Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
BİR BARDAK ÇAY NEREDEYSE MUTLULUK ORADADIR
26 Haziran 2018 Salı 13:12:47
Ne güzel demiş şair; ‘’Geleydin bir çay içimi, sen çay dökerdin, ben de içimi.’’


 

                           

 

Gecen asırlar ve yakın yıllar nice sofra geleneğimizi alt, üst etti. Geçmişten gelen milli içecek ve yiyeceklerimize, hayat olan SU dan sonra en çok tüketilen gıda olan bir tek çayımız direniyor. Hem de gücünden bir şey kaybetmeksizin. Herhalde kültürümüze geç girdiği için olsa gerek.

İstanbul, çay ile 1856`da Kırım Harbi münasebetiyle gelen Avrupalılar vasıtasıyla tanıştı. Sefaretlerin çay partileri, halkın ileri gelenleri arasında da moda oldu. Artık misafire, kahveden sonra, çay da ikram edilir oldu. Anadolu`nun çay ile tanışması daha da yenidir. Çay ve semaver, XIX. asrın ikinci yarısında Kafkasya`dan gelen muhacirlerin yadigârıdır. Ama sonra öyle tutuldu ki, hayatın aslî parçası oldu. Kahve ile rekabet edip, onu bile tahtından indirdi. Her sınıf ve seviyede insanın itibar ettiği bir içecek oldu.

Sultan Hamid çay severdi; ama Sultan Reşat müptelasıydı. 1878`de Japonya`dan getirilen çay tohumları Bursa`da ekildi; ama işe yaramadı. Elverişli yerin Karadeniz`in doğusu olduğu anlaşılınca, 1918`de Batum`da ilk çay ekildi. Halkalı Ziraat Mektebi Müdürü Ali Rıza (Erten), bizde ilk çay ziraatını deneyen kişidir. 1924`de çay kanunu çıkarıldı. Batum`dan getirtilen tohumlar Rize`de ekildi. Müspet netice alındı. 1947`de Rize`de ilk çay fabrikası açıldı. Devlet hemen (1984`e dek süren) bir çay tekeli kurdu.

Her şey gibi çayın da doğduğu yer, Çin`dir. Rivayete göre, MÖ 2500 yıllarında Çin imparatoru Shen Yong, sağlığa uygunluk sebebiyle yalnızca sıcak su içerdi. Bunaltıcı bir yaz günü, bahçede içtiği suyun içine tesadüfen iki yaprak düştü. İmparator, hararetini alan bu içeceği çok beğendi. MS 758 yılında filozof Lu Yu, çay nasıl yetiştirilir, nasıl demlenir, nasıl içilir, anlatan, Çay Silahı adında kitap kaleme aldı. Japonlar, çayı Cha-No-Yo adında bir ayinle ikram ederler. Şair Kakuzo, Çayname adlı kitabında, çayı ilahî bir nimet olarak görüp çok över.

Avrupa, çayı Venedikli tüccarlardan öğrendi. Ticaretini yapanlar ise 1560`dan itibaren Portekizliler oldu. Çok pahalı olduğu için, eczanelerde satılır ve ancak zenginler içebilirdi. İngilizler, Hindistan ve Seylan`da çay üreterek Çin`in tekelini kırdılar; piyasayı ele geçirdiler.

Gök çay, kara çaya karşı,

Çayın iki çeşidi vardır: Mayalanmış siyah çay ve mayalanmamış yeşil çay. Anadolu, kara çayın; Türkistan ise gök çayın meftunudur. Siyah çay, çok ameliye görür. Önce askıya asılıp üzerinden sıcak hava geçirilerek kurutulur. Sonra yapraklar sıkılarak içindeki tabii şeker elenir. Sonra nemli ve serin bir yerde fermantasyona tâbi tutulur. Böylece rengi siyahlaşır. Sonra yapraklar, saptan temizlenir. Yeşil çayın işi kısadır. Yapraklar saplarından ayrıldıktan sonra, fermantasyona alınır. Rengi açık ve daha asitlidir; idrar sökücüdür. Siyah çay, nazlıdır; ışık almayan, kapalı yerde muhafaza edilmelidir. Meyve ve çiçek özüyle aromalandırılan çaylar da vardır. En meşhuru bergamot yağıyla karıştırılarak elde edilen Earl Grey adlı çaydır.

