Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Gazeteleri asla bir gazete gibi okumamalıyız
24 Kasım 2011 Perşembe 16:36:04
Birkaç gün evvel akrabalarımdan biri telefonla aradı, &`;hocam, bu akşam müsait seniz Gökkuşağı Cafe`de buluşabilir miyiz” dedi


. Son zamanlarda hemen hemen her akşam gazeteci arkadaşımız Turgay Ayhan’la akşamları buluşuyor, bir yerlerde oturup çay içip sohbet ediyorduk. O akşamda buluştuk. Kendisine Gökkuşağı Cafe’ye arkadaşların davet ettiğini, bir takım sorular soracaklarını söyledim. Beraberce cafeye gittik. Hangi konuda soru sorulacağını düşünüyor, kendi kendime muhakkak siyasi gelişmelerle alakalı sorulardır diyordum. Mekana ulaştık, güzel bir karşılamadan sonra  arkadaşlarla oturduk ve konu açıldı. Sohbetimizin konusu İlluminati, sorularda bu örgütle alakalıydı.  Arkadaşlar bu konuda araştırmalar yapmış bir takım simgeler üzerinde yoğunlaşmıştı. Üçgen ve göz  simgeleri. Bir çok yabancı ve yerli sanatçının klipleri üzerinde ve bazı filimler üzerinde çalışmalar yapmışlar. Genç arkadaşların böyle ciddi meselelerle ilgilenmesi ise bizi sevindirdi ve heyecanlandırdı. Simgeler üzerinde konuşmaya başladık, klipleri izleyip yorumlar yapıyorduk. Çünkü Siyonizm işaret ve simgelerle mesajını veriyordu. İlluminati’de bu yapılanmanın sadece bir parçasıydı. Eğer işaretleri ve simgeleri bilirsek, onları görebilirdik.  Bu sohbetlerimiz birkaç gece geç saatlere kadar sürdü. İlluminati, Siyonizm’in sadece bir örgütü olduğu için resmin tümünü görmek gerekirdi. Onlara söylediğimiz, bu yapılanmaların felsefesini ve hedeflerini anlamaya dönük bir takım nasihatlerden ibaretti. Çünkü bu, hak ve batıl meselesiydi. Dolayısıyla konuya insanın yaratılışından ve ilk insandan başlamak gerekirdi.

***

Türkiye ilk olarak siyah kalın gözlükleriyle Sami Ofer’i tanımıştı. Sami Ofer, OferBrohers (Ofer Kardeşler) Şirketler Grubu’nun sahibidir. Babaları Joseph Herschovici 1947 yılında Romanya’dan İsrail’e göçmüş, Hayfa’da küçük bir gemi acentesi kurmuştu.  Sami  Ofer ve Kardeşi  YuliOfer bu küçük  acenteyi dünyanın en büyük denizcilik filolarından biri haline getirmişti. Bir zaman sonra isimleri dünyanın en zengin aileleri arasında anılmaya başlanmıştı.

2001 yılında deniz taşımacılığı haberleri veren www.seatransport.co.il adlı site ilginç bir haber yayınladı. Habere göre, 11 Eylül saldırılarından iki ay sonra Pakistan’ın KaraçiLimanı’nda  KotaSejerah isimli konteyner gemisine bir baskın düzenlenmişti. Gemide 11 Eylül saldırılarını gerçekleştirdiği iddia edilen Usame Bin Ladin ve arkadaşları aranıyordu. Baskın düzenlenen gemi Zodyak Maritime Denizcilik Acentesi tarafından işletiliyordu.  İddiaların içinden en ilginci ise; bu acente OfferBrothers’ a yani Ofer Ailesine aitti.

Ofer Ailesini Türkiye’de gündeme taşıyan olay, Sami Ofer’in  ülkemizin en stratejik ve değerli kuruluşlarından olan Tüpraş ve Galataport ihalelerini  kazanmış olmasıydı. O zamanki gazetelere göz attığınızda Tüpraş ve Galatapot ihalelerinin şaibeli olduğu iddialarının  yazılıp çizildiğini görüyorsunuz. Sami Ofer kalın siyah gözlükleriyle gazetelerin birinci sayfalarında yer alıyor, gazeteler bin bir çeşit iddiaları yazıp çiziyordu. Ofer Ailesi Türkiye’de Global Menkul Değerler aracılığıyla işlerini yürütüyordu. Global Menkul Değerlerin sahibi ise Eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın kuzeni Mehmet Kutman’dı.

Bu iddiaların gazetelerde yoğun bir şekilde, artarda yazılıp çizildiği tarihlerde  SamiOfer’in oğlu EyalOfer apar topar Türkiye’ye gelmiş ve özel seçilmiş bazı gazetecilerle yemek yemişti.

Bu yemeğe katılan gazeteciler ertesi günkü yazılarında EyalOfer’le yedikleri yemeği yazmışlardı. Fakat bu yemeğe katılan üç gazetecinin yazdıkları yazıda diğerlerinden farklı  bir nokta vardı. Bu üç gazetecinin yazdığı yazıların diğerlerinden farklı oluşunun sebebi, üçünün de yazısında ortak bir cümlenin oluşuydu.

