Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
Hasan el-Benna: İlim ve mücadele ile geçip şehitlikle son bulan bir hayat
19 Ağustos 2013 Pazartesi 09:39:04
Ahmed Abdurrahman el-Benna annesinin çiftçi olmasını istemesine rağmen ilmi tercih etti, İskenderiye’de el-Ezher programını bitirdi. Burada tahsilini tamamlayan Ahmed Abdurrahman el-Benna doğduğu yere döndü, evlendikten sonra Mahmudiye’ye yerleşti. Hacı Muhammed Sultan’dan İskenderiye’de öğrendiği saat tamirciliğine devam ederken, bir yandan da hadis ilmi ile meşgul oluyor, aynı zamanda Mahmudiye camilerinde halka hitap ediyordu.


 

Diğer alimlerin hayatlarında rastlanmayan bir uygulamada bulunan Ahmed Abdurrahman el-Benna ilk çocuğu olan Hasan el-Benna’yı Hanefi mezhebi üzere yetiştirdi. Diğer oğulları Abdurrahman’a Maliki, Muhammed’e Hanbeli ve Cemal’e Şafi mezhebini öğretti.

Ahmed Abdurrahman el-Benna’nın her bir oğlunu dört mezhepten biri üzerine yetiştirmesinin gayesi, mezheplerin İslam ailesinin fertleri gibi olduğunu  temsil etsinlerdiyedir. Ahmed Abdurrahman el-Benna ilmi, ahlakı, ibadeti ve diğer vasıflarıyla örnek ve mümtaz bir şahsiyetti.

Ahmed Abdurrahman el-Benna bir çok kitabı bulunmakla beraber Ahmed b. Hanbel’in Müsned’i üzerindeki çalışmasına değinmek gerekir. Hicri üçüncü asırda telif edilen Müsned’i şerhe başlayan İbn Kesir(v. 774/1373), az ışıkta çalışmaktan gözlerini kaybetmesinden dolayı bu teşebbüs nihayete ulaşamamıştır. Yaklaşık otuz bin hadis ihtiva eden Müsned’i tertip ve şerh yapmak için İbn Kesir’den başka bir girişim olmamış, sanki Müsned’in tertip ve şerhi Ahmed Abdurrahman el-Benna’yı beklemişti.

Ahmed Abdurrahman el-Benna, ravilere göre tertiplenmiş olan Müsned’i konulara göre yeniden tertiplemiş, hadislerin geçtiği diğer kaynakları belirtmiş ve her hadise kısa kısa izahlar yazmış ve bu çalışmaya otuz sekiz yılını vermişti.  “El-Futuhu’l Rabbani” ismini verdiği eseri yirmi iki cüz (12 büyük cilt) halinde tamam oldu, ancak çalışma bitmeden evvel emri hak vaki olduğundan dolayı son iki cüzün şerhini ve tertibini başka alimler ve yakınları yaptılar.

Hasan el-Benna ilk eğitimini ve terbiyesini ilmi ve ahlakı yüksek böyle bir babanın hocalığında aldı.

***

Hayrettin Karaman “İslami Hareket Öncüleri” isimli kitabında Hasan El- Benna’nın Daru’l- ulum’da öğrenciyken üç manevi deprem yaşadığını belirtmiş ve bunları şöyle sıralamıştır;

1-      Osmanlı’da temsil edilen hilafet 3 Mart 1924 yılında kaldırıldı.

2-      İslam’ın değişmezleri ile çatışan birçok kitap basıldı ve yayıldı.

3-      Köylerde ve köy gibi muhafazakar olan Mahmudiyye misali şehirlerde görmediği ‘dine ve ahlaka aykırı davranışlar’ ile karşılaştı. Bir kısım medya din ve ahlak bağlarını gevşetmeyi iş edinmiş durumda idi.

Bu depremler üzerinde derin düşüncelere dalan Hasan el- Benna, dış ve iç güçlerin Müslümanların asırlarca sarsılmayan iman ve ahlaklarının sarsılmak istendiğini, bunu yaparken bu mihrakların tüm güç ve gayretlerini sarf ettiklerini düşünüyor bir araya geldiği arkadaşlarına bu tefekkürlerini izhar ederek onlarında dikkatlerini aynı noktaya çekmeye çalışıyordu.

Yaşananları tefekkür etmekle, etrafındaki arkadaşlarının ve görüştüğü alimlerin dikkatlerini bu noktaya çekmekle geçirdiği öğrenciliğini bitirirken el-Benna, aynı zamanda  daha zor ve meşakkatli bir yola giriyor, mücadele ile dolu bir hayata başlıyordu.