Çay, her dilde, benzer kelimeyle anılır. Kuzey Afrika`da Tuaregler, yeşil çayın üzerine kaynar su döker; sonra bu suyu süzer; tekrar su döker; 3 dakika bekler, 2-3 nane yaprağı koyar, içine de şeker atıp öyle ikram ederler. Tibetliler, çaya tereyağı ve tuz katardı. Moğollar, buna unu da ilave eder. İngilizler çayı sütle içer, bazıları da brandy katar. Çayı çok seven soğuk memleket Rusya`da, küçük çay fincanı içine, bolca yeşil çay yaprağı konur, üzerine kaynar su eklenir. Mis gibi kokusunu almak için, çayı önce çay tabağına dökerek içer. Doğu vilayetlerindeki kıtlama ve çaya limon atma, Ruslardan gelme bir âdettir. Semaver de öyle. Sema-vira, Rusça `kendi kendine yanan` demektir. Hatta ilk gören Anadolu köylüleri, "Bu ateş bu suyun içinde nasıl yanıyor?" diye şaşmışlardı.

Eskiden kahvaltı ve akşam yemeği olmak üzere iki öğün vardı. 1708`de İngiltere`de Bedford Düşesi Anna, ikindi vakti kendisini "batmakta olan bir gemi gibi" hissedince, saat 5 sularında ek bir öğün yemeğe başladı. Küçük kekler, tereyağlı ekmek ve tabii yanında çay. İşte "5 çayı âdeti" böyle doğdu. İngilizler, en çok çay tüketen cemiyettir. Lady Astor, başbakan Churchill`e demiş ki, "Karınız olsam, çayınıza zehir koyardım". Churchill de demiş ki, "Kocanız olsam içerdim".

Çaydaki kafein, beyindeki kılcal damarları genişletir; kan basıncı düşünce de, ağrı yok olup insan rahatlar. Derinin yüzündeki kılcal damarlar genişleyince de ısı dışarı atılır, ateş düşer ve insan serinler. Hazmı kolaylaştırır, gaz yapmaz, midede asit salgılamaz. Uyuşukluğu giderir, zindeliği arttırır, zihni yorgunluğa birebirdir. Çaydaki B vitamini demleme sırasında hemen suya geçer, ayrıca çayda E ve K vitaminleri ve faydalı mineraller de vardır. Bakır ve demir sebebiyle kansızlığa devadır, flor ve alüminyum sebebiyle de dişleri korur. Demlenip 5 dakika içinde içilirse uyarıcı; 15 dakika sonra içilirse sakinleştirici tesir yapar. Bir saat sonra içilirse, zehirleyici olsa gerek.

Çayın, uzun ve dar yaprakları vardır. Çiçekleri renklidir. Yılda 3-4 mahsul verir. Mayıstaki ilk hasat, yaprakları küçük olduğu için makbuldür ve "imparator hasadı" adını alır. Sıcak ve aşırı nemli yerde yetişir. Bol yağmur ve geceyle gündüz arasında mühim ısı farkına muhtaçtır. Çay üreten ülkeler hep 36. Paralel üzerindedir. Çin, Hindistan, Seylan, Japonya önde gelir. Çayın kalitesi yaprağına bağlıdır. Hindistan çayı, Çin`den makbul tutulur.

Amerika istiklâlini çaya borçludur. İthal edilen çaya yüksek gümrük isteyen İngilizlere karşı çıkan ayaklanma, Boston Çay Partisi diye bilinir ve istiklâl harbinin kıvılcımı olmuştur. Çayın tarihini yazan Stephan Reimertz, "Çay içmek, insan hayatında zaman ayırmaya değer meşguliyetlerdendir" diyor.

