|
1 2 Sayfa: / 2 Toplam Mesaj : 41 ....................................................................................................................
TARİH : 2010-02-26 -- 14:48:21 tarihinde Muhammet Okur tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : rize Sitenizin yazılarını sürekli okuyorum. uzun yıllar yurt dışında kaldım. Özellikle bir bayan arkadaşın yazdığı yazı beni etkiledi.Gerçekte yurk dışında kalanların hayatını irdeliyor. Bilmiyorum bütün bunları yaşayarak mı yazdı. Yoksa gözlemleri mi var. Her ne olursa olsun. Yazısı çok güzel. Tebrik ediyorum
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2010-02-24 -- 00:23:44 tarihinde mustafa KORKMAZ tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : RİZE KALKANDERE iyi dere ikizdere kara yolu genışleme çalışmaları nedenıyle yollara dökulen dolgu malzemelerının tamamen çamur olduğunu bılıyoruz ama ne yazıkkı ne trabzon bolge karayollarından gelıpde ne olduğuna bakan var nede rıze kara yolları bakım şeflığinden gelen var ne yhazıkkı devletın vermış olduğu kara yolları ıhalesını hakkıyle denetleyecek bırılerının olduğunu duşunmuyorum ne olacak amaaaan sende devlet malı denız yemıyen ............bız vatandaş olarak bunları dıle getırsek bıle derdımızı kıme anlatacağizıhaleyı alan fırma amaan sende bır an once bıtıreyım en ucuz yoldan ne olursa olsun mantığıyla hareket edıyor sonun da olan yıne devlete olan yıne vatandaşa oluyor çunku bu paraların hepsı vatandaştan çikiyor bırılerıda ıstsdıği gıbı malı götürüyooooor daha ne dıyeyım
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2010-02-17 -- 21:33:38 tarihinde mustafa KORKMAZ tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : RİZE KALKANDERE Hüseyın hoca köyü asma köpru mevkııınde yapılan kara yolları nedenıyle atılan dınamıtlerden bolgedekı evlerın çatlaması sonucu vatandaş dılekce vermesıne rağmen yetkılılerın vatandaşi hıç kale almadıkları görulmektedır RİZE kara yolları bölge şeflığine gonderılen dosyaları her ne hıkmetse sürümcemeye almaları TRABZON bolge müdürlüğüne gondermemelerı anlaşilir gıbı deyıl vatandaş devletın memuruna guvenemezse kıme guvenecek goruluyorkı kurum ve kuruluşlar bolgede falıyet gosteren mutahhıtle iş bırlıği içerısınde çalışiyor nasıl olsa zavallı vatandaş hakkını arayamıyor onlarda ıstedıği gıbı bolgede çalışmalarına devam edıyor eeeeee ne dıyeyım anlayana sıvrı sınek saaaaz anlamayana davul zurna aaaaz
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2010-02-04 -- 10:44:44 tarihinde mustafa KORKMAZ tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : RİZE Kalkandere H.Hoca kö tum sendıka uyelerının almiş olduğu bır günlük iş bırakma kararininişcilerın yararına olduğu için deyıl sendıka yonetıcilerının kendılerının gündemde kalabılmelerı için almış oldukları bır karardır dıye düşünüyorum soruyorum hangı sendıka yonetıcısı ışciyle beraber o soğuk ve yağmerlu havada işciyle beraber eylemı devam ettırdı aksı halde sıcacik evınden eylemı surdürme çabası içerısındeler eyleme devam eden işciler bunu hiç kendılerıne sordumular acaba işciler kendı haklarını arayacak beylerde sıcak evlerınden işcilerın sırtından para kazanacak ne dıyeyım artık söylenecek çooook şey var ammaa biz işciler olarak olaylara çok dar çerçeveden bakıyoruz
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2010-02-03 -- 10:37:06 tarihinde mustafa KORKMAZ tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : RİZE Kalkandere H.Hoca ko çevre ve orman bakanlığının ÇED raporlarının formalıte olduğunu bıldığı halde neden İNCIRLIK HES ve ikizdere vadısınde kurulan santrallerın yapılmasına musade ettıler şidı vatandaş olarak her halde sorma hakkına sahıbıp olduğumu duşunuyorum ardeşen ve çayelı ılçelerıne yapilması pılanlanan santrallerın yapilmasını ıptal eden ler burda yapılan santrallerı ıptal edemzmıydı yoksa burdakı fırmaların daha guçlü olduğu içinmı iptal edemedıler herhalde ordakı fırmaların arkalarında dayıları yok ıdı ne dıyeyım burası turkıye ne edersen yerıdır
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2010-01-30 -- 21:32:05 tarihinde mustafa KORKMAZ tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : RİZE Kalkandere gerçekten trabzon bırokrasısını tebrık edıyorum rızenın bırokrasısı halen duşünmeye devam etsınler trabzon tunellerı yapilır bıter bızımkıler acaba tunellerı yapalımmı yapmıyalım dıye duşunu dursunler adamlar tunellerıda yapar duble yollarınıda yapar bızımkılerda gıder o yolları nasıl yaptılar dıye baka dursunlar nekadar ayıp ben bır vatandaş olarak o burakrısı makamındakıler gıbı olsam şimdıden o makamı bırakır iş yapacak bırılerının o koltuğu teslım edrım daha ne dıyeyım
