BAŞROLDE BOLDRIN

26 Ekim 2019 Cumartesi 11:16 tarihinde yayınlandı 410 defa okundu
Erhan ALPAYDIN Tüm Yazıları

Ligde 6 haftadır kazamayan ve son 4 maçını kaybeden Çaykur Rizespor için Ankaragücü maçı çok önemli bir hale geldi. Geçtiğimiz sezonun ilk devresinde uzun süre galibiyet alamayan yeşil-mavililer o eşiği atlayamayarak ligin dibine demirlemişti. Bu sezon da özellikle son haftalarda alınan mağlubiyetlerin ardından takım yine aynı çıkmaza doğru sürüklenmek üzereydi. Bu noktada Ankaragücü maçında alınan 3 puan Çaykur Rizespor'a küçük de olsa bir nefes aldırdı.

Son haftalarda sık sık futbolcu ve dizilişte rotasyona giden İsmail Kartal, bu mücadelede daha bilindik bir formatta oynadı. Maçın ilk 15 dakikası dengede gitse de Ankaragücü'nün yakaladığı net pozisyonlar vardı. Çaykur Rizespor penaltı golüyle öne geçmesinin ardından oyun yine dengede devam etti. Konuk ekip Ankaragücü'nün etkili olduğu ataklar da vardı.

İkinci devre ile birlikte özellikle Ankaragücü'nün sahada etkinliği azaldı. Atmacalar, Boldrin ile farkı 2'ye çıkarınca maçında fişini çekmiş oldu. Kalan dakikalarda farkı artırabilecek pozisyonlar gelmesine rağmen son pas ve vuruşlarda etkili olamaya yeşil-mavililer farkı açamadı. Nihayetinde 6 haftanın sonunda alınan 3 puan Çaykur Rizespor'a nefes aldırdı.

FORVET SIKINTISI

Çaykur Rizespor'un sezon başında bu yana en büyük problemini hücum hattında yaşıyor. El Kabir'in uzun süreli sakatlığı, Scepovic'in hem formsuzluğu hem de bu maçta sakat olması nedeniyle forvette sadece Oğulcan kaldı.

Son yıllarda Çaykur Rizespor Kweuke ve Muriç gibi kuvvetli, topu tutabilen ve skora katkı veren forvetlerle oynamaya alışmıştı. Oğulcan iyi niyetle mücadele etse de özellikle derin defansa çekildiği zaman ilerde topu tutarak takımın atağa çıkartacak bir futbolcu yapısına sahip değil.

Geçen sezon oyun sıkıştığı zaman Çaykur Rizespor'un elinde en azından bir Muriç opsiyonu vardı. Topu ileriye doğru attığınız zaman Muriç bir şekilde topu saklayıp takımın ileride çoğalmasını sağlıyordu. Bu sezon bu profile uygun olarak yapıldığını düşündüğüm Scepovic transferi ise şu ana kadar sonuç vermedi. Devre sonuna kadar bir şekilde o bölge 'idare' edilecek.

BOLDRIN YILDIZLAŞTI

Çaykur Rizespor'da Ankaragücü maçının yıldızı ise Boldrin oldu. Brezilya futbolcu takımın ligde attığı son 4 golün 3'üne imza attı. Bunun yanında son iki sezonda kadroda yer alan oyuncular arasında skora en fazla katkı sağlayan isim olmayı başardı. Attığı golün dışında top Boldrin'in ayağına geldiği zaman yeşil-mavilelerin oyunu rahatlıyor. Boldrin ayağında top tutuyor, doğru pasları veriyor ve faul aldırıyor. Sezon başında Çaykur Rizespor taraftarı Boldrin'in bonservisinin alınması için yönetime büyük baskı yapmıştı. Demek ki taraftarların bir bildiği varmış.

İSMAİL KARTAL'A KARŞI FAZLA ÖN YARGI VAR

Çaykur Rizespor'da teknik direktör İsmail Kartal sezon başından bu yana özellikle taraftarlar tarafından eleştiriliyor. İsmail hocaya biraz haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Elbette 6 hafta kazanamayan bir takımın hocası eleştirilir. Ancak Muriç transferi ile başlayan süreçte özellikle 'Fenerbahçeli' kimliği üzerinden İsmail hocaya eleştiriler geliyor. Yönetime de bu yönden yapılan eleştirilerle birlikte İsmail Kartal tepkilerin odağı haline geldi. İsmail hoca göreve ilk geldiği zaman Muriç'i takımda tutmak istediğini belirtmişti. Ancak sezona Muriç'siz başlamak durumunda kaldı. Elinde oynatabileceği tek santrofuru kaldı. 

İsmail Kartal'ın bir diğer şansızlığı ise Okan Buruk'un ardından takımın başına gelmesi olduğunu düşünüyorum. Geçtiğimiz sezonun ikinci yarısı ile birlikte şahlanan takım ve Okan hocanın yaptıklarının ardından zor bir göreve geldi. Okan Buruk ile Rizespor taraftarı arasında pozitif bir bağ oluşmuştu. İlk devrede alınan kötü sonuçlara rağmen Okan hocaya tribünlerden herhangi bir tepki gelmedi. Kısacası taraftarların sevdiği bir hocanın ardından İsmail Kartal'ın da kendisini özellikle taraftarlara sevdirmesi gerekiyordu. Bu birliktelik şu zaman kadar pek sağlanamadı gibi görünüyor. İlerde alınacak sonuçlara göre belki tribünlerde 'İsmail Kartal' sesleri de duymaya başlarız. Taraftarların bu konuda biraz daha ılımlı olması lazım. İsmail hocaya karşı biraz fazla ön yargılı olduklarını düşünüyorum.