Yine Hayrettin Karaman, bahsettiğimiz kitabında el-Benna’nın öğrenciliği bitirme döneminde hocasıyla arasında geçen bir hatıraya yer verir;

“ … (öğrencilikten sonra) arzusunu ve yolunu, hocası Ahmed Yusuf Necati’nin kompozisyon imtihanındaki “Tahsili tamamladıktan sonra gerçekleştirmek istediğin en önemli arzunu ve bunun için neleri hazırladığını açıkla?” sorusuna verdiği cevapta şöyle açıklamıştı;

“Tahsili bitirince yapmayı en çok arzu ettiğim iki şey var; biri özel, diğeri genel.

Özel olanı ailemin mutluluk ve refahını sağlamaktır. Genel olanı ise halkıma muallim ve mürşid olmaktır.

Gündüzler boyunca çocuklara ve gençlere öğretmenlik yapacağım, geceler boyunca da babalarına, dinlerinin hedefini ve saadetlerinin kaynaklarını anlatacağım; bunu seyahatler yapıp konuşarak, yazarak, kitapla ve siyasetle yapacağım.

Birincisi için iyilik bilgi ve şuurunu hazırladım.

İkincisi içinde şunları hazırladım: Ahlak olarak sebat ve fedakarlık; bunlar bir ıslahatçının gölgesi gibi ayrılmaz parçası olmalıdır ve başarısının da sırrıdır. İlim olarak oldukça uzun süren bir tahsili; buna icazetnamelerim ve diplomalarım şahit olacaktır. Ayrıca bu ilkeye bağlı olanlar veya onlara ilgi duyanlarla tanışacağım. Narin olmasına rağmen sertliğe alışmış, zayıf olduğu halde eziyete katlanabilen bir vücut hazırladım. Ve çok karlı bir alış verişle Rabbime sattığım, kabulünü umduğum, ikmalini talep ettiğim bir ruh hazırladım.

İşte bu Rabbimle sözleşmemdir, kendim için bağlayıcı olarak kaydediyorum, vicdandan başka hiçbir şeyin etkisinin olmayacağı bir ikili olarak (imtihan kağıdımı okuyan tek insan olacak) hocamı bu sözleşmeye şahit tutuyorum. “

***

Hasan el-Benna davasını anlatmak ve taraftar toplamak için köy köy, şehir şehir dolaşıp halka hitap etti. Davasını daha hızlı anlatma ve yükseltmek için 1942 ve 1945 yıllarında milletvekili adayı oldu, ancak İngilizlerin baskısı sonucu geri çekilmek zorunda kaldı.

İhvan’ın Mısır’da yaygınlaşmasına en büyük katkıyı sağlayan ise teşkilatın Filistin davasında oynadığı rol olmuştur. İhvan’ın halk tarafından destek görmesi devleti ve sömürgecileri ürküttü. Sömürgecilerinde isteğiyle Başbakan Nakraşi, cemiyetin kapatılması, lider kadrosunun tutuklanması ve emvaline el konulması için karar çıkardı. İhvan derneği kapatıldığı zaman 2000 şubesi, yarım milyon üyesi, bunun birkaç misli kayıtsız müntesibi vardı.

Sömürgecilerle beraber çalışan Mısır Başbakanı Nakraşi ve yönetimi bununla yetinmeyip 12 Şubat 1949 yılında Hasan el-Bennaya suikast düzenledi.

Şübbanu’l müslimin’e (Müslüman Gençler Derneği) gelen Hasan el-Benna dernek binasının çıkışında kurşunlanarak şehit edildi. Halbuki koltuk altından yaralanan el-Benna’nın durumu iyi gözüküyordu, lakin kaldırıldığı hastanede müdahale edilmediğinden dolayı kan kaybından hayatını kaybetmişti.

Daha sonraki zamanda silahlı saldırının yapıldığı aracın plakası tespit edilmiş, 9979 plakalı aracın İçişleri Bakanlığına ait olduğu ortaya çıkmıştı.

Hasan el-Benna’nın şehit edilmesinden sonra sömürgecilerin ve Mısır yönetiminin babasına ve diğer aile efradına yaptıkları daha iç burkucu ve vicdan kanatıcı mahiyetteydi.