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2010-01-21 -- 21:28:40 tarihinde mustafa KORKMAZ tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : RİZE KALKANDERE H.HOCA KÖ SAYIN çaykara kaymakamını en içten dıleklerımle kutluyorum sayın kaymakamım gıbı butun mulkı amırlerı gorevlerını yerıne getırseler ınanıyorumkı ulkede herşeyın yerlı yerıne oturacağindan hıç şuphem yok ama ne yazıkkı bır vurdum duymazlık almış başinı gıdıyor ben bır vatandaş olarak butun mulkı amırlerının sayın kaymakamım gıbı butun kurum ve kuruluşları denetlerleer nerde ne olduğunu gozlerıyle gorurler
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2010-01-19 -- 20:27:00 tarihinde muatafa KORKMAZ tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : rıze kalkandere h.hoca ko turkıye su meclısı yurutme kurulu toplandı ikizdereye geldı şindı bende bır vatandaş olarak kendı kendıme soruyorum acaba dıyorum şimdı ikizdereye gelen su meclısı uyelerı şimdıye kadar nerde idıler barajların başladığı zaman buraya gelmelerını engelleyen bırılerımı vardı neden zamanında mudahale edılmedı şişmdı soruyorum vatandaş olarak bu santrallerın suyunu başka bır yerdenmı getırecekler ne yazıkkı bızde adet boyledır butun işler yapılır bıttıkden sonra eleştırıler yapılır buraya gelen bu katılımcıların gelmelerı sadece bır gezıden ıbaret olduğunu duşunuyorum ne yazıkkı atı alan uskudarı geçtı bıle olan yıne vatan daşa olan yıne şarıl şarıl akan bızım o güzelım dereye oldu olan yıne yıne o güzelım balıklara oldu hepsı bır tarafa dursun zengın yıne malı gotursun burası turkıye çoooook yazııık vaaaallahı yazık
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2010-01-19 -- 06:45:21 tarihinde Prof.Dr.Ramazan ÖZEY tarafından gönderildi... WEB : www.ramazanozey.net/yazilar/yazidetay.asp?id=455 Ülke : Türkiye Şehir : Aydın " Anadolu Yarımadası Dünyanın kalesidir. Dünya Kalesini elinde bulunduran bir Millet, İç çembere hükmeder. İç çembere hükmeden bir millet ise, dış çembere hakim olur."
Merkezi Türk Hakimiyet Teorisi Prof. Dr. Ramazan Özey
Selamlar Tavsiye edilmektesiniz
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2010-01-13 -- 21:41:20 tarihinde mustafa KORKMAZ tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : rıze kalkandere ıncırlık hes prejesı çalışmaları nedenıyle tunelden çikan atık sularırı dereye akıtmaları deredeke balıkların olmelerıne neden oluyor bukadar sorunsuzca çalışmak olsa olsa sadece bızde olur tek bır yetkılının bıle gelıpde neolduğuna bakan bıle yok oysa 2872 sayılı kanunun 10 fıkrasında bu gıbı hallerde ne olacaği açikca belırlenmış ama burası turkıye ne edersen yerıdır amaaaaan sende ama bunu yapan bır vatandaş olsa yetkılıler hemen harekete geçerler ne dıyelım
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2009-12-31 -- 23:23:27 tarihinde SAYIN Kadir İpekoğlu'na tarafından gönderildi... WEB : http://rizehaber.org/yazi_detay.php?id=617&yaz Ülke : Türkiye Şehir : ALLAHuEKBER İSTANBUL'UN FETHİ ve ATATÜRK
Önce, Allah (c.c.)'ın Resulü Hz.Muhammed (s.a.v.)'in, elbette ki Allah (c.c.)'ın emri ve izniyle adaşı Mehmed, yani Fatih Sultan Mehmed'in dünyayı teşriflerini müjdeleyen Hadîs-i Şerîfi birlikte okuyalım: "Konstantiniyye mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden emîr ne güzel emîr; o asker ne güzel askerdir." Bu söz Allah (c.c.)'ın Hz.Muhammed (s.a.v.)'e söylettiği bir sözdür.
Yani Fatih ve askerleri için "Ne güzel" diyen aslında Cenab-ı Allah, bu sözü İslâm ümmeti ve bütün insanlığa duyuran da Allah''ın Resulü Hz.Muhammed''tir.
Peygamberimiz İstanbul''un fethinin getireceği şerefi böyle müjdeleyince İslâm devlet adamları, İslâm orduları yüzyıllar içerisinde İstanbul''u fethedebilmenin hayallerini kurmuş ve o güne kadar İstanbul''a 28 sefer düzenlemişlerdir.
Niçin?..
Tabii ki Allah''ın "Ne güzel komutan, ne güzel asker" övgüsüne muhatap olabilmek için.
Çünkü böyle bir nîmet, insanın daha bu âlemde iken cennetle müjdelenmesi gibi, yani Aşere-i Mübeşşere arasına katılması gibi bir nîmettir.
İşte tam burada Eyyup Sultan''ı hatırlamakta fayda var.
Allah (c.c.) şefaatine nail eylesin, Eyyup El Ensari İstanbul''un fethinin Fatih ve Türklere nasip olacağını müjdeleyen Hz.Muhammed (s.a.v.)in bayraktarı idi.
Akabe Biatı''nda Müslüman oldu.
Medine''de İslâm''ın yayılması için gece gündüz çalıştı.
Peygamberimiz Mekke''den Medine''ye geçince mescit ve kendisine ait ev yapılana kadar Eyyup Sultan''ın evinde kaldı.
Hz.Muhammed''in (s.a.v.) bütün savaşlarına katıldı ve bayraktarlığını yaptı.
Hz.Ali tarafından Medine valiliğine atandı.
İşte bu mübarek zât bile İstanbul''un fethi ile müjdelenen nîmete, Sultan Mehmed''in, Hz.Muhammed''in (s.a.v.) adaşı Mehmed ve askerlerine nasip olan nîmete kavuşabilmek için Muaviye''nin oğlu Yezid''in komutasındaki askerlerle birlikte İstanbul''u kuşatanlar arasına katıldı. O tarihte yaşının 90''larda olduğu söylenir. O, bu savaşta dizanteriden öldü. Vasiyeti üzerine İstanbul surlarının en yakınlarına gömüldü.
