Karakter boyutu :
Metni küçült
Metni büyüt
YAŞLILIĞIN GETİRDİKLERİ
11 Mart 2019 Pazartesi 18:00:29
İnsan kaç yaşında yaşlanır ya da insan artık yaşlandığını ne zaman hisseder? Belli bir yaştan sonra herkesin kendi kendine soracağı sorulardan biridir bu. Ancak bu soruya net bir cevap vermek mümkün değil. Çünkü yetmiş yaşında olup da hala işlerinin başında olan insanlar olduğu gibi, daha altmış yaşında dünyadan el etek çekenler de yok değil çevremizde. Ancak yaşlılık gelmeden önce emareleri belirir. Nasıl mı?


 

                                                              

 

‘’İnsan, gençken bugünü yaşar. Geçmişe, anılara takılmaz. Daha yapacağı çok şey, tadacağı çok lezzet, gideceği çok yer, yazacağı çok kitap vardır. Sonra bir gün bilinen lezzetleri, gidilen yerleri, yazılmış kitapları konuşmaya başlarsınız. Yaşlandınız demektir. Ne yapalım! Kural böyle…’’

Evet, yaşlılık usul usul yaklaşır ve bir gün yaşlılık gerçeğiyle yüz yüze geldiğimizde, işte o zaman yaşlandığımızı anlarız. Ünlü filozof Eflatun, ‘’Tek başına gelmediği için yaşlılıktan korkun!’’ diyerek yaşlılıkla gelen değişimlere dikkat çekmiştir.

Yaşlılık dönemi, bir takım güzelliklerinin yanı sıra, beraberinde sıkıntılar ve meşakkatler de getirir. Bundan dolayı kimilerince kabullenilmesi oldukça zor bir dönemdir. Bu sebeple pek çok kişi bu dönemi içine kapanarak, toplumdan uzaklaşarak büyük bir karamsarlık içerisinde geçirir. Artık bir işe yaramadıklarını, insanlarına kendilerine işe yaramaz, düşkün, kocamış gözüyle baktıklarını düşünürler ve kendilerini yalnızlığa mahkum ederler. Kimileri de hastalanarak ve şikâyet ederek karşılar yaşlılığı. İster ki, herkes hep etrafında olsun, kendisiyle ilgilensin. Bu ilgi isteğinden dolayı ya hep hastadırlar ya da her an hastalanacaklardır. Yaşlılığı insan hayatı için doğal bir süreç olarak görenler için ise durum daha kolaydır. İyimser bir yaklaşımla yaşlılığı kabul edenler, hayatlarının bu son dönemlerini rahat ve huzurlu bir şekilde geçirirler.

Emeklilik insanın hayatındaki dönem noktalarında gizlidir. Bu aynı zaman da yukarda sorduğumuz yaşlılık ne zaman başlar sorusunun cevaplarından biridir. İnsanın sahip olduğu durumun ve gücün kaybı anlamına da gelir emeklilik. Çünkü insanlar emeklilikle beraber hem işlerini hem de sosyal çevrelerini kaybederler. Artık çevrelerinde ne sözlerini dinleyen ne de kendilerine ihtiyaç duyan birileri vardır. Daha önce görüşleri alınan, danışılan kimselerken şimdi ne arayanları ne de soranları vardır. İşte tüm bunlar beraberinde eksiklik ve yetersizlik duygusunu getirmekte ve hayata karşı onları daha dayanaksız kılmaktadır.

Yaşlılar bir yerde geçmişle beraber yaşarlar. Her yaşadıkları olayı geçmişle mukayese ederek anlamlandırmaya çalışırlar. Yeni olan her şey onları korkutur ve ürkütür. Bu sebeple geçmişlerine daha sıkı bir şekilde sarılırlar. Sürekleri anılarını yad eder ve geçmişe özlem duyarlar. Bu durum genç nesillerle aralarındaki mesafenin gitgide açılmasına ve onları anlamada ve iletişim kurmada zorluklar yaşamalarına sebep olur. Ne tam geçmişten kopabilmişler ne de günümüze ayak uydurabilmişlerdir.

Ömrün sonbaharında her gün bir yaprak düşer dalından. Çevrelerinde olanlar birer birer terk-i diyar ederler. Eşlerini, dostlarını, arkadaşlarını teker teker sonsuzluk diyarına yolcu ederken, içlerini bir boşluk sarar. Ne yapsalar dolduramazlar, nice yılları beraber geçirdikleri hayat arkadaşlarının, can yoldaşlarının ve dostlarının yerini.