Biri “Lüks bir otelin 33. Katında” yazarken, diğeri “İstanbul’da yükselen kulelerden birinin 33. Katı” derken yemeğin “yuvarlak masada” yendiğini de ekliyordu.

Üçüncüsü ise, yazısının başlığını “33. Katta ki yemek” olarak seçmişti.

Bu yazılar simgelerin ve işaretlerin dilinden anlayanların ve gazeteleri sadece gazete gibi okumayanların dikkatini çekmişti. Çünkü yemeğin yenildiği yerle alakalı tek bilgi 33. Katta oluşuydu. Yemeğin hangi semtte hangi binada yenildiğine dair hiçbir bilgi yoktu. Katta özenle seçilmiş, 31 veya 32 değil, 34 yada 35’te değil. 33. Katta ve yuvarlak masada yemek yenilmişti.

Dikkat çekici bir diğer nokta ise, yazısında 33. Kat vurgusu yapan üç gazeteciden biri, Türkiye’de İslamcı olarak bilinen bir gazetenin başyazarı olmasıydı.

O günlere geri dönüp bir hatırlarsak Ofer, Tüpraş ve Galatabort ihalelerinden dolayı zor durumda kalmıştı. Yazılarda ki bu 33 vurgusu bir şifre veya bir yardım çağrısı olamaz mı?

33. derece masonlukta en üst derecedir, en tepe noktadır.  33. Kat vurgusuyla Sami Ofer, kendisinin 33.  dereceden  mason olduğunu, Üstad-ı Azam olduğunu belirterek, bu şifreli çağrıyla Türkiye’de ki masonları gazetelerde çıkan eleştirel haberleri durdurmak için yardıma çağırmış olamaz mı?

Şifreli haberleşme ve simgelerle ifade etme konusuna  bir çok misal verilebilir. 2000’li yılların başıydı sanırım, Enerji Bakanlığında “Beyaz Enerji” operasyonu yapılmıştı.  Bir çok bürokrat rüşvet almakla suçlanmış ve tutuklanmıştı. Tutuklanan bürokratlardan bazıları ısrarlı bir şekilde “parayı kendileri için almadıklarını, dul bir kadın ve çocukları için aldıklarını” ifadelerinde söylüyorlardı.

Biraz daha geriye gittiğimizde “ dul kadının çocuğu” bu defa Üzeyir Garih cinayetinde karşımıza çıkıyor.  Üzeyir Garih, cinayete kurban gittiğinde arabasında 10 bin dolar çıkmış, ortağı  İshak Alaton paranın “dul kadın ve çocuğuna” götürülmek üzere arabaya konulduğunu açıklamıştı.

Anlaşıldığı üzere “dul kadın ve çocuğu” masonlukta bir şifredir. Masonlar kendilerini Hiram Usta’dan dolayı  “ dul kadının çocukları” olarak tanımlıyorlardı. Muharref Tevrat’a göre Hiram Usta, Sur Ülkesinde dul bir kadının çocuğuydu. Masonlar kendilerini “dul kadının çocukları” olarak tanımlarken ayrıca bunu zor anlarda diğer biraderlerden yardım istemek için bir şifre olarak kullanıyorlar. 

***

Gazetelerin saçma sapan burçlardan bahseden bölümleri vardır. İnanmayanlar bu yazıları can sıkıcı ve gereksiz görmekle beraber o sayfaya geldiklerinde takılmadan atlarlar.  Fakat gazetelerin  burç bölümleri dahi mesaj vermek ve iletişim için kullanılmaktadır. İstihbaratçıların burçların yorum bölümlerini yazmak suretiyle haberleştikleri  ve talimatlar verdikleri bilinmektedir.

Şimdi sizinle çok enteresan bir Astroloji yazısı paylaşmak istiyorum. 2003 tarihli Hürriyet Gazetesi. Gazetenin Astroloji sayfasında enteresan bir başlık, “Davut’un Yıldızı  Bugün Parlıyor”. Yazıyı yazan astroloğa göre, o gün gökyüzünde ki yıldızların dağılımı 6 köşeli Davut Yıldızı’nı oluşturuyordu. Yazının dikkat çekici bölümü ise, yıldızın altında ki yorum ve değerlendirmelerdi ve aynen yazıyı  aktarıyorum:

“Davut’un Yıldızı’nın gerçekleşmesi yani bin yılda dünyayı bekleyen geleceğin ilk işareti olarak değerlendiriliyor. Altınçağ’ın habercisi olarak yorumlanan Davut’un Yıldızı, dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan toplulukları müthiş heyecanlandırdı. Bütün dünyanın, tüm ülkelerin etkileneceği bu kozmik işaret, dünyanın büyük bir değişimin eşiğinde olduğunu  gösteriyor.  Üstelik Dünya Birliği’ni oluşturmak mecburiyetinde kalacaklarını ve bunun için bütün ülkelerin kendi  geçmişlerini, değerlerini ve şuanda bulundukları durumu sorgulayacaklarını işaret ediyor.