Fatih ve askerlerini surlarının dibinde, İstanbul toprağının altında beklemeye başladı. Ve 1453 yılı geldi. Fatih ve askerleri Kostantîniyye''yi İstanbul yaptı.
Hz.Muhammed''in (s.a.v.) adaşı Mehmed, Peygamberin Medine''de ev sahibi, bütün savaşlarda bayraktarı, Hz.Ali''nin Medîne valisi Eyyup El Ensari ile kucaklaştı. Ne mutlu Fatih ve silah arkadaşlarına. Ne mutlu Türk milletine. Peki, Allah (c.c.) ve Resulü''nün İstanbul''un fethi ile ilgili müjde ve vaatleri bir defaya mı mahsustur?
Yani Allah korusun ileride İstanbul Müslümanların elinden çıkıp ateistlerin, Hıristiyanların ,"İbrahim''i dinlerden" biri olan Yahudilerin eline geçse ve bir Müslüman komutan İstanbul''u işgalden kurtarsa Allah (c.c.) ondan râzı olmayacak, Hz.Muhammed (s.a.v.), Eyyup El Ensari ve Fatih Sultan Mehmed ile İstanbul fethedilirken şehit olanlar, İstanbul''u fethederek Allah''ın rızasını kazanan Türk askerleri, Ak Şemseddinler, Ulubatlı Hasanlar o komutan ve onun askerinden razı olmayacaklar, onlara şefaat etmeyecekler midir?
Böyle bir şey söz konusu olabilir mi?
Şimdi 1918''lere bir geri dönelim bakalım. 13 Kasım 1918''de İhtilaf Devletleri''nin savaş filoları geldi ve Fatih''in, Eyyub El Ensari''nin yattığı İstanbul''u işgale başladı.
Onları ellerinde haçlarla işte o "İbrahimi dinler"in Müslüman olmayan azınlıkları karşıladı.
"İstanbul tekrar Konstantinopolis oluyor" diye sevinçten ağlıyor, işgalcilere hasretle sarılıyorlardı. İşgalden üç ay sonra, 8 şubat 1919 günü Fransız generali Franse Desperey, Fatih''i taklit edercesine beyaz bir atın üzerinde İstanbul''a girdi.
O günkü rezâleti Cemal Kutay''ın satırlarından kısaca nakledelim:
"-Rumlar, Ermeniler ve hatta Yahudiler büyük bir şevk içinde nankörlüklerinin bin bir tecellisini vererek bu sahte kahramanı alkışlıyorlardı… Sadece alkış mı? Türk''e hakaret ediyorlardı.
Yahudiler içinde, eline aldığı yırtık Türk bayrağını gösterip, ''Sizler bunu artık gökyüzündeki kadar uzaktan seyredeceksiniz!.'' diyenler vardı."
İşgalciler karakolları bastı, askerlerimizi şehit, vekilleri sürgün etti.
Kızlarımızı, kadınlarımızı tacizden zevk almaya başladılar.
Yönetim ise en yetkili ağızlardan, "Tek kurtuluşumuz İngilizler" diyor, başka bir şey demiyordu. İşte Atatürk o İstanbul''dan şu sözleri söyleyerek Samsun''a doğru yola çıktı:
"- Geldikleri gibi gidecekler…"
Anadolu''yu dolaştı. Aç, açık ve ordusu terhis edilmiş Türk milletini "Ya istiklâl ya ölüm" diyerek şaha kaldırdı, müstevliyi denize döktü ve Türk milleti adına Atatürk''ün komutanlarından Refet Paşa 19 Ekim 1922''de İstanbul''a ayak bastı.
Evet, 29 Mayıs 1453''te İstanbul''u Hz.Muhammed (s.a.v.)''in adaşı Mehmed Han fethetmiş, 465 yıl sonra İstanbul''a Haçlılar yeniden girmiş, 1922''de İstanbul''u Haçlıların işgalinden Muhammed Mustafa''nın (s.a.v.) adaşı Mustafa Kemal ve tabii yine Türk milleti kurtarmıştı.
Siz ey Atatürk''ü sevmeyenler!
Hz.Muhammed (s.a.v.), Eyüp Sultan ve Fatih''in, Atatürk''ü sevmediğini mi sanıyorsunuz?
Hasan Demir - 29 Mayıs 2005 - www.YeniCagGazetesi.com.tr
yeni YIL saglik sevgi iman dolu olsun
Cenab-i ALLAHa emanetsiniz
ellerinize saglik basarilarinizin devamina duaciyiz
www.ORTADOGUgazetesi.net/makale.php?yid=&makale=Yahudi+K%FCrtl%FCkten+Nak%FEibendi+-+Halidi+%DEeyhli%F0ine+Barzaniler&id=1094
www.ileri2000.org/15/yagci15.htm
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2009-12-30 -- 17:12:41 tarihinde mustafa KORKMAZ tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : rize kalkandere rızeye kaçak 200 ton kuru çay kaçak olarak ulusoyun getırdığinı ıddda eden yetkılıler acaba neden bu çayın satılmasına goz yumdular şimdı de neden ınsan ları adeta kışkırtacak şekıldde bunu çikıpta anlatıyorlar vatandaş olarak sormak her halde hakkım olduğunu duşunuyorum ısteselerdı o çayın satılmasını engellıye bılırlerdı neden engelllemnemedı vaaaaaay bızım ulke ne hale geldı yaaaazzzzııııık
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2009-12-30 -- 03:26:52 tarihinde mustafa KORKMAZ tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : rıze rıze kalkandere hhk mevkııınde yapılan yol çalışmaları nedenıyle sorunsuzca atılan dınamıtler dden ınsanlar tedırrgın olmaktadır bolgede sallanmayan ev yok denecek kadar az ama gel gelelım bolgre ınsanının derdını kıme anlatacaği veya kendıne kımı muhatap alaca kışiyı bulması bıle zor bolgedde evlerın çatlaması sonucu vatandaş dılekce vermesıne rağmen kımsenın umurunda bıle deyıl hala ne gelen var nede gelıp bız kıme zarar verdık dıye bakan yok amaaan sende kımın umurundakı deyıp geçiştırıyorlarsızın anlıyacağınız olan yıne vatandaşa oluyor
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2009-12-23 -- 07:36:10 tarihinde serdar polat tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : rize saffet mete benim çok sevdim iyi bir arkadaşımdır yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez akli dengesi yerinde olmıdığı yönündeki haberler yanlıştır..