Yaşlılık çağı kişinin ölüme en çok yaklaştığı dönemdir. Yaşlı kişi ölüm gerçeği üzerinde daha fazla düşünmeye başlar. Artık hayatın sınırlı olduğunu, ölümün kaçınılmaz olarak kendini beklediğini idrak eder. Ölüme yaklaşmanın şuurunda olan bir ihtiyarı rahatlatan tek şey, sağlam bir hayat felsefesidir. Ölümü bir son, bir yok oluş olarak gören yaşlı bir insanı teselli etmenin imkanı yoktur. Bu noktada mutlu bir ihtiyar ancak ölümü bir terhis tezkeresi, ebedi bir aleme giden bir yol olarak görendir.

Yaşlılık çağı kişinin fiziksel yapısında ve ruhsal dünyasında birer takım değişimlerle kendini gösterir. Saçlar ağarır, kırışıklıklar çoğalır, refleksler yavaşlar, bedenin bazı fonksiyonları azalır veya kaybolur, hafızada kayıplar başlar, kemikler zayıflar…

Yaşlılık çağı bir takım fizyolojik ve psikolojik hastalıklarında ortaya çıktığı bir dönemdir. Yaşlandıkları gerçeğini onlara en çok hatırlatan da bu hastalıklardır. Artık eski güçleri ve kuvvetleri kalmamıştır, hafızları zayıflamıştır. Geriye doğru seyreden vücut gelişimi beraberinde pek çok hastalığı da getirmiştir.

Mevlana, Mesnevi’de yaşlılığın belirtilerini şöyle sıralar:

Yaşlılıkta berbatlaşır, saçlar dökülür çıplak kalır

Bir zamanlar naz ve eda ile salınan

Mızrak gibi o dümdüz o boy pos

Kocalıkta bükülür iki büklüm olur

Yay gibi eğilir de iki kat olur

Lale renkli yüz yaşlılıkta safrana döner sararır

Parıl parıl parlayan o saç o baş

Aslan gibi güçlüyken tükenir takatsiz kalır.

İnsanoğlu, yaşlanıp, vücudu yıpransa da iç dünyasındaki ebedilik arzusu bakidir. Sevgili peygamberimiz bu gerçeği şöyle ifade eder:’’ insan ihtiyarlarsa bile, onun iki duygusu hep genç kalır: dünya sevgisi ile çok yaşama arzusu.’’

Ölümü, ebedi âleme açılan bir kapı ve ruhu huzur ve itminana ulaştıran vasıta olarak görenler dünyevi hırslarından kurtulur, ömürlerinin son demlerini ibadetle ve hayırlı amellerle doldurarak geçirir.

Yaşlılık dönemi iyi değerlendirilebilirse insan için iyi bir fırsat ve nimete dönüştürülebilir. Çünkü bu dönem gençliğin aksine hayatın muhasebesinin yapıldığı, yanlışların ve doğruların tüm açıklığıyla görüldüğü, olaylara daha geniş bir perspektiften bakıldığı kısaca artık hayatın sırrına vakıf olduğu dönemdir.

Ömürlerini güzelliklerle dolduranlar ve geri dönüp baktıklarında hayırla yad edilecek bir ömür bırakanlar kendilerini bekleyen yaşlılık yıllarını kalp huzuru ve sükunet içeresinde geçirirler. Dolayısıyla yaşlılık, bir semere devşirme, mükafat alma dönemidir. ’’Nasıl yaşarsınız öyle yaşlanırsınız.’’ Sözü, tatminkar bir ömür süren, ardında hayırlı eserler ve hizmetler bırakan kişinin yaşlılık dönemlerini daha rahat geçirdiklerini ifade etmektedir. Kaynak: DİB…

