HAYAT SARKACI

16 Ocak 2020 Perşembe 15:45 tarihinde yayınlandı 213 defa okundu
Adnan ONAY Tüm Yazıları

Hayat, statik haliyle sadece bir zamana tekabül ediyor. O nedenle; her canlının hayatı kendi zaman dönemini içeren bir süreçtir. Bu süreç aslında hepimiz için bir tekrardır. 

Bizler, varlığa ayrılan süreci yeniden tekrarlar, ancak onu kendi kimliğimizle, kendi benliğimizle yoğurur, onu kendimizce şekillendiririz. Böylece zaman, kendimizce değerlendirdiğimiz farklı bir anlama dönüşür.

Eğer, hayatın içinden kendimizi çekip alır, yalnızca zamanın statik yüzüyle baş başa kalırsak kendimizi akıp giden boş bir alan içinde hareket eder durumda buluruz.

Boşluk denilen şey bu halin kendini tam olarak hissettirmesidir.

Eğer kendimizi, oyuncusu olduğumuz bir oyuna kaptırmaz ve kendimizi bunun bir oyun değil hayatın kendisi olduğuna inandıramazsak hayatımızın her safhasında büyük bir şaşkınlıkla karşılaşabilir, etrafımızda olup biteni anlamlandırma konusunda “öteki” olmaktan kurtulamayız..

Biliyoruz ki en güzel oyun, çocuk saflığıyla oynanan oyundur.

Oysa; o yıllar sadece varoluşun masum anları..

O anların geride kaldığını fark etmekle dönmeye başlıyor hayat sarkacı..

Oyuncaklarıyla oynarken varlıksal bir sorguya düşmeyenler için hayat ne kadar da güzel!

Bizimkisi, oyuna kendini kaptıranlara ayak uydurma gayreti sadece.. 

Ve sürekli eklemlendirmeyle yönetilmeye mecbur bir meşgale.

Hepsi bu..

Hayatın sadece bir süreç olduğunu hep arka planda hafızasına kazıyan bir oyuncudur benzerlerimiz...