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2009-10-23 -- 12:47:59 tarihinde fatma çolak tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : Rize Acizane, çevremde gördüğüm insan davranışlarından bahsetmek istiyorum. İnsanlarla bir ara da olduğum ortamlarda bazan susarım –hatta mümkün olsa görünmez olmak isterim-sadece insanları gözlemlerim. Neyi ne şekil yapıyorlar, nasıl konuşuyorlar, davranışlarında ve konuşmaların da samimiyet var mı? varsa ne kadarı gerçek diye bakarım. Samimiyet , en zor ,hatta zordan öte taklit edilemeyen bir özelliktir. Samimi kişi; doğaldır, içtendir, sıcaktır, cana yakındır, yapmacık değildir. Mimikleri bile doğaldır. Ağzını burnunu eğmez konuşurken. Gözlerini muhatabından kaçırmaz, sevgiyle saygıyla karşısındakinin gözlerinin içine bakar .
Samimiyet her zaman var olması lazım olan çok çok önemli bir davranış biçimidir . Samimiyet din de de, dünya da da önemlidir, Peygamber(s.a.v)efendimiz buyuruyor ki; din bütünüyle samimiyettir. Kime karşı samimiyet diye sorulunca da; Allaha Kitabına, Rasulüne. imamlarına ve bütün müminlere cevabını vermiştir. (Buhari,Müslim)
Samimiyetin dışa vuruşuna içtenlik dedik ya; içte ki samimiyete de ihlas diyoruz.. Hocalar ihlasla yapılan ibadetin faziletlerini anlatır ya bizlere; hani derler ya; ibadetin özü; ihlasdır.ihlassız ibadet makbul değildir diye vaaz verirler ye .Allah kalbe ve niyete baktığı için içte ki samimiyette önemli. Demek ki dünya için de, ahıret için de samimiyet olmazsa olmazlardan. Nerden nereye geldim. Oysa ki:gözlemlediğim insan davranışlarını anlatacaktım.
Neyse konuya döneyim.
Dedim ya; ara sıra insanları uzaktan izlerim diye .Uzak derken görünen uzaklıktan söz etmiyorum ama. Demek istediğim yakınken oluşan uzaklık.
Öyle insanlar tanıdım ki; birkaç kişiliği aynı anda bünyelerin de barındırabiliyorlar. .Bir bakıyorum modern. Bir bakıyorum muhafazakar. Milliyetçi. Arada entel oluyor. Bazan da öyle bencilleşebiliyor ki; o haline, uygun bir davranış şekli uyduramıyorum..Böyle durumlarda kendi kendime diyorum ki: Sosyoloklar bunlardan birini incelemeye alsalar da böyle - ortaya karışık cinsinden olan - kişiler hakkında bir tez hazırlasalar.
Kimileri de arkasına sığındıkları diplomayla her şeyi halledebileceklerini sanıyorlar. Böyle, insanlıktan nasibini alamamış, üniversite diplomalı-hatta iki diplomalı- biriyle bir ara da bulunma şansızlığını-yada şans diyeyim çünkü ondan çok şey öğrendim. Hani Lokman hekim demiş ya; edebi edebsizlerden öğrendim diye.-yaşadım. Bir diplomanın insanı nasıl seviyesizleştirdiğini gördüm. Onun arkasına sığınarak kendine nasıl farklı roller biçebildiğine şahit oldum. Tabi böylelerine o zemini hazırlayan, ona öyle davranabileceği fikrini, bilerek ya da bilmeyerek verenlerin de o kişilerin davranış bozukluğu sergilemelerin de, sorumluluğu var diye düşünüyorum.
Bazı tipler de; sessiz, sakin, masum, süt dökmüş kedi görünümün de olurlar fakat, rahmetli babaanemin deyimiyle; bunların alacası içlerindedir, fırsatını buldukları an arslan kesilebiliyorlar.
Ah kimileri de var ki; ağızlarından Allah, Peygamber adını düşürmezler. Konuşurlarken sözlerinin arasına muhakkak bir iki ayet meali ya da hadis sıkıştırırlar. Bütün amaçları; dinleyenleri kutsal değerlerle etkilemektir.
Zenginliğin, sadece kasalarda ve banka hesaplarında sınırlı olduğunu sananlar ise gerçek zenginliğin bunlarla birlikte gönül zenginliğinde olduğunu bilmezler ve hep paradan kazançtan bahseder . Villalarından,her sene yaptıkları tadilatlardan, aldıkları araba lardan, camilere köprülere yaptıkları parasal yardımlardan konuşmaktan müthiş haz duyarlar. İsterler ki; malvarlığını ve onu nasıl kazandığını cümle alem bilsin ve ona ‘sen çok çalıştın bu yaşam standartını hak ettin desinler.
Bazıları da; özün de ve görünümün de iyi insandırlar. Her iki dünya için de çalışırlar.İbadetlerini aksatmazlar. Zekat verir, Hacca giderler. İnsanlarla iyi geçinmenin yollarını ararlar. Ama söz konusu iş hayatı -hele de kayıp söz konusuysa, rekabet varsa – olunca; birden o, sakin güleç insan gider, yerine sinir küpüne dönmüş biri gelir. Biraz önceki kişiyle o anda ki kişinin aynı insan olduğuna inanamazsın.
