Tayyip Erdoğan’dan ve Abdullah Gül’den hiç hoşlanmadığını batılı dostlarına daha önce söylemişti. Wikileaks belgelerinden öğrendik bu gerçeği... Aslında Bakü Şehitliği’mizden bayrağımızı indirme ihaneti bile tek başına Aliyev kimliğini göstermeye yeterli... Aliyev, Türkiye ile kardeşlikten yana değil... Sadece Türk halkının Azerbaycan sevgisini veya Ermenistan öfkesini kendi istikbali için kullanıyor.
Aliyev, Türkiye’den uzak duruyor. Uzak durmasının nedeni ise AK Parti iktidarının dünya görüşü... Aliyev’in Azerbaycan’ı AK Parti öncesi Ergenekoncu anlayışın Türkiyesi gibi... Din ve vicdan özgürlüğü yok. Ülke dindarlar açısından yarı açık cezaevine dönüştürülmüş gibi...
Elimizde bulunan Uluslararası İnsan Hakları Örgütleri’nin ilginç raporundan bazı bölümleri sütunumuza almak istiyoruz.
Anayasasında ‘Azerbaycan Cumhurbaşkanı, yargı bağımsızlığının teminatıdır’ yazan monarşik bir sistemden bahsediyoruz. İnsanın Azerbaycan’da hiçbir önemi yoktur. Hak ararken polisin tutumuna bağlı olarak suçlu konuma düşebilirsiniz. Polis birdenbire cebinizde eroin bulduğunu iddia edip tutanağa dökebilir. Çünkü polise insanların can güvenliğini değil, devleti koruma görevi verilmiştir.
"Televizyonlarda gösteriyor ki; Adamın biri bir cinayet işlemiş ve kaçmış. Birkaç gün sonra vicdanına yenik düşüyor ve teslim oluyor. Bu olay televizyonda gösteriliyor ve deniyor ki, falan kişinin katili teslim olmuştur ve cebinde de 3 gr eroin bulunmuştur. Şimdi bu adam 3 gün saklandığı yerden teslim olmak için karar verdiğinde cebine de eroin mi alıp gelmiştir? Bu çok komik bir durumdur."
Azerbaycan Yazarlar Birliği Raporu:
1- "Özellikle son zamanlarda dindarlara karşı tutuklamalar mevcuttur. Onların evlerinde silah bulunduğunu iddia etmek veya hiçbir bahane gösterilmeden tutuklanmaları endişe vericidir. Bu durum göstermektedir ki; gerçekte sadece dindarlara karşı değil İslam’ın kendisine karşı bir saldırı vardır. Bu durum çok korkutucudur."
2- Gence şehrinde dindarlara karşı yürütülen operasyonlarda polisin tutuklularla yaptığı pazarlık tanıklar tarafından şöyle ifade edilmektedir:
"Kim bende 100 gr eroin bulundu derse onu serbest bırakacağız denmektedir. Bu çok çirkin bir durumdur. Sonra silahlar falan bulunduğu gösterilmektedir. Bu ağlanacak bir durum olmasa çok gülünç bir durumdur.. "
3- Siyasi tutuklamaların en çok yaşandığı Gence kentinde tutuklanan ve serbest bırakılan bir tanık yaşadıklarını şöyle anlatmaktadır:
...İçeri alınanlardan bir tanesi Gence şehrinin dini şahsiyeti olan A.C.’dir. Bu kişiyi cinayetle yargılıyorlar. Bunu içeri almadan önce 65 yaşında olan babası tutuklanmış ve "oğlun teslim olana kadar seni bırakmayacağız" diye tehdit etmişler ve 3 gün hapiste tutmuşlardır.
Yine polis aynı şekilde benim annemi karakola götürerek ‘oğlunda eroin bulduk o teslim olana kadar seni bırakmayacağız’ demiştir...
4- A.C. tutuklandığında polise; ‘beni hangi gerekçeyle tutuyorsunuz?’ sorusuna karşı polis önünde bulunan bilgisayarı alıp yere vurarak kırmış ve ‘Seni devlet malına zarar vermekten tutukladık’ demiştir.
Azerbaycan`da Sünnilere Yönelik Baskılar:
1- Ülkedeki dini gruplar sürekli baskılara maruz kalmakta, birçok din adamı şiddet içermeyen düşünce ve faaliyetlerine rağmen gözaltına alınmaktadır.
2- Ülkede birçok cami bir takım geçersiz gerekçelerle kapatılmaktadır.
3- Ülkede şiddet eylemlerine bulaşmayan ve uluslararası normlara göre serbest faaliyet gösterme özgürlüğüne sahip olması gereken dini cemaatler kategorisinde sayılan Sünni hareketler ülkede yaygınlık oranlarına orantılı olarak artan bir şekilde baskıya maruz kalmaktadır.
4- Ülkede geleneksel Şii anlayışı dışında bir İslami pratik yaşamak isteyen gruplar sürekli baskı altına alınmaktadır. Bu baskıların en önemli mağduru ülkedeki Sünni hareketlerdir. Resmi yönetim Sünnileri tekfirci, terörist ya da her ikisi birden olmakla itham etmekte ve halkın Sünni hareketlere karşı algılarını manipüle etmektedir.
Ülkedeki Sünni cemaatlere bağlı bireyler ve din adamları sürekli bir biçimde faaliyetlerinde engellerle karşılaşmakta, birçok Sünni, keyfi gözaltına maruz kalmaktadır. Hükümet Sünni cemaatlere ait birçok camiyi kapatmış ve birçok dernek ve sivil toplum kuruluşunun faaliyetlerini keyfi bir şekilde yasaklamıştır. Bakü’de Sünni Müslümanların yoğun olarak gittikleri Hz. Ebubekir (r.a.) Camii halkın buraya yoğun ilgisinden rahatsız olan Azerbaycan hükümeti tarafından kapatılmıştır. Ebu Bekir Camiinde 5 bin ile 7 bin arasında Sünni namaz kılmaktaydı. Ancak caminin kapatılması ülkede Sünni kesimin cami ihtiyacını daha da artırmıştır.
5- Ülkede Türkiyeli Müslümanlar tarafından yapılan ve Sünni Müslümanların gittiği Şehitler Camii de kapatılmıştır.
6- Ülkedeki Sünni cemaatlerin yeni cami ve faaliyet merkezleri açmaları engellenmektedir. Sünni hareketlerin herhangi bir faaliyet yapabilmek için resmi başvuru yapmak zorunda olduğu ülkede yaptıkları birçok başvurunun kayda geçirilmediği ve yoğun bürokratik engellere takıldığı bilinmektedir.
***
Ermenistan’da sözde soykırım anıtını ziyaret eden Sarkozy, oradan Azerbaycan’a gitmiş ve İlham Aliyev ile görüşmüştür. Aliyev, Sarkozy’i saygın bir devlet adamı gibi karşılamış ve ‘Soykırım inkarını suç sayacak yasa’ ile ilgili hiçbir rahatsızlık belirtmemiştir. Bize göre, AK Parti hükümetini zorda bırakacağı için bilakis memnun bile olmuştur. Nitekim hala sesi çıkmamıştır.
***
Azerbaycan bugün Fransa’ya, Rusya’ya Türkiye’den daha yakın ve onlarla sıcak bir ilişki içindedir. Zalim bir diktatörlük, Azeri kardeşlerimizi kendi ülkelerinde parya durumuna düşürmektedir.
Azerbaycan ve Türk halkı tek millet/iki devlettir. Ama bilmeliyizki Aliyev, Türk dünyasının içinde ‘İçimizdeki İrlandalı’ hükmündedir.

