Hasan el-Benna’nın şehit olmasından sonra yaşananları el-Kitle gazetesi şöyle aktarmıştı:

“Taziye için baba evine gelenler tutuklandı, şehit için kur’an okumak ve cenaze namazı kılmak yasaklandı. Şehidin naaşı, önünde ve arkasında birçok silahlı polisi taşıyan arabalarla çevrili bir araba ile evine götürüldü. Evin etrafı sarıldı, insanlar istese bile gelmelerine imkan bırakılmadı. Şehidin babası büyük alim ve salih insan Ahmed el-Benna’ya polis, vefatı anında bildirdiği için altmış yaşını aşmış bulunan babanın adeta beli büküldü, sabaha kadar “Ya Rabbi, adaletine sığınıyorum, oğlumu şehit ettiler” diye inleyerek namaz vaktini bekledi. Evde yalnızdı, diğer aile efradı tutuklanmışlardı. Babaya ölüm haberi verildiğinde saat bir idi. “Eğer yalnız başına namazını kılar ve saat dokuzda defnederse eve getireceklerini aksi halde kendilerinin götürüp gömeceklerini” söylediler. Oda son bir defa oğlunun yüzüne bakabilmek için buna razı oldu. Baba Ahmed Abdurrahman el-Benna bundan sonra olanları şöyle anlatıyor: “Cenazeyi sabah namazına yakın, kimseye göstermeden getirdiler, defne hazırlama işini gören kimselere bile izin vermedikleri için çocuğumu kendim hazırladım, tabuta yerleştirdim, ancak tek başıma taşıma imkanım yoktu. Polisten yardım istedim kabul etmediler, taşıyacak birkaç kişiye izin vermelerini teklif ettim onu da reddettiler ve “Sen ve kadınlar taşıyın” dediler. Sokaklar tenha idi, kadınların omuzlarında cenaze taşındı, Kaysun camiine geldiğimizde kimseler yoktu, camiin görevlilerini bile oradan uzaklaştırmışlardı. Çocuğumun cenaze namazını kılmak üzere önüne durduğum zaman gözlerimden yaşlar boşandı; bunlar yaş değil, insanlara rahmeti ulaşsın diye Rabbime yönelmiş niyazımdı. Namazdan sonra onu İmam Şafi kabristanına taşıdık, defnettik ve ağlayarak evimize döndük.”
Bu Yazi 739 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
» Karşı Devrim Girişimi ve Mısır’ın Geleceği 18 Temmuz 2013 Perşembe 09:06:42
» Reyhanlı Mesajı 21 Mayıs 2013 Salı 13:26:24
» Erbakan’ın Ardından… 01 Mart 2013 Cuma 18:02:31
» 2015`in Başbakanı Numan Kurtulmuş (mu) 22 Mayıs 2012 Salı 11:50:58
» ELLİ YILDIR SAKLADIĞIM SIR! 14 Mart 2012 Çarşamba 11:34:15
» Neden Ölülerden Daha Sessiz ve Hareketsizsiniz? 05 Şubat 2012 Pazar 17:05:01
» Üç Başlıklı Bir Yazı 25 Ocak 2012 Çarşamba 12:15:08
» Gazeteleri asla bir gazete gibi okumamalıyız 24 Kasım 2011 Perşembe 16:36:04
GÜNÜN YAZARLARİ
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
 Istanbul`a Ocaklı Başkan
Ülkü Ocaklarından yetişen Okan Ertorun MHP İstanbul il başkanlığına aday oldu
Hollanda Seçimlerinde Türklerin Partisi DENK 3 Milletvekili Çıkardı
Hollanda`da yapılan seçimlerde, İşçi Partisi`nden ihraç edilen Türklerin kurduğu DENK partisi, 3 milletvekilliği elde ederek seçimin asıl kazananı oldu. Türkleri ihraç edilen parti ise sandıkta büyük hüsran yaşadı.
Yeni Ford Kuga İle Harekete Geç
Yeni Ford Kuga, gelişmiş teknolojik özellikleri, etkileyici sürüş dinamikleri ve küçük hacimli 1.5 lt dizel motora eşlik eden manuel ve otomatik şanzıman seçenekleri ile Türkiye’de satışa sunuluyor.
 -1982 Anayasasına verilen “evet” ile bu günkü “evet” arasında siyah ile beyaz arasındaki fark gibi fark var
-Geçtiğimiz günlerde MÜSİAD Rize şube Başkanlığına seçilen Recep Taylan ilk röportajını gazetemize verdi. Taylan, Rize için ve Rize’nin sorunları için kolektif bir çalışma ile bütün kurumlarla ortaklaşa bir çalışma yapacağını ifade etti.
FOTO GALERİ
İzlenme 3217
İzlenme 7888
İzlenme 5573
İzlenme 6326
VİDEO GALERİ
İzlenme 5162
İzlenme 5408
UZMAN GÖRÜŞÜ
Rizehaber.Org sadece internet üzerinden yayin yapmaktadir. Tüm Haklari Sakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım : Rizedeyiz.Com © 2008 | Yazılım : Rizedeyiz Bilgi İşlem - Rize Toplu Mesaj - Ajans53 Sigorta - Rize Kız Öğrenci Yurdu