Devlet dairesin de memur olmayı başarmış ama -insan olmayı başaramamış- olanlar da var bu sıralamada. Yanlarına gidince yüzüne bakmadan konuşur, eliyle kapıyı gösterir de sanırsın işi başından aşkın. Oysa o sıra da msn de yazışıyordur. O’na göre; gelen vatandaş ne bilir internet i, msn yi. Devlet masasına oturabildiğine göre o çok önemli insandır?!.Tabii kendine göre.
Kimisi de hep şikayet halindedir. Her ne hikmetse (ona göre) hep ona yanlış yapılır, hakkı yenir, kimse onu anlamaz, o aslında herkese iyi davranır da karşılığında hep dışlanır. Düşünmez ki; bunun sebebi aslında kendisidir. Hep şikayet ediyorsa bir kişi, bu; başkalarının arkasından çok konuşuyor demek oluyor ki, böyle insanlar da pek sevilmezler arkadaşlar arasında.
Sağ gösterip sol vuranlar var ki; tehlikeli tipler. Nerde ne zaman ne yapacakları hiç belli olmaz böylelerinin.
Kendini çok akıllı sanıp, çaktırmadan karşısındakini ezmeye yada küçük düşürmeye çalışanlar da var. Görünür de güler yüzlüdür , şendir, çağdaş!? giyinir, tesettüre yağmurluk diyerek- aklınca- alay eder, herkesi sever görünür ama, aslında kendinden başkasını sevmez, sevemez. Bu kategoride ki insanların içi ayrı, dışı ayrıdır .
Yüzüne karşı dostmuş gibi davranır da, arkanı döner dönmez de aleyhine konuşur. Hatta seni saf görmüşse –veya sen bilerek saflığı oynar da anlamaz gibi görünürsen- arkanı dönmeni de beklemez; imalarla, kaş göz işaretiyle seninle alay eder, yanında, gözünün içine baka baka. Anlarsın da onunla o olmamak için, anlamaz görünürsün ve Mevlana’nın sözünü tekrar edersin içinden ‘nice insanlar gördüm üstünde elbise yok, nice elbiseler gördüm için de insan yok.
Peygamber(S.A.V)Efendimiz böylelere münafık demiştir. Ammar bin Yasir Hz.Peygamberin(s.a) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir.
‘Kimin dünya da iki yüzü varsa ,kıyamet günün de o kimse için ateşten iki dil olur.’
Tevbe suresinde Allah(c.c): Münafık erkekler ve münafık kadınlar da birbirlerinin parçalarıdırlar. (hepsi birbirine benzer) Onlar kötülüğü emrederler, iyilikten vazgeçirmeye çalışırlar. Onlar avuçlarını yumarlar. (cimridirler) Onlar Allah’ı unutmuşlardır. Allah da onları unuttu. Hiç şüphesiz münafıklar fasıkların ta kendileridirler. Diye buyurmuştur.
Cenab’ı Hak bizi böyle olmaktan ve böyle insanlardan korusun.(amin)
Peki bu dünya da yada çevremde hiç mi samimiyetine güvendiğim, ihlasına inandığım insan yok? Olmaz mı? Çok şükür sayıları da az denilemeyecek kadar çok. Allah nasip ederse diğer yazım da da onları anlatırım. İnşallah.
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2009-09-18 -- 03:32:23 tarihinde mustafa korkmaz tarafından gönderildi... WEB : http://hhk53.tr.gg Ülke : Türkiye Şehir : rize rize ikizdere vadısıne yapilan hes prejesınde hangı sıvıl toplum orgutlerının goruşu alındı ve yahutta vatandaşa hıç bir şey sorulmuşmu vatandaşin malını adeta gasp edercesıne hıç bır blgı verılmeden sınsıce kamulaştırılıp projelerını hayata geçirmeye devam ettıler vatandaş haklı olarak soruyor devlet vatandaşin hakkını korumaklamı yukumludur yoksa zavallı vatandaşin malını zengınlere peş keş çekmekmıdır dıye vatandaş kendı kendıne sorar hale geldı vatandaşin ne yapması lazim bunu yetkılı mercılere nasıl anlatmali anlatsada derdını dınleyen olmadığınçok ıyı bılıyor bu prejenın kıme ne fayda sağlayacağida bellı deyıl olan yıne garıban vatandaşa oluyor zengın yıne malı goturuyor
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2009-07-18 -- 14:10:51 tarihinde Slow Karadeniz FM tarafından gönderildi... WEB : http://www.rize053.tr.gg Ülke : Türkiye Şehir : rize 01.01.2007 yılında yayın hayatına başlayan mangani fm 15.06.2009 yılında kendi adını degışerek slow karadeniz fm olarak 24 saat online yayına geçmıştır. slow karadeniz fm karadeniz müziğinin güçlü sesi. bu yeni sese başta rize karadeniz ve karadeniz müziğini sever insanlar umut ediyoruz ki kulak verip dinleyeceklerdır. umarım bu mesazımız sizler tarafınızdan yayınlanır ve tüm karadeniz müzik sever insanlara sesimizi duyururuz. saygılarımla
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2009-07-05 -- 01:11:26 tarihinde metin karaca tarafından gönderildi... WEB : http://www.birtat.com.tr Ülke : Türkiye Şehir : rize. çok güzel site olmuş. tebrikler
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2009-06-30 -- 11:07:18 tarihinde feguner tarafından gönderildi... WEB : http://www.dagdibimahallesi.com Ülke : Türkiye Şehir : İstanbul 28 Haziran 2009 tarihinde İstanbul'da düzenlenen Rize Gecesi iele ilgil resimlerei www.dagdibimahallesi.com adresinde bulabilrisiniz.
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2009-05-26 -- 13:17:03 tarihinde haluk yılancı tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : rize Yalçın Topçu Kimdir?
