vazgeçmeli. Beş paralık meselelerde bile insanlarla zıtlaşıp karşısındaki ferdi veya kitleyi büyütmemeli. Küçük sorunlardan kriz doğabileceğini artık görmeli. Çevresindeki seçilmişinden atanmışına, aydınından yazarına kendisine gösterilen mutlak itaati toplumun her kesiminden beklememeli. Öfke kabardıkça insanların her türlü korkuyu yenebileceklerini bilmeli. Önce kendi öfkesini sonra toplumsal öfkeyi kontrol etmeli.
Çevresindeki yazar ve çizerler de Sayın Başbakan’a iyilik etmek istiyorlarsa yağ çekme yarışından vazgeçip hatalarını söyleyebilmeli. Hz. Ömer bilgi ehli kişileri hatalarını söyleyip yanlışında uyarsın diye görevlendirdi. Kendisine yağ çeksin diye değil.
Bu Yazi 1081 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
» Kardeş kavgasını önleyecek son irade 13 Ağustos 2015 Perşembe 11:39:06
» Akyazı’daki isim tartışması ve Volkan Konak’ın tavrı 20 Eylül 2014 Cumartesi 19:40:30
» Koray Aydın, Akyazı ve Son Gelişmeler 10 Eylül 2014 Çarşamba 20:36:37
» Ankara İl Başkanı Şeref Malkoç’a Dair… 30 Haziran 2014 Pazartesi 15:46:02
» Yatırım Adası ve Demiryolu… 13 Nisan 2014 Pazar 20:46:41
» Başbakana Fezleke Düzenlemek 31 Aralık 2013 Salı 17:03:32
» Evet, Yolsuzluk Var Amma… 24 Aralık 2013 Salı 10:23:58
» ABD- Kılıçdaroğlu ve Başbakanlık… 04 Aralık 2013 Çarşamba 11:54:23
» Hala Treni Görmeyen Trabzon’a Hızlı Tren Rüyasını Anlatmak! 23 Eylül 2013 Pazartesi 19:41:18
» Trabzon’un 4 Sorunla İmtihanı 08 Eylül 2013 Pazar 08:09:45
» Trabzonspor... Kimse Değil, Biz Kendimize Ettik... 03 Eylül 2013 Salı 20:29:02
» Başbakanımız arzu halimizi bilmek ister mi?. 25 Ağustos 2013 Pazar 14:09:18
» Ayasofya’dan Cuma notları 06 Temmuz 2013 Cumartesi 11:57:28
» Ümitvar Olunuz Kupa Trabzon’a Gelecek 30 Haziran 2013 Pazar 10:25:49
» Avrupa`dan Kovulan Kılıçdaroğlu… 21 Mayıs 2013 Salı 09:58:06
» Reyhanlı Saldırısı ve Düşündürdükleri 13 Mayıs 2013 Pazartesi 17:32:18
» Trabzonspor Tesisleri HES ve Bilgisiz Gazetecilik 08 Mayıs 2013 Çarşamba 11:03:25
» Sendikalar, İşçi Hakları ve Yaşanmış Bir Hikaye... 06 Mayıs 2013 Pazartesi 16:32:41
» PKK’ya Verilen Tavizler ve Bölünen Vatan Üzerine!.. 29 Nisan 2013 Pazartesi 19:40:22
» Rize gerçeği…İşçi-Sendika ve Hasan Karal… 27 Nisan 2013 Cumartesi 17:35:00
» İmralı Barış Süreci ve Yerel Teşkilatlar!... 26 Nisan 2013 Cuma 11:02:26
» Bir gazete meselesi ve bizi şaşırtan Onursal Başkan… 24 Nisan 2013 Çarşamba 10:51:28
» Fetih, Ayasofya ve Ahmet Metin Genç… 17 Nisan 2013 Çarşamba 09:42:42
» Size Göre Hangisi Trabzon Gerçeği?. 09 Mart 2013 Cumartesi 13:18:19
» 28 Şubat…Görmedin mi Mevla neyledi?.. 01 Mart 2013 Cuma 17:50:54
» Bakan Yazıcı’ya 2 soru Alınan 2 cevap 23 Şubat 2013 Cumartesi 13:01:14
» Güneş’ten Başkan Üretmek... 21 Şubat 2013 Perşembe 10:22:49
» Suat Başkan! Lojistik’i kaybedeceğiz 15 Şubat 2013 Cuma 16:43:25
» Fesihler, Bahçeli…Aydın ve MHP’li İki Dostun Sohbeti 12 Şubat 2013 Salı 09:53:24
» Sarıgül’ün iktidar yolu ve CHP 05 Şubat 2013 Salı 10:15:51
GÜNÜN YAZARLARİ
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
 Stratejik Denklem
Stratejik Denklem Dünya, birinci ve ikinci dünya savaşı öncesindeki gibi yeni ekonomik ve askeri dengeler ve denklemler oluşumuna doğru hızla yol almaktadır. BRICS Zirvesi bu bakımdan oldukça onemlidir.
Strateji Derneği Başkanı  Şener MENGENE `den Basına Kutlama
STRATEJİ DERNEĞİ GENEL BAŞKANI , “ZAMAN MEFHUMU OLMAKSIZIN ÇALIŞAN BASIN MENSUPLARIMIZIN BASIN BAYRAMINI KUTLUYORUM”
 Çaykur` un Atölyeden 46 Fabrikaya Uzanan Üretim Yolculuğu
ÇAYKUR, ilk çay fabrikası olan Merkez Çay Fabrikası`nın kurulduğu 1947`den bugüne geçen süreçte fabrika sayısını 46`ya çıkardı
 `Liman sahasında futbol sahası kente ihanettir`
Rize Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi ve Riport Yönetim Kurulu Başkanı Asım Çillioğlu, Rize Limanı`nın genişleme sahasında yapılması planlanan futbol sahasının kente ihanet olduğunu söyledi.
FOTO GALERİ
İzlenme 3496
İzlenme 8141
İzlenme 5811
İzlenme 6564
VİDEO GALERİ
İzlenme 5449
İzlenme 5666
UZMAN GÖRÜŞÜ
Rizehaber.Org sadece internet üzerinden yayin yapmaktadir. Tüm Haklari Sakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım : Rizedeyiz.Com © 2008 | Yazılım : Rizedeyiz Bilgi İşlem - Rize Toplu Mesaj - Ajans53 Sigorta - Rize Kız Öğrenci Yurdu