Daha önceki akşam, saat 20:00 sularında Gazipaşa Caddesi’nde otomobille geçerken selamlaştığımız değerli bir insanın sabah ölümüyle uyanmak içimizi acıttı. Öylesine acı hissettik ki ardından dua göndermek, iyi insan olduğuna yalnız sözle değil, yazı ile şahadet etmek istedik. Sıradan bir kişilik olmadığına inandığımız Hasan Ali Bey’i tanıdığımız çerçevede anlatmayı denedik.
Hasan Ali Genç, her şeyden önce dürüst ve samimi bir insandı. Dürüstlüğün bir meziyet sayıldığı günümüzde Sevgili Genç’in dünyası aynı zamanda samimiyet ve inandığından yana açık olma özelliğine sahipti. İnandığı neyse onu açıkça söylerdi. Kendi siyasal anlayışına aykırı olsa bile dile getirirdi. Söylemekten çekinmezdi.
Özgürlüklerden yana bir insandı. İnsanları şucu-bucu diye ayırmaz, ‘önce insan’ felsefesiyle hareket ederdi. Haksız gördüğü bir olay karşısında sessiz kalmayı içine sindiremezdi.İlkeliydi. Bedeli ne olursa olsun ödemeyi hayat felsefesi olarak görürdü. Fikri, zikri, dünya görüşü ne olursa olsun insanlar arasında ‘Dürüst, açıksözlü ve samimi’ olanlarını severdi. Kimseyi kırmak istemezdi. Kimseye kin gütmezdi. Ancak tavır ve düşünceleri eleştirirdi. Darılmak, kırılmak hayatında yer etmedi. Hayatta en fazla onurlu yaşamanın zor olduğuna inanır ve önce ‘onur’ derdi.
***
Bir gün özel sohbetimizde şahsımla ilgili kanaatini uzun uzun aktardıktan sonra ilginç bir soru yöneltti. (Benimle ilgili kanaatine burada yer vermeyeceğim) Beni nasıl bilirsiniz? Arkamdan ne söylersiniz?.. Elbette ki kastettiği böylesi bir tablo değildi. Ama yine de bilmek istedi. Değer yargılarımızı ayrıntılı aktarmak istemedik. ‘İyi bir insan olarak, çok iyi bir insan olarak bilirim’ dedik.
‘Samimi olduğuna inanıyorum. Çünkü ben hep samimi bir adamım’ dedi.
***
Hasan Ali Bey’in ölümü Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in bir mısrasını hatırlattı.
“Bu kapıdan kol ve kanat kırılmadan geçilmez;
Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılmadan geçilmez”
Hasan Ali Genç o kapıdan geçti ve Allah’a döndürüldü. Hepimiz oraya döndürüleceğiz. Dönerken de ne kol, ne kanat, ne ayak…
Hayata tutunduğumuz uzuvlarımızın hiçbiri ile değil… Yaşadığımız süreçte yaptıklarımızla… Eşten, dosttan, sevgiliden ayrılarak gideceğiz. Giden bu ayrılığın acısını hissetmeyecek. O, bambaşka ve yepyeni bir hayata gidecek. Geride kalanlar ise o üzüntüyü hissederek veda edecek.
Dua ile, selam ile, hayırla yad ederek gönderecek…
Güle güle Hasan Ali Genç…Seni doğru sözlü, insan dostu olarak bilirdik

