1957 Ardahan doğumluyum. Dedelerimiz Ahıska’dan 93 muhaciri olarak Ardahan’a gelmişler. Ardahan`da Hallekın Mahallesi`ne yerleşmişler. Rus işgali sırasında o büyük dedelerimizden Rüstem, Halit ve Mevlüt isimli dedelerimiz, -üç kardeş bunlar- ciddi mücadeleler vermişler. Babamın dedesi olan Mevlüt dedemiz o civarda Şehr-i Mevlüt diye anılır. Rüstem dedem ise Zaloğlu Rüstem diye bilinir. Diğer Halit dedemiz de pehlivanmış. Sonuçta bizimkilerin bir kısmı Osmanlıya, bir kısmı Tokat Zile’ye, bir kısmı Kırşehir Mucur`a, Gürcistan taraflarına gelmişler.
Rahmetli babamla Hacettepe`ye yerleştiğimizde ben 3-4 yaşındaymışım. Şimdi Başkan’ın kabrinin bulunduğu Taceddin Dergahı`nın bulunduğu yere yerleşmişiz.
Birinci sınıfı şimdi yıkılmış olan Dumlupınar İlköğretim Okulu`nda okudum. Daha sonra Mitatpaşa İlkokulu`na devam ettim. Ortaokulu Atıf Bey Ortaokulu`nda bitirdim. Bu arada Tacettin Dergahı`nın karşısındaki bir evde oturduk.
1969 yılında Abidinpaşa’ya yerleştik. Abidinpaşa, bir dönem sağ sol çatışmalarının en yoğun yaşandığı ve kurtarılmış yer olarak anılır. Ünlüdür. Hani Kurtuluş Savaşı`nda kurtarılmış memleketler nasıl anılıyorsa Abidinpaşa`da öyle ünlüdür.
Biz 16 -17 yaşındaki çocuklardık. Kendimizi ülkücü olarak tanımlıyoruz. Bayrak diyoruz, devlet diyoruz; Siyasal Bilgiler Fakültesi`nin o meşhur tipleriyle boğuşuyoruz. Abdullah Öcalan`larla gecekonduda tartışıyoruz. Abdullah Öcalan’ın Siyasal`da okuduğu dönemler. Onlar bizi devrimci yapmaya çalışıyor; biz onları ülkücü yapmaya çalışıyoruz. Devletin gözü önünde liseli çocuklarla Siyasal`dakiler çatışırlardı. Abidinpaşa o yüzden o dönemki mücadeleleri ile çok ünlüdür.
Bu süre içinde Abidinpaşa Lisesi`ni bitirdim. Ortatepe’nin başkanlığını yaptım. Daha sonra Eskişehir Eğitim Enstitüsü matematik bölümünü kazandım. Orada disiplin kurulu başkanlığı ve yurt başkanlığı yaptım. 12 Eylül öncesi öğretmenlik yapıyordum; sonra bu memuriyetimize son verildi. 3.5 ay kadar öğretmenlik yaptım. Uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Üst düzey yöneticilikler yaptım. Mali koordinatörlükler, muhasebe müdürlükleri, personel müdürlükleri yaptım.
1986’da rahmetli Özal döneminde bizim haklarımız iade edildi; ama bir şartla iade ettiler. O şartta; ortaöğretim ve lisede hak iddia etmeyeceksin, ilköğretim öğretmenliğini istersen atanacaksın.
Şereflikoçhisar`ın Kederli Köyü`ne matematik öğretmeni olarak tayinimi istedim. İçimizde bir ukde kaldığı için inatla istedim. Orada 3.5 ay öğretmenlik yaptım. O günkü yönetimle geçinemedik. Sonuçta ideolojik yapınız da arkanızdan geliyor. Geçinemedik.
Bu arada Türkiye’nin çok önemli mühendislik müşavirlik firmalarından birisi rahmetli babamın çalıştığı yer olması hasebiyle bize o kısmı devretmek istedi. Biz de o firmanın ortaklığını üstlenerek 4 mühendis arkadaşla birlikte tekrar özel sektöre döndük. Ne zamana kadar? Genel Başkan`ın MÇP’ye girdiği zamana kadar. Tam hatırlamıyorum, 1989-1990 dönemleriydi. MÇP, İDP, Millet Partisi ittifakı dönemleriydi. Onun öncesinde Genel Başkan evlendikten sonra Milliyetçi Hareket Partisi`ne genel sekreter yardımcısı olarak girdi. Bize de ilçelerde, bulunduğunuz yerlerde "partiye yardım edin" dediler. Zaten o güne kadar dışardan yardımcı oluyorduk; ama Genel Başkan`ın bu emriyle, -kendisi Sivas’tan milletvekili adayı olmuştu- orda işte Sivas`ta hizmet ettik, çalıştık, çıkmasına katkılarda bulunduk.
1992 yılında ayrıldık. Ondan bir sene bir buçuk sene evvel MHP Mamak ikinci başkanı oldum. Genel Başkan -Abidinpaşa`da bizim rahmetli Üzeyir Bayraklı var. Almanya’da PKK tarafından şehit edildi. O`nun kardeşi Ulu Bayraklı’nın evinde- bizzat bize "bu işin aktifinde olun" diye talimat verdi. İşte o zaman aktif olarak girdik siyasete yaptım. 1992’deki ayrılık sonrası Genel başkan bana Milli Mutabakat`ın Ankara koordinatörlüğünü verdi. 7-8 ay sürdü. 1992 Ağustosu`nda ayrıldık ve BBP`yi 1993 Ocak`ında kurduk. Bu süre içinde Ankara`daki bilgilendirme toplantılarının organizasyonunu ben yaptım.