Bu Yazi 367 kez okundu
  UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Toplam (0) adet yorum eklenmiştir.
» FİTRE VERMEK 23 Mayıs 2019 Perşembe 14:59:24
» 2019 Yılı Çay Tarımı Başladı 15 Mayıs 2019 Çarşamba 00:08:26
» ORUÇTA SAHUR YEMEĞİ 07 Mayıs 2019 Salı 10:09:58
» Ehli Sünnetin Kurucusu İmamı Azam Ebu Hanife 25 Nisan 2019 Perşembe 00:21:58
» 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Vefatı 16 Nisan 2019 Salı 02:05:50
» Ermeni Meselesi Ve İngilizlerin Türkiye’de Sansürlediği Mektup! 10 Nisan 2019 Çarşamba 22:56:36
» SU STRESİ VE SU İSRAFI 04 Nisan 2019 Perşembe 00:17:13
» GEÇMİŞTE KENEVİRİN ANAVATANI RİZE’YDİ 27 Mart 2019 Çarşamba 14:57:00
» Türkiye’nin Enerjisine Enerji Katacak Olan Akkuyu Nükleer Santrali 25 Mart 2019 Pazartesi 19:40:43
» İLK MECLİS-İ MEBUSANIN AÇILIŞI 20 Mart 2019 Çarşamba 10:56:32
» ALKOL TÜKETMENİN ZARARLARI 14 Mart 2019 Perşembe 14:53:22
» ÜÇ AYLARIN BAŞLANGICI 04 Mart 2019 Pazartesi 13:17:01
» Rize’nin Bağımsızlığına Kavuştuğu 2 Mart 1918 Kutlu Olsun 01 Mart 2019 Cuma 19:21:07
» JANDARMA GÖREVDE GENÇLERİMİZ GÜVENDE 26 Şubat 2019 Salı 09:18:37
» EĞİTİMDE BAŞARISI BAKANLIK TARAFINDAN ONAYLANDI 25 Şubat 2019 Pazartesi 15:59:56
» ÇAY İŞLETMELERİNDE TOPLAM KALİTE YÖNETİM UYGULANABİLİRLİĞİ 22 Şubat 2019 Cuma 16:06:33
» DEVESA PROJELER ARD ARDA HİZMETE AÇILIYOR 18 Şubat 2019 Pazartesi 11:12:21
» VEFAT YILDÖNÜMÜN’DE ŞEYH ŞÂMİL’İ HATIRLAMAK 13 Şubat 2019 Çarşamba 20:31:17
» TÜRKİYE’DE ÇAYIN PAZARLANMASI 11 Şubat 2019 Pazartesi 12:09:38
» BAKÜ-TİFLİS-KARS-ERZURUM DEMİRYOLUNU KARADENİZ İLLERİNE BAĞLAYALIM 06 Şubat 2019 Çarşamba 12:44:24
» Kibirli Davranışlar İnsana Yakışmaz 06 Şubat 2019 Çarşamba 10:38:29
» RİZE VALİSİ SN. KEMAL ÇEBER’E MAŞALLAH 31 Ocak 2019 Perşembe 11:59:44
» TEKNOLOJİ YOKTU AMA İNSANLIK VE DUYARLILIK ÇOKTU 30 Ocak 2019 Çarşamba 12:38:04
» DEVLET-İ ALİYYE OSMANLI İMPARATORLUĞU ÜZERİNE 25 Ocak 2019 Cuma 09:34:51
» LÜTFEN OKUYUN, “RAHMET OKUTUN”! 22 Ocak 2019 Salı 21:38:43
» BASIN DOSTU ÇAYELİ BAKIR 15 Ocak 2019 Salı 15:26:43
» MUTLULUĞUN FORMÜLÜ 09 Ocak 2019 Çarşamba 16:06:29
» HEPİMİZİN HAYATINI KOLAYLAŞTIRAN PRATİK BİLGİLER 02 Ocak 2019 Çarşamba 14:38:58
» BİLİMSEL AÇIDAN, MARS, JÜPİTER, VENÜS 27 Aralık 2018 Perşembe 13:38:00
» UYUŞTURUCU İLE MÜCADELEDE BAŞARI HİKÂYELERİ UMUT VERİR! 20 Aralık 2018 Perşembe 11:47:48
GÜNÜN YAZARLARİ
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
 Vatanın Birliği İktidar Olmaktan Daha Önemlidir
MHP Rize İl Başkanı özel açıklamalar yaptı
 Rize Genç MÜSİAD ailesi iftarda buluştu
Rize Genç MÜSİAD üyeleri her ramazan geleneksel olarak düzenlediği iftar programı ile bu yıl da ailelerin katılımıyla bir araya geldi.
 TÜSİAD Toplantısına Damga Vuran 31 Mart Sözleri
TÜSİAD 2019 YİK toplantısında konuşan Başkan Tuncay Özilhan, "31 Mart seçimleri her şeyden önce ülkemiz için önemli bir demokrasi sınavı oldu. Bu sınavda kimin ne not aldığını ileride tarih yazacaktır" dedi.
 Ayasofya`yı Müslümanlar yaptı
SuperHaber röportaj editörü Hülya Okur, doktor, yazar, şair Senai Demirci ile manevi hayatın sosyal ve siyasal yaşamla kesiştiği noktaları, tarihten gelen tartışmaları, güncel gelişmeleri konuştu. Demirci İslam`a bakışı, hayatı anlayışı, siyaset alanından beklentileri, güncel gelişmelerin sosyal yaşamdaki etkilerine ilişkin çok önemli değerlendirmelerde bulundu. Bunlardan biri de Ayasofya ile ilgiliydi... Demirci, "Ayasofya`yı Müslümanlar yaptı" diyerek yeni bir tartışmanın da fitilini ateşledi.
FOTO GALERİ
İzlenme 3737
İzlenme 8391
İzlenme 6019
İzlenme 6789
VİDEO GALERİ
İzlenme 5856
İzlenme 6077
UZMAN GÖRÜŞÜ
Rizehaber.Org sadece internet üzerinden yayin yapmaktadir. Tüm Haklari Sakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Görsel Tasarım : Rizedeyiz.Com © 2008 | Yazılım : Rizedeyiz Bilgi İşlem - Pazar Gazetesi - 10 Mart Gazetesi