Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
SANA GELDİM MEVLANA…
18 Aralık 2013 Çarşamba 13:23:37
Aralık ayı gelince, Mevlana’yı hatırlamamak mümkün mü? Söz konusu Mevlana olunca, nereden başlasam diye tereddüt geçirmişimdir her zaman… Her sözü bir derya, her anı bir dünya…


 

 

Nasıl anlatılsın ki…

Kusura bakmayın sayın okuyucularım, konuya balıklama girmekten başka çarem yok!

İnsan aynaya; aynayı değil, kendini görmek için bakar. Fakat aynanın parlak cazibesinden kurtulup da gerisindeki hakikate nüfuz edebilenler çok azdır.

İşte bu nadir bakışlardan birine sahip olan Mevlana, aynaya kendisini değil, aynada tecelli eden hakikati görmek için baktı …

Bu bakış ona, bir anda her şeyi ayna hükmüne geçirdi. Çünkü her şeyin içinde sakladığı bir tılsım, bir sır, bir mana, anlaşılması gereken ve yaratılışının gayesini teşkil eden bir hakikat vardır.

“Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” diyerek kendisini, kendi gördüğü şekliyle herkese anlatmak için, nefsini muhatap alarak, tevazuun zirvesini gösterdi ve yaşadı…

Devrin meşhur alimlerinden Sadreddin Konevi, derslerini dinleyen Mevlana’nın bu tevazuu ve yüksek şahsiyeti karşısında ona “Efendimiz” manasına gelen “Mevlana” diye hitap etti. O günden sonra Celaleddin Muhammed, “Mevlana” adıyla anılmaya başlandı.

Dünyanın merkezi de, başlangıcı da ATEŞ’tir. Güneşten koptuktan sonra dünya; yanmış, soğumuş, kurumuş ve İlahi takdir gereği, o ateşten çeşit çeşit madde ve güzellikler meydana gelmiş. İnsan, ancak ondan sonra yeryüzüne ayak basabilmiştir.

Maddenin kaynağı ateş olduğu gibi, ruhun menbaıda ateştir. Yani AŞK ATEŞİ…

Ruh’un, NURANİ vasfını koruyabilmesi, ancak yanmaya devam etmesi ile mümkündür. Dünyanın, içinde mağma denen ateş yığınını taşıdığı gibi, ruh da merkezinde ilahi aşk ateşini taşır.

Aslında aşk, yalnız insana has bir hal değildir. Tabiattaki her varlıkta, her zerrede aşk ve cazibe vardır.

Bülbülün gülün etrafındaki dönüşü, atom zerresindeki elektron ve protonların merkezinin etrafında dönüşleri, gezegenlerin güneş etrafında, galaksilerin yine bir merkez etrafında dönmeleri, velhasıl daha sayamadığımız bütün dönüşleri; “Eşrefi mahlukat” olan insanın, Kabe’nin etrafında dönmesiyle, bütün o aşkların toplamını özet bir şekilde Allah’a sunması ile taçlandırması, bizlere Mevlana’nın semazenlerinin SEMA’ını hatırlatmıyor mu?Şayet hatırlatmıyorsa, filmi geri sarıp tekrar izlemeliyiz diye düşünüyorum.

Bu itibarla, insandaki aşk duygusu ve sevme hissi, yalnız dünya için değil, dünyadaki güzellikleri tadıp, kaynağını arayarak Allah’a varmayı kolaylaştırmak için verilmiştir. Bu sayededir ki, tencere ile kapak birbirini bulur. KALP ve ALLAH birbirinde sakinleşirler.

Kalbi doyuran başkada bir sevgili yok zaten… SU ile uyuşan TOPRAK, daima yeşil kalır…

Mevlana’ya: “Aşk nedir” diye sormuşlar, “Ben olda gör” demiş…

Mevlana, ölümü bir ayrılık değil, kavuşma olarak kabul ettiğinden, ölüm anına düğün günü, sevinç zamanı, sevgiliye kavuşma anı anlamına gelen “ŞEB-İ ARUS” demiştir.

Meselenin iki ucunu birleştirmek ve ŞEB-İ ARUS’u taçlandırmak için, zamanımızın Mevlana’sı olan BEDİÜZZAMAN Hazretleri’nin şu sözlerini hatırlayalım:

“Ey insan! Bilir misin nereye gidiyorsun ve nereye sevk olunuyorsun? Dünyanın bin sene mes’udanı hayatı, bir saat hayatına mukabil gelmeyen Cennet hayatının; ve o Cennet hayatının dahi bin senesi, bir saat Rü’yet-i Cemaline mukabil gelmeyen bir Cemil-i Zülcelal’in daire-i rahmetine ve mertebe-i huzuruna gidiyorsun… Ve ziyafetgah-ı Ebedisi olan Cennet’e çağırılıyorsunuz. Öyle ise, kabir kapısına ağlayarak değil, gülerek giriniz.”