Parti kurulduktan sonra Genel Başkan`ın kendi emri ve direktifi ile parti kurucular kuruluna, -99 kişinin arasına- seçildim. Genel Başkan benden Ankara İl Başkanlığı`nı yürütmemi istedi. Bende 1993’te Ankara İl Teşkilatı`nı kurdum. 1995`in ilk yarısına kadar, yaklaşık 2,5 sene Ankara İl Başkanlığı yaptım. O kurultayda Genel Başkan bizatihi kendisi büroma gelerek divana girmemi, partiye girmemi istedi. 1995`te Anavatan Partisi ile ittifak yapmıştık. O zaman bende milletvekili adayı idim.
Parti`nin o zamanki divan şekli bugünkünden farklıydı. Genel sekreter yardımcısı olarak 1.5 yıla yakın görev yaptım. Yine Genel Başkan`ın emriyle, o dönem Başbakanlık Basın Halkla İlişkiler Basın Müşaviri olarak Başbakanlık`ta göreve başladım. 96’nın aralığı idi işte. Başbakanlık`ta basın halkla ilişkiler müşavirliğinin yanı sıra aşağı yukarı her hükümetin bakanıyla; -örneğin Hasan Gemici Bey`le sosyal riski azaltma projesi altında mali analistlik yaptım- çalıştım. Çünkü Başbakanlık`ta muhasebe belgesi olan vatandaş ben çıktım. O zaman Sosyal Yardımlaşma formundaydım. Sayın Bakan bizi uygun görmüş. Bize böyle bir görev verdi. Biz de "başüstüne efendim" dedik. Devlete, millet hizmet için nerede ne olursa yaparız dedik. Orada çok da iyi hizmet verdik. Örneğin bugünkü Sosyal Yardımlaşma Vakfı`nın genel müdürlük olmasıyla ilgili o kanun metninin hazırlanmasında, sosyal riski azaltma projesindeki süt ismi "lıkır lıkır" bizim o ekibimizin buluşudur.
Daha sonra Metin Gürler devlet bakanı iken onun danışmanlığını yaptım. Başbakanlığa bağlı Mevzatı Geliştirme Genel Müdürlüğü var. Resmi gazetede yayınlanacak kanunların tashihinin yapıldığı, gözden geçirildiği yerdir. Oraya geçtim. 1.5 yıl müsahirlik yaptım. Başbakanlık Basım Evi, resmi gazetelerin çıktığı yer. İşletme müdürlüğü oranın tasfiye edilmesiyle ilgili bir proje düşünmüş. Orada da bir muhasebeciye ihtiyaç duyulduğunda beni Başbakanlık Basım Evi İşletme Müdürlüğü`ne işletme müdür yardımcısı olarak tayin ettiler. Allah’a hamdolsun orada da çok güzel hizmetler yaptık. Orada işletme müdürülüğündeki arkadaşımız da şu an bir bakanlıkta müsteşar yardımcısı.
Cumhuriyet tarihinde resmi gazete, abonelerine dürülüp bükülüp gönderilirdi. Biz "niye bu böyle oluyor" dedik ve kafa kafaya verdik. Bize -hiç unutmam- "efendim burada daha evel fizibilite çalışmaları yapıldı; şu kadar trilyon tuttu ve vazgeçildi" dediler. Ama biz oradaki üç atölye şefi arkadaşımızın arkasında durarak, organize sanayide yaptırğımız 400-450 liralık bir demir parçasıyla bu olayı çözdük. Şu anda resmi gazete, tıpkı bürokrasinin önüne gittiği gibi kesilip, biçilip, dikişlenerek gidiyor. Bunu biz başardık. Orada yaklaşık 3 yıl çalıştım.
1997’deki 22 Temmuz seçimlerinde Genel Başkanımız bağımsız aday oldu. Biz bu süre içerisinde genel başkanla 2-3 bin km yol yaptık. Parti`nin kurucularından biriydim ve Genel Başkan`ın sevgisine -Allah’a şükür- mazhar olmuş diğer kardeşlerimden biriydim. Genel Başkan, "Evet, baba ocağını sana teslim edeceğiz" dedi. Şarkışla, Altınyayla Geverek üçgenini bize emanet etti. Yaklaşık 50 gün, o üçgende çalıştık. Allah’a hamdolsun Genel Başkanımızı bilindiği gibi orada bağımsız olarak seçtik, getirdik. Meclise girdi.
İlk yapılan kongreyle partiye dönme gereği hasıl olunca bizden emekli olmamızı istedi. O`nun emrini yerine getirerek emekli oldum. Şahsen bana genel sekreterlik verebileceğini de hiç düşünmüyordum. Bizim tüzüğümüze göre genel sekreterlik seçimle oluyor. Kendisi bizzat beni aday gösterdi. Arkadaşlarımız da uygun gördüler. O günkü ilk kongrede genel sekreterliği aldım. Yine bu 9 Kasım`da yaptığımız kurultayda da kendileri beni genel sekreterliğe aday gösterdi. Kendisiyle 22 temmuz 1997’den şehadetine kadar beraber görev yaptık. Bu süreç içerisinde bizim kendilerinin önünü koydumuz sosyal içerikli projelere inandılar ve güvendiler. İşte bu GÖR’dür, Büyük Aile’dir, mecliste verilen kanun tasarılarıdır. Ben, birkaç arkadaşımızla birlikte toplumun beklentilerine cevap veren, -üniversiteden herhangi nedenlerle okuldan uzaklaştırılanların okuma haklarının tekrar verilmesi noktasında o meşhur, piyasada öğrenci affı diye bilinen, "sonuçta dağdaki adamı affetmiyorsun, okumak istiyorum" diyen bir insana okuma hakkı kazandırılması ile ilgili yapılan kanun, 657’ye 4c nin özlük haklarıyla ilgili düzenlemeler, uzman çavuşlar, trafik polisleri, öğretmenler, bunlarla ilgili çok ciddi meclis çalışmaları oldu. Onları bu 9 Kasım`da bir kitap haline getirdik.