Evliya Çorbası,

Hoca Ahmet Yesevî, Çin hududundaki Hitay’a gidiyor. Çok sıcak bir günde, yol kenarında dinlenirken, bir köylünün doğum yapmakta zorlanan zevcesi için dua ediyor. Doğum kolay oluyor. Bunun üzerine köylü, kendisine çay ikram ediyor. Hoca Yesevi, o zamana kadar hiç görmediği çayı içince, rahatlıyor ve harareti gidiyor. Elini açıp dua ediyor: "Ya Rabbi, bu içeceğe revaç ver. Bizi sevenler içsin, faidelensinler." Çayın Türkistan`da, bilhassa tasavvuf erbabı arasındaki rağbetini bu duaya bağlarlar. Dervişleri uyanık ve zihni açık tuttuğu için, Evliya Çorbası diye de anılır. `Çay içelim çay içelim / Nefsi havadan geçelim` diye dönen ilahiler bile vardır. Ehl-i dil, "Çay, Hazreti Peygamber zamanında olsaydı, Allah bilir ya, sünnet olurdu. Zira sohbete sebeptir" demişler. "Sohbet-i erbâb-ı dil bir lahza sensiz olmasın/Hürmetin inkâr eden, dünyada hürmet bulmasın" beyti de çay için söylenmiştir.

Çaya çay demek için de, demlenmesinden içilmesine kadar şartlarına riayet edilmelidir. "Çay kadehte dide-efrûz olmalı/Lebrengü lebrîzü lebsûz olmalı." Şu hâlde çay küçük ve şeffaf bardakta göz doldurmalıdır; dudak renginde, dudağına kadar dolu ve dudak yakıcı olmalıdır. Yarısına kadar konmuş çay bardağını görüp, kahveci çırağına `Bu ne oğlum?` diye sorup da, `dudak payı` cevabını alan müşterinin, `Yavrum bende deveye benzer bir hâl var mı? Benimkini kulaklarına kadar doldur` dediği meşhurdur. Çay pahalı bir içecekti; 1950`lerden sonra ucuzladı ve yayıldı. O zamana kadar, bir tutam çay bulan garibanlar, kurutup tekrar demlerdi... Kaynak: Türkiye Gazetesi

 