Bu sözlerden sonra ŞEB-İ ARUS zihnimizde biraz olsun netleşmiştir sanırım…

Doğrusu büyük insanların sözleri de büyük oluyor. O derya misali sözlerden azami bir şekilde istifade edebilmeyi Cenab-ı Hak hepimize nasip etsin…

Bu Yazi 1135 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
» 3,5 Yıllık Farkı Kabul Edemiyorum!... 05 Nisan 2017 Çarşamba 00:45:50
» Sayın Cumhurbaşkanımıza Açık Mektup! 30 Mart 2017 Perşembe 15:12:43
» Şehir Hastanesi Tersane`nin Akıbetine Uğramasın 28 Aralık 2016 Çarşamba 01:06:22
» BENİM SEZDİĞİM! 31 Temmuz 2016 Pazar 11:17:23
» Havalimanı ve Yılan Hikâyesi ! 02 Şubat 2016 Salı 20:45:29
» Vay! Tehlike Kapıdaymış! 30 Aralık 2015 Çarşamba 23:14:58
» LOJİSTİK VE DİĞERLERİ(!) 03 Ekim 2015 Cumartesi 10:15:03
» İSLAM ÂLEMİNDEKİ "AY" "VAY" VE "AH" LARIN BEDELİ 13 Ağustos 2015 Perşembe 11:43:29
» OSMANLICA BİLİNMEZLİĞİ! 20 Aralık 2014 Cumartesi 23:52:02
» RAMAZAN KAFASI (!) 19 Temmuz 2014 Cumartesi 12:53:08
» IŞİD NEDİR? NE DEĞİLDİR? 06 Temmuz 2014 Pazar 11:42:01
» HAVALİMANI İLE İLGİLİ ZORUNLU BİR YAZI! 08 Haziran 2014 Pazar 10:43:01
» SOMA’YA FARKLI BİR BAKIŞ! 24 Mayıs 2014 Cumartesi 07:31:00
» “ÜMİTSİZLİK” SALGINI! 09 Mayıs 2014 Cuma 18:09:45
» SAHİL YOLU NE OLACAK! 27 Nisan 2014 Pazar 17:21:56
» SAHİL YOLUNDA IŞIK GÖRÜNDÜ (!) 23 Nisan 2014 Çarşamba 01:34:24
» HAVAALANI İLE İLGİLİ SON YAZIM (!) 18 Mart 2014 Salı 21:57:43
» Menderes Bulvarına Çare mi Yok! 24 Aralık 2013 Salı 10:21:26
» BELEDİYE HEPİMİZİN İSE… 10 Aralık 2013 Salı 18:51:44
» ADNAN MENDERES BULVARI S.O.S VERİYOR! 03 Aralık 2013 Salı 16:03:16
» Dershaneler Meselesi (!) 20 Kasım 2013 Çarşamba 19:10:27
» BELEDİYE BAŞKANI NASIL OLMALI! 08 Kasım 2013 Cuma 18:45:04
» ALEVİLİK DİN MİDİR MEZHEP Mİ? 26 Eylül 2013 Perşembe 05:51:52
» RİZE HAKKINI ALIYOR! 16 Eylül 2013 Pazartesi 17:47:43
» HAVAALANI KONUSUNDA FORMALİTELER KALDI! 02 Eylül 2013 Pazartesi 20:41:35
» HAMDİ TOPÇU VE HASAN KARAL İLE HAVAALANI ÜZERİNE… 13 Ağustos 2013 Salı 11:07:15
» Ulaştırma Bakanına Açık Mektup ! 15 Temmuz 2013 Pazartesi 11:39:14
» Kastamonu Havalimanı Açılıyor ! Peki RİZE... 09 Temmuz 2013 Salı 12:10:10
» EVLİLİĞE HÜCUM! 28 Mayıs 2013 Salı 10:06:52
» HAVAALANI İÇİN CEVAP BEKLEYEN SORULAR! 17 Nisan 2013 Çarşamba 09:39:59
GÜNÜN YAZARLARİ
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
İlçe Yeri Değişecek Olan Yusufeli’nin Nüfusu Azaldı
Kısa adı TÜİK olan, Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2018 yılı adrese dayalı kayıt sistemi raporlarına göre Yusufeli ilçe merkezi nüfusu 7.233 kişi oldu. Gelecek yıllar içinde su altında kalacak olan ve yapımı devam eden yeni ilçe yerine taşınacak olan Yusufeli’nin nüfusu 2017 nüfus sayısı sonrası açıklanan nüfus olarak 502 kişi olarak azalmış oldu.
Ardeşen GSK, Son Saniyede Kazandı
Ardeşen, Kastamonu Maçı Öncesi Kazanarak Büyük Derbi Öncesi Moral Buldu.
İflas eden şirket sayısı 16 bin 200’e yükselecek  Kaynak Yeniçağ: İflas eden şirket sayısı 16 bin 200’e yükselecek
Alacak sigortası şirketi Euler Hermes’in Küresel İflas Raporu’na göre Türkiye’de iflaslar 2019’da yüzde 5 artacak. 2018’de 15 bin 400 olan iflas eden şirket sayısı 2019’da 16 bin 200’e yükselecek.
Mansur Yavaş: `Ülkücüler olarak Ankara için iş birliği yapıyoruz`  Kaynak Yeniçağ: Mansur Yavaş: `Ülkücüler olarak Ankara için iş birliği yapıyoruz`
CHP`nin Ankara adayı Mansur Yavaş, adaylığının kesinleşmesinin ardından yerel seçimlere ve gündeme dair açıklamalarda bulundu. Yavaş, "Biz MHP’de şu anda siyaset yapmayan ülkücüler olarak bir iş birliği yapıyoruz Ankara için" ifadelerini kullandı.
FOTO GALERİ
İzlenme 3658
İzlenme 8328
İzlenme 5968
İzlenme 6733
VİDEO GALERİ
İzlenme 5634
İzlenme 5873
UZMAN GÖRÜŞÜ
Rizehaber.Org sadece internet üzerinden yayin yapmaktadir. Tüm Haklari Sakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım : Rizedeyiz.Com © 2008 | Yazılım : Rizedeyiz Bilgi İşlem - Pazar Gazetesi - 10 Mart Gazetesi