Türkiye büyük değişimi gerçekleştirmek için başlangıçta zorlanacak ve büyük tecrübeler yaşayacak. Fakat sonra mükemmel uyumu sağlamayı başaracak. Özellikle Dünya Birliği’nin oluşmasında çok önemli bir rol oynayacak. Altı köşeli yıldız gökyüzünde oluştuktan 12 saat sonra Türkiye’de ay tutulmasının meydana gelmesi son derece ilginç. Özellikle kitleler üzerinde etkili olan ay tutulması bir ülkeyi oluşturan halkın ortak şuurunda değişiklik meydana gelmesini sağlayacak olaylara işaret eder.”

Klasik astroloji yazılarından farklı olduğunu sanırım sizde gördünüz.  Anahtar kelimeler belli.

 Davut Yıldızı; Masonik ve daha ötesinde Siyonist örgütlenmelerin en önemli simgelerinden biri. Dünyanın değişik yerlerine dağılmış topluluktan kasıt Yahudiler olduğu gayet açık. Siyonizm’in İsrail merkezli bir Dünya Krallığı kurmak istediği ve bunu altınçağ olarak tanımladığını artık bilmeyen yoktur.

2003 yılında yayınlanan bu yazıda, Türkiye’nin bu büyük değişimi gerçekleştirmekte başlangıçta neden zorlanacağı, hangi büyük tecrübeleri yaşayacağı, Dünya Birliği’nin oluşmasında hangi çok önemli rolü oynayacağı, halkın ortak şuurunda nasıl ve hangi yöntemle değişiklikler meydana geleceği?  Soruları o gün  kafaları karıştırabilirdi. Fakat bugün,  her şey daha net ve açık.

Bu birkaç meselede anlatmak istediğimiz iki husus var, birincisi “işaretleri bilen, onları daha iyi görür ve olayları daha iyi anlar”. İkincisi ise “ gazeteleri asla bir gazete gibi okumamalıyız”.
 

Bu Yazi 1122 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
» Hasan el-Benna: İlim ve mücadele ile geçip şehitlikle son bulan bir hayat 19 Ağustos 2013 Pazartesi 09:39:04
» Karşı Devrim Girişimi ve Mısır’ın Geleceği 18 Temmuz 2013 Perşembe 09:06:42
» Reyhanlı Mesajı 21 Mayıs 2013 Salı 13:26:24
» Erbakan’ın Ardından… 01 Mart 2013 Cuma 18:02:31
» 2015`in Başbakanı Numan Kurtulmuş (mu) 22 Mayıs 2012 Salı 11:50:58
» ELLİ YILDIR SAKLADIĞIM SIR! 14 Mart 2012 Çarşamba 11:34:15
» Neden Ölülerden Daha Sessiz ve Hareketsizsiniz? 05 Şubat 2012 Pazar 17:05:01
» Üç Başlıklı Bir Yazı 25 Ocak 2012 Çarşamba 12:15:08
GÜNÜN YAZARLARİ
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
 Istanbul`a Ocaklı Başkan
Ülkü Ocaklarından yetişen Okan Ertorun MHP İstanbul il başkanlığına aday oldu
Hollanda Seçimlerinde Türklerin Partisi DENK 3 Milletvekili Çıkardı
Hollanda`da yapılan seçimlerde, İşçi Partisi`nden ihraç edilen Türklerin kurduğu DENK partisi, 3 milletvekilliği elde ederek seçimin asıl kazananı oldu. Türkleri ihraç edilen parti ise sandıkta büyük hüsran yaşadı.
Yeni Ford Kuga İle Harekete Geç
Yeni Ford Kuga, gelişmiş teknolojik özellikleri, etkileyici sürüş dinamikleri ve küçük hacimli 1.5 lt dizel motora eşlik eden manuel ve otomatik şanzıman seçenekleri ile Türkiye’de satışa sunuluyor.
 -1982 Anayasasına verilen “evet” ile bu günkü “evet” arasında siyah ile beyaz arasındaki fark gibi fark var
-Geçtiğimiz günlerde MÜSİAD Rize şube Başkanlığına seçilen Recep Taylan ilk röportajını gazetemize verdi. Taylan, Rize için ve Rize’nin sorunları için kolektif bir çalışma ile bütün kurumlarla ortaklaşa bir çalışma yapacağını ifade etti.
FOTO GALERİ
İzlenme 3433
İzlenme 8082
İzlenme 5760
İzlenme 6515
VİDEO GALERİ
İzlenme 5389
İzlenme 5614
UZMAN GÖRÜŞÜ
Rizehaber.Org sadece internet üzerinden yayin yapmaktadir. Tüm Haklari Sakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım : Rizedeyiz.Com © 2008 | Yazılım : Rizedeyiz Bilgi İşlem - Rize Toplu Mesaj - Ajans53 Sigorta - Rize Kız Öğrenci Yurdu