Bu Yazi 442 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
» İLK MECLİS-İ MEBUSANIN AÇILIŞI 20 Mart 2019 Çarşamba 10:56:32
» ALKOL TÜKETMENİN ZARARLARI 14 Mart 2019 Perşembe 14:53:22
» YAŞLILIĞIN GETİRDİKLERİ 11 Mart 2019 Pazartesi 18:00:29
» ÜÇ AYLARIN BAŞLANGICI 04 Mart 2019 Pazartesi 13:17:01
» Rize’nin Bağımsızlığına Kavuştuğu 2 Mart 1918 Kutlu Olsun 01 Mart 2019 Cuma 19:21:07
» JANDARMA GÖREVDE GENÇLERİMİZ GÜVENDE 26 Şubat 2019 Salı 09:18:37
» EĞİTİMDE BAŞARISI BAKANLIK TARAFINDAN ONAYLANDI 25 Şubat 2019 Pazartesi 15:59:56
» ÇAY İŞLETMELERİNDE TOPLAM KALİTE YÖNETİM UYGULANABİLİRLİĞİ 22 Şubat 2019 Cuma 16:06:33
» DEVESA PROJELER ARD ARDA HİZMETE AÇILIYOR 18 Şubat 2019 Pazartesi 11:12:21
» VEFAT YILDÖNÜMÜN’DE ŞEYH ŞÂMİL’İ HATIRLAMAK 13 Şubat 2019 Çarşamba 20:31:17
» TÜRKİYE’DE ÇAYIN PAZARLANMASI 11 Şubat 2019 Pazartesi 12:09:38
» BAKÜ-TİFLİS-KARS-ERZURUM DEMİRYOLUNU KARADENİZ İLLERİNE BAĞLAYALIM 06 Şubat 2019 Çarşamba 12:44:24
» Kibirli Davranışlar İnsana Yakışmaz 06 Şubat 2019 Çarşamba 10:38:29
» RİZE VALİSİ SN. KEMAL ÇEBER’E MAŞALLAH 31 Ocak 2019 Perşembe 11:59:44
» TEKNOLOJİ YOKTU AMA İNSANLIK VE DUYARLILIK ÇOKTU 30 Ocak 2019 Çarşamba 12:38:04
» DEVLET-İ ALİYYE OSMANLI İMPARATORLUĞU ÜZERİNE 25 Ocak 2019 Cuma 09:34:51
» LÜTFEN OKUYUN, “RAHMET OKUTUN”! 22 Ocak 2019 Salı 21:38:43
» BASIN DOSTU ÇAYELİ BAKIR 15 Ocak 2019 Salı 15:26:43
» MUTLULUĞUN FORMÜLÜ 09 Ocak 2019 Çarşamba 16:06:29
» HEPİMİZİN HAYATINI KOLAYLAŞTIRAN PRATİK BİLGİLER 02 Ocak 2019 Çarşamba 14:38:58
» BİLİMSEL AÇIDAN, MARS, JÜPİTER, VENÜS 27 Aralık 2018 Perşembe 13:38:00
» UYUŞTURUCU İLE MÜCADELEDE BAŞARI HİKÂYELERİ UMUT VERİR! 20 Aralık 2018 Perşembe 11:47:48
» KONYA MEVLANA’DA SELAM VAKTİ 17 Aralık 2018 Pazartesi 15:12:26
» BİR ERZURUMLUNUN, SEVGİ VE NEŞE DOLU MEKTUBU 11 Aralık 2018 Salı 11:52:55
» Ak Parti Rize Belediye Başkan Adayı Metin’in Basınla Buluşması 10 Aralık 2018 Pazartesi 09:57:04
» TÜRKİYE’DE ÇAY TARIMININ BAŞLANGICI 05 Aralık 2018 Çarşamba 21:53:14
» KARADENİZ BÖLGESİNDE ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME 26 Kasım 2018 Pazartesi 16:05:34
» MERHUM SEYYİD ABDÜLHAKİM-İ ARVASİ 21 Kasım 2018 Çarşamba 13:30:39
» AHISKA TÜRKLERİNE YARDIMCI OLMALIYIZ 14 Kasım 2018 Çarşamba 14:06:06
» BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI 08 Kasım 2018 Perşembe 18:25:29
Okunma : 12
Yorum : 0
GÜNÜN YAZARLARİ
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Fatih Erbakan Rize`den Uyardı: Ekonomik Beka İşgal Altında, İflas Etti
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, Rize’de hükümetin ekonomik ve dış politikasını eleştirdi, ülkenin ekonomi bekasının tehdit altında olduğunu ifade ederek, ekonomik iflas ve çöküşle karşı karşıya kalındığını savundu
 İYİ Parti Güneysu’ da İddialı çalışıyor
İyi Parti Güneysu ilçe teşkilatı 31 Martta yapılacak yerel seçimler öncesi çalışmalarını hızlandırdı. İYİ Parti İl başkanı Av. Ayşegül Akyıldız, İl yönetim Kurulu üyelerinin de katıldığı esnaf ziyareti öncesi ilçe başkanlığında toplandı
Ak Parti Fındıklı Belediye Başkan Adayı Zorlu Projelerini Anlattı
AK Parti Fındıklı Belediye Başkan Adayı Mustafa Kasım Zorlu katıldığı canlı yayın programında seçim sürecini ve projelerinin bir kısmını anlattı.
Rize Benim Kara Sevdamdır
AK Parti Rize Belediye Başkan Adayı... Rize’ de 7’den 70’e herkesin çok sevdiği bir isim. Metin ile siyasî yaşamından Rize’nin sorunlarını, projelerini ve yerel seçim çalışmalarını konuştuk. 2 aydır saha çalışmalarını dur durak demeden yoğun bir şekilde sürdüren Metin, Rize’nin sorunlarını iyi biliyor. Bununla da farklı bir anlayışla halkın karşısına çıkıyor.
FOTO GALERİ
İzlenme 3679
İzlenme 8356
İzlenme 5986
İzlenme 6757
VİDEO GALERİ
İzlenme 5710
İzlenme 5949
UZMAN GÖRÜŞÜ
Rizehaber.Org sadece internet üzerinden yayin yapmaktadir. Tüm Haklari Sakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım : Rizedeyiz.Com © 2008 | Yazılım : Rizedeyiz Bilgi İşlem - Pazar Gazetesi - 10 Mart Gazetesi