25 Mart’ı da zaten tüm Türk-İslam aleminde, büyük Türk milletiyle, camia olarak hep birlikte yaşadık... Şehadetiyle birlikte arkadaşlarımız O`nun siyasi emaneti olan bu hareketi kurultaya götürme görevini bana verdiler. Onun çalışmalarını yaptık, bitirdik.
24 Mayıs’ta Atatürk Spor Salonu’nda -inşallah- yine kurultayın tüm sürecinin genel başkanımızın ruhaniyetinin kapsayacağı, O`nun söylediği sözlerin, O`nun ülke ve millet için düşündüklerinin yer alacağı ve herkesin gerçekten kaçırmaması gereken bir kurultay olacak. Görselliğiyle, sunumuyla burada da bir prosedür yerine getirilecek. O kurultayda hareketimizi taşıyacak kadrolar belirlenecek. Bu noktada -benim hep söylediğim- hareketi milletle buluşturacak, Genel Başkanımızın misyonuna, hareketin misyonuna ters düşmeyecek, Genel Başkan`ın 40 yıllık dava süreci içinde Genel Başkan`la teması olmuş olan, backroundu olan, fikri olan, milli duracak ama milliliği ile millete ters gelmeyecek, maneviyata önem verecek ama bu maneviyat ile milletin amelini, imanını ölçmeyecek, demokrat olacak ama bu milletin tekliğine, devletin birliğine, vatanın bölünmez bütünlüğüne helal getirmeyecek, bizi milletle buluşturacak birisi... Bunu kurullar bulacak. Ben bu kurulların çalışmasına zemin hazırladım. Genel Başkan`ın zamanında okul arkadaşları, eski MYK üyelerimiz, eski divan üyelerimiz, Alperen ocaklarımız, Avrupa-Türk Birliği Federasyonumuz, Selçuklu Vakfımız, Yüksek İstişare Kurulumuz gibi... Parti hukukuyla bu hukuku eşitledim, alışılagelmişin dışına çıktım. Sonuçta ne yapılabilirdi? Parti burada. Partinin kurulları var ama bu olağanüstü durumu ve bu şehadeti milat kabul ederek çekirdeğimizin derlenip toparlanmasına bir vesile olması amacıyla da camiamızın mahşer-i vicdanına da bu vesile ile biri fırsat verdim. Çok şükür....
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2009-04-30 -- 21:20:27 tarihinde rize , Mangani FM tarafından gönderildi... WEB : http://www.radyomangani.com Ülke : Türkiye Şehir : rize Selemun aleyküm rize mangani fm yayın kuruluş radyosu olarak rizemizin özlemlerini hasretlerini gurbetteki rizeli hemşerilerimize. Gurbetteki rizeli hemşerılerımızın özlemlerını hasretlerı rizemize gerek canlı yayınlarımızla gerekse müzik listesinden karadeniz saati müzikleriyle taşımaya devam ediyoruz. Eger sesimizi başta rizemize karadenizimize vb gurbetteki rizeli hemşerılerımıze duyurabılıyorsak ne mutlu bizlere. Sizleride kutluyoruz ne güzel yazılarla resimlerle tanıtımlarınızla rizemızın güncel haberını gerek rizemize karadenizimize gurbetteki hemşerılerımıze taşıyorsunuz. Habercilik hayatınıza başarılar dinlerım. Saygılar sunarım
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2009-04-24 -- 16:27:36 tarihinde Yavuzselim Taşçıoğlu tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : rize Rize Lisesi İle ilgili haberde rıca ediyorum.iSminin üstünde durulmuş.Bizim orda toplanma amacımız okulumuzun 7 AY ÖNCE BİTECEK OLMASINA RAGMEN HALA KABA İNŞAAT HALİNDE OLMASIDIR.Lütfen bunlarıda ekleyin.Teşekkür ediyorum...
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2009-03-27 -- 11:30:03 tarihinde Fehmi GÜNER tarafından gönderildi... WEB : http://www.dagdibimahallesi.com Ülke : Türkiye Şehir : İstanbul www.dagdibimahallesi.com ailesi olarak,Rize'de demokratik bir seçim yaşanmasını diliyoruz.Pazar günü çıkacak sonucun Rize'mize ve bölgemize hayırlı olmasını diliyoruz.Ayrıca,seçilecek başkanın,ilçeleri yok saymasını istemiyoruz.Rize ve ileçelerinin enerjilerini birleştirerek oluşturacakları yeni bir sinerji ile Rize hak ettiği yere gelecektir.Rize'yi ve Rizeliyi çok seviyoruz
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2009-03-08 -- 00:21:40 tarihinde Fehmi GÜNER tarafından gönderildi... WEB : http://www.dagdibimahallesi.com Ülke : Türkiye Şehir : İstanbul www.dagdibimahallesi.com ailesi olarak kandilinizi kutlarız.
...........................................................................................................................................................
TARİH : 2009-02-20 -- 17:56:55 tarihinde bayramgüder tarafından gönderildi... WEB : http:// Ülke : Türkiye Şehir : malatya malatyadan rizeye saygılar sevgiler rize ve rizespor sempati duyduğum bir şehir ve takım ç.rizesporun kötü günler geçirmesine en az bir rizeli kadar üzülüyorum ama bu yarın oyancağız malatyaspor rize spor maçında böyle bir bir durumda karşılaşmak istemezdim ama türkiyenin iki güzide kulübü çok kötü günler yaşıyor rizespor ve malatyaspor haketmediği yerdeler ve konumdalar ama yarınki maçta malatyasporun galip gelmekten başka çaresi yok bu maçta ç.rizespora şans tanımıyorum ama önümüzdeki süreçte malatyaspor ve ç.rizespor ilk altıya gireceğine inanıyorumsaygılarımla.
...........................................................................................